Madenci kenti Zonguldak'ta 127 bin 732 aktif sigortalı çalışırken, emekli sayısı 153 bin 305. Emekli sayısının çalışan sayısından 25 bin 573 kişi fazla olduğu kentte göç de hızla artıyor.
Zonguldak ekonomisini ayakta tutan en önemli kuruluş olarak değerlendirilen Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda (TTK) emekliliği gelen işçilerin kurumdan ayrılması ve yerine yeni işçi alınmaması ile birlikte emekli sayısı çalışan sayısını geçti. 1990’da 35 bin işçinin çalıştığı kurumda şimdi 8 bin 396 işçi çalışıyor. Şuanda kentte 91 bin 791 SSK, 23 bin 131 emekli sandığı ve 12 bin 810 Bağ-Kur olmak üzere toplam 127 bin 732 aktif sigortalı bulunurken, 128 bin 392 SSK, 13 bin 53 Bağ-Kur ve 11 bin 860 emekli sandığı toplam 153 bin 305 emekli yer alıyor. Emekli sayısı çalışan sayısından 25 bin 573 kişi daha fazla.
TTK ile birlikte özel maden şirketleri ve termik santrallerin de faaliyet gösterdiği madenci kentinde işsizliğin artmasına bağlı olarak göç de artıyor. 2010’da 619 bin 703, 2011’de 612 bin 406, 2012’de 606 bin 527, 2013’de 601 bin 567, 2014’de 598 bin 796, 2015’de 595 bin 907 olan Zonguldak nüfusu son 6 yılda 23 bin 796 kişi azaldı.
FiLYOS PROJESi UMUT
Göçün her yıl arttığı, nüfusun azaldığı Zonguldak’ta halkın tek umudu Filyos projesi. Çaycuma ilçesi’ne bağlı Filyos Beldesi’nde Endüstri Bölgesi ilan edilen 8 milyon hektarlık alanı kapsayan Filyos projesinin ilk ayağı olan Filyos Limanı’nın ihalesinin yapılması bölge halkını umutlandırdı. Proje kapsamında tersaneler, demir çelik fabrikaları, enerji santrallari, liman, çimento ve mobilya fabrikaları gibi tesislerin kurulması öngörülüyor, yaklaşık 20 bin kişiye istihdam sağlanması planlanıyor.
Genel Maden işçileri Sendikası Genel Başkanı Ahmet Demirci, bir zamanların emekçi kenti olan Zonguldak’ın emekli kentine dönüştüğünü söyledi. Maden ocaklarından her ay onlarca, yüzlerce kişinin emekli olduğunu, yerlerine ise yeni işçi alınmadığını ifade eden Demirci şöyle konuştu:
“En son kurumda işçi sayısı 8 bin 396 idi. Bu ayki emekli olacaklarla beraber yıl sonuna kadar 8 binlerin altına düşer. Yeraltında çalışan işçi arkadaşlarımız zor şartlarda çalıştıkları için günü geldiğinde emekli oluyorlar. Zonguldak daha önce emeğin başkenti, emekçi kentiydi. Ama bu gidişle emeklinin başkenti oldu. Bu konuda herkesin elini taşın altına değil de gövdesini koyup Zonguldak için çok iyi çalışmaları lazım.”
Kentin sorunlarının büyük olduğunu belirten Demirci, “Bizim yolumuz, okulumuz,, stadımız yok. Yıllardır hayali kurulan Filyos projesinde bir sonuç yok. Projenin bir ayağı olan liman için önümüzdeki aylarda temel atılacak deniliyor, inşallah atılır. TTK’nın 14 bin norm kadrosu var. 6 bine yakın işçi açığı var. Üretimi artıralım, hazırlıklarımızı yapalım. Filyos Projesi, yollarımız yapılsın, buralara fabrikalar kurulsun ve çocuklarımız dışarıya göç etmesin. Çocuklarımız mağdur olmasın” dedi.
--spoiler--
Yetmişli yıllarla ilgili bir film veya dizi çekilecek olsa sadece klima ve çanak antenlerin görüntüye girmemesine dikkat edilerek pek zahmetsiz bir film platosu olabilir. .
2 yıl boyunca Alaplı ilçesinde (bkz: azaplı) ömrümü çürüttüğüm il. Karadenizin batısında yer alır. insanları tamamen öğrenci düşmanı ve Nemrut olurlar Afedersiniz.
Doğduğum çocukluğumun geçtiği güzel şehir her yerden insan gelmiştir zonguldağa hepsinin kültürü birbirine karışmıştır hepsi sonuçta zonguldaklı olmuştur kimse kimsenin hayatına yaşayış tarzına karışmaz burda insanlar bir arada nasıl yaşanacağını çok iyi bilir kalabalık değildir az çok insanlar birbirini tanır birinin sıkıntısı olsa herkes elinden geleni yapar eğer hem büyük şehirdeki kalabalık içindeki yalnızlıktan bıktıysanız hem de kendinizi sürekli tanıdık insanların çevrenin baskısı altında hissetmek istemiyorsanız gidilecek yer orasıdır kışı gri geçer belki binaları yolları hala eskidir ama yazını görseniz o yeşiliyle mavisiyle aşık eder kendine .
Şehir merkezi koskoca bir köydür.Merkeze girdiğinizde bok kokusu anında ciğerlerinize nüfuz eder.Kendi memleketim diye söylemiyorum Ereğli Zonguldak'a bin basar.
67 il varken herkes bilirdi, son il olmasından kelli.
kömürün ağırsanayinin de bir ağırlığı vardı o zamanlar.
zamanında yüzbinlerin yolllara düşüp, emperyalizmin gıyabında bizzat özal'a attığı çizik, müthiş acı veren muhteşem direniş, büyük yürüyüşü gerçekleştirdi.
akabinde il derhal kara listeye alınmıştır. kömürünün karası, kaderinin karası oldu.
bu meydan okuma cezasız kalmadı. önce önderleri semsi denizer öldürüldü. şimdi de şehir yavaş yavaş öldürülmekte.
çocukluğumda, herkesin ekmeğinin peşine düşüp başka bir yerden göçle veya tayinle geldiği bu il, artık yurdun heryerine göç veriyor işsizlikten. emeğin başkentinde intikamlarını soğuk yiyerek alıyorlar. kömürün karası şehrin de alın yazısı oldu.
doğduğum biricik şehrim. kömürün kokusunu, denizin dalgasını, kozlunun sahilini özledim. cumartesi kısa da olsa tekrar orada olacağım. gel cumartesi gel biran önce.
Ulan ne romantik insanlarsınız be.. Cidden üstte yazarın dediği gibi dışı seni içi beni. Karabüğe giderken yol üstünde mi gördünüz de bu kadar çok beğendiniz.
Tamamiyle ömür törpüsüdür. Merkezi 1 caddeden fazlası değildir. Her bina en az 50-60 seneliktir. Yeni yapılan evlerde de öğrenciye kitleyelim diye 1 odadır. Dış mimari 0 dır. Üniversite merkezden 2-3 km uzaktır. Tüm zonguldak hafta sonunu avm de geçirir. 1 tane var zaten aq ora da tıklım tıklım. Kozlu sahil vardır ki gördüğüm en boktan sahildir. Merkezden ereğli ilçesine gidenler doğudan batıya gelmiş gibi olur. Siz siz olun eş dost tanıdık varsa tercihlere bu lanet şehri yazdırmayın.
Ek: havası o kadar boktandır ki kışın nefes alamazsınız kömür kokusundan. iklimi ise sürekli yağışlıdır. Yağmursuz gün pek nadirdir. Yağmur romantizmi olanlar tercih edebilir.
il ve ilçe merkezlerinde kesin hayır oyu çıkmıştır, minimum 5 puan farkla. lakin köy sandıkları ile beraber ancak 50.5 hayır'la geçebilmiştir referandum sınavından.