bir cihan imparatorluğunun çöküşüne Türkiye Cumhuriyetinin de kuruluşuna tanıklık eden Atatürk ün fikirlerimin babası diyerek nitelediği türk milliyetçiliğini , türkçülüğü sistemleştiren aynı zamanda turancı kişilik. Diyarbakır da doğmuş olması kürt olduğu anlamına gelmez böyle bir detayı bile oportünist bir biçimde kullanma acziyeti içinde olanlar Ziya Gökalp in fikirlerini çekemeyip haset edenlerdir. Gerici ve faşist diye yaftaladıkları insan bu kara cahil kitleden bin misli daha aydın ve yurtsever bir şahsiyettir.
ziya gökalp, türk kültürünün ulusal nitelikler kazanması gerekliliği üzerinde önemle duran ve bu konuda özgün deneme ve araştırmalarıyla konuya yeni bir boyut getiren çağdaş düşünürlerimizdendir. çağdaş düşüncelerden yararlanarak toplumumuza ulusçuluk bilinci'ni aşılamış, toplumsal sorunlara bilimsel yöntemlerle çözüm yolları aramış, siyasal alanda da ulusal devlet kavramının ve olgusunun yerleşmesine büyük katkıda bulunmuştur.
Ziya Gökalp büyük bir düşünce adamıdır. Büyük düşünce adamları, toplumu etkiler. Fakat yeni ve karmaşık bir düşünce ürettikleri için de daima yanlış anlaşılma ve basmakalıp bir değerlendirme ile basite indirgeme tehlikesine maruz kalırlar. Toplum, büyük düşünce adamlarına ihtiyaç duyduğu dönemde onların ruhundan, tutkusundan ve kişisel özelliklerinden etkilenir. Ama sonradan gelenler o ruhu anlama ihtiyacını yeteri kadar duymadan, tasavvur dünyasında o tutkuyu kendileri de yaşamadan ve fikirlerin ayrıntılarına yeteri kadar dikkat etmeden o büyük düşünce adamına yaklaşırsa basmakalıp övgüler, anlamsız saldırılar ortalığı kaplar ya da o büyük düşünce adamı görmezden gelinir. Düşüncenin verimliliği, onun kişisel bir çeşni olmaktan kurtulmasıyla ve başka zihinlerle eleştirel işbirliği kurmasıyla mümkündür. Düşünceleri kendi köşelerinde kalmaktan kurtaracak bir düşünce geleneğine, eleştirel işbirliğine ihtiyaç vardır. Ziya Gökalp, kendi zamanında bunu yapmıştır. Bizim de onun fikirlerini birer müze eseri gibi saklamak yerine, o fikirlerle düşünmemiz ve gerektiğinde yeni fikirlere doğru ilerlememiz gerekiyor.
Şahsına yönelik öenmsediğim bazı isimlerin ciddi eleştirileri bulunsa dahi içinde bulunduğu şartlar içerisinde oldukça tutarlı bir ideoloji geliştirdiğini düşündüğüm düşün adamı.
' Ziya Gökalp'in ölümü, bütün Türk âlemi için acı veren bir kayıptır'
Gazi Mustafa Kemal (Reisicumhur)
' Büyük âlimin kaybı, memleketin uğradığı bir felakettir'
ismet Paşa (Başvekil)
' Ziya Bey'in bir radyum olan beyni söndüğünden beri vatandaki ilimde karanlık vardır'
Yahya Kemal (Beyatlı)
'Türkiye'nin Cumhuriyet olarak kuruluşu, Gökalp'in, çoktandır yaydığı Ulusal Türk Devleti düşüncesinin zaferidir. Ziya Gökalp'e sahip olmak, Türkler için bir talih eseridir.'
Prof. Dr. Halil inalcık
ziya gökalp hakkında söyle bir rivayet vardır; diyarbakırda dogmuş kürt asıllı bir yazardır kürtçülügü savunmuştur hep bir gün bi kaza geçirmiş ve uyanınca ilk sözü ben türküm olmuştur ogünden bugüne türkçülügün en büyük araştırıcısı olmuştur.
sözde ırkçılığa karşı olduklarını söyleyip ziya gökalp'ı ırkçılık ile suçlayanlar acaba kendi dinlerini övüp diğer dinleri küçük görenlerin karşılaştırma dahi yapılamayacağını söyleyen yobazların inatla gerçekleri çarpıtarak sövdükleri değerli kişidir ziya gökalp.
eğer ki dincilik kavramının içi başka anlamla doldurulmuş olmasaydı muhtemel anlamı ırkçılık gibi olurdu. kendi dinini üstün diğerlerini küçük görene söylenirdi.
ama elbette başka kavramlar vardır böyle yapanlar için. (ırkçılık = ırk fanatizmi)
(bkz: fanatizm)
(bkz: din fanatizmi)
yazılar ilgini çekerse oku allah'ın izni ile ülkeyi yöneten ikinci abdülhamit zamanında neler olmuş sonrasında ise nasıl bir utanç abidesi dikilmiş ülkeye oku öğren.
ittihat ve terrakki yönetimi ilk kez hükümeti 1912'de kurmuştur. ondan önce aldığı yüksek oy oranına rağmen direk olarak hükümet kurmamıştır. önce oku öğren.
"osmanlı'yı 33 yıl kadar hayatta tutan ise allah'ın izni" cümlesine hitaben;
33 yıldan sonra allah izin vermedi herhalde yönetmesine ya da allah ittihat ve terraki'ye izin vermiştir ne dersin?
"özetle, hristiyanlık gibi tahrif edilmiş bir din ile allah'ın kanunları mukayese şartlarını bile sağlamaz. işte bundandır ki; mukayese etmek cahilce, bilgisizcedir."
inanç meselesinde sorun bu zaten herkes kendisininkini doğru sanıyor kimse karşı tarafınki ile karşılaştırmaya girmiyor dolayısıyla din fanatizmi doğuyor. karşılaştırma yapmak bilgisilikten değil ikisini de araştırmış olmaktan gelir. senin için allah'ın kuralları olan din bir başkası için sadece bir kağıt parçasıdır ve senin kutsalın olduğu için saygı duyuyordur ama senin hristiyanlığa saygın da ortada.
din fanatikleri ırk fanatizmine karşı. yine de tebrik etmek lazım en azından birinde doğru yolda.
kimilerince ittihat ve terakki olmasaymış osmanlı çökmezmiş.
ziya gökalp' te ittihatçı olduğundan mütevellit bu çembere dahil olmuş!
osmanlı' nın çöküşü zaten muhakkaktı. ittihat ve terakki' yi getiren de o zamanda kadar yaşananlardı. tıpkı 1. dünya savaşı sonrası yaşananların almanya'yı değiştirme süreci gibi. teşbihte hata olmaz, hitler' le kıyaslamıyorum ittihatçıları. ama bi süreci tutup bi partiye indirgerseniz de adama gülerler.
mason olduğu doğrudur. ozamanarda masonların gerçekten iyi şeyler yaptıkları gibi.
batı hayranlığı konusuna gelince; ülkesinin geri kaldığının farkında ve daha ileri gitmesini istiyo, bi çıkış arıyo.
kim örnek alınabilir? batı. ama ekliyo; biz onlardan iyi şeyleri elbette alıcaz ama kendi kültürümüzü kaybetmiycez.
adamı okumadan yorum yapmayın bari ayıptır.
(bkz: türkçülüğün esasları)
sayfalarca saçmalayanların hala osmanlının ittihat ve terrakki'den sonra yıkıldığını düşünenlerin anlayamayacağı kadar büyük adamdır ziya gökalp.
osmanlı yaptığı denge politikaları tuttuğu için 20. yüzyıla kadar yaşamıştır. ingiltere, osmanlı'dan vazgeçtikten sonra yıkılmıştır(19. yy'nin ikinci yarısından sonra). lenin bolşevik devrimini yaptıktan sonra çarlık rusya'sının arşivine göre açıkladıkları arasında çar ile britanya kralının 1905 'te polonya'da osmanlı'nın paylaşımını nasıl yaptıklarını ortaya koymuştur. bu toplantı ilk değil son paylaşım toplantısıdır. osmanlı yıkılmakta geç kalan devlettir ki bu ülke de bir takım yobaz ve eşkiyaların devlete baş kaldırdığı için kahraman olmasında rol oynamıştır.
abdülhamit'i öven adı duyulmuş bir iki tane yazar var ise ve onlar istisna olmak üzere,
o dönemin tüm yazarları ittihat ve terreki zihniyetinde ise demek ki ittihat ve terrakki zaten haklıdır.
tarihte utanılacak vaka olmaz, olan olmuştur utanmak fayda sağlamaz.
konunun özünden çıkarak, saçmalayarak bir kişinin hakkında kanaate varılmaz zira apaçık bir şey vardır ki,
o da ziya gökalp'e saldıranların tamamı atatürk'e saldırmaktan daha kolay olduğu için saldırırlar.
ekleme: osmanlı şeriat ile yönetilen ülkeydi dersen azınlıklar isyan etmekte haklı çıkarlar.
zira bugün çıkıp beni salt hristiyanlığın din kuralları ile yönetmeye kalksalar benim yapacağım gibi.
ana düşüncesi kendi geçmişimizi, kültürümüzü unutmadan uygarlık seviyesine yakalamak olan düşüncenin sahibi olan kişidir.
daha millet kelimesinin anlamını bilmeyen insanlar tutmuşlar tarih hakkında atıp tutuyorlar.
millet: . çoğunlukla aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, duygu, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğu, ulus http://tdkterim.gov.tr/bt...kelime=millet&ayn=tam
padişahım çok yaşa cümlesi gariplerine gitmez milletim çok yaşa ise gariplerine gider bu tarz yobazların. meclis kapatan ikinci abdülhamit'i överken kendilerinden geçer en ufak tartışma da ise demograasi derler.
batılı kaynaklar değil canım dönemin türk yazarlarının tamamı o dönemi anlatırken baskı dönemi diye anlatırlar.
hiç bir ırkı hakir gördüğüne dair kanıt bulunmayan adam.
kendi kitabını okumadan sağdan soldan yobazlardan duyup atatürk'e laf edemiyoruz bari fikir babasına laf atıp rahatlayalım diyen insanların hakkında atıp tuttukça daha da değerlenen adam.
padişahım çok yaşa yerine milletim çok yaşa dediği için okul hayatı biten saygı değer üstat.
kendisini islâm ümmetinden, batı medeniyetinden ve türk milleti'nden saymış kimse.
türkçülük'ten ziyade günümüz ülkücülüğüne daha yakındır bu durumuyla. haa! günümüz ülkücülerini görse arkasına bile bakmadan ortamdan uzaklaşır mıydı yoksa "yaslı gittim şen geldim" mi derdi? orasını bilemem.
necip fazıl gibi arapçı bir adamın dışlamasıyla alçalmamış büyük üstad. çünkü nfk nın ziya gökalp gibi bir üstad olması için kırk fırın ekmek yemesi gerekli.
necip fazıl sahte kahramanlar isimli kitabında şöyle bir anısını anlatır :
''bundan kırk küsur yıl önce , abdülhak hamid'in evinde bir hanımefendi ile tanıştım. bu hanımefendi , ömrü avrupa'da geçmiş , ne ziya gökalp'i tanıyan ne türkiye'yi ve türk edebiyatını bilen züppe , avrupalılaşmış bir kimse... kimsenin , kastla ne lehinde ne aleyhinde olabilir. ben abdülhak hamid'e ziya gökalp'in dinsizliğinden bahsederken birden doğruldu ve şunları söyledi :
'' - istanbul'a gelişlerimden birinde hastalandım ve fransız hastahanesine yattım . bitişiğimdeki odadan garip sesler geliyordu. kim olduğunu , bu sesleri çıkaran hastanın kim ve ne olduğunu sordum . meşhur ziya gökalp dediler mebusmuş , profesörmüş ismini bile yeni duyuyordum . öldüğü gece başını duvarlara çarparak sabaha kadar allah'a en galiz kelimelerle sövdü. o kadar fena oldum ki , bu hal karşısında odamdan çıkıp başka bir yere sığındım. öğrendiğime göre allah'a inanmazmış...hem allah'a inanma , hem ona söv ! duyulmamış , görülmemiş şey ! ''
türkoğlu türktür. çepni türk'üdür hatta.
babası diyarbakır'da görev yapan bir devlet memuru idi. o yüzden orada doğdu. kürtlerden böyle bir fikir babası çıkması imkansız olduğu gibi kürt kelimesini hakaret olarak algılamış ve kendine kürt diyenlere sövmüştür.
milli edebiyatın kurucularındandır.
türkçülük fikrini savunur.
hece ölçüsüyle didaktik şiirler yazar.
ulusçu, türkçü şair, düşünür ve bilim adamıdır.
türkçe'nin sadeleşmesi için mücadele verir.
milliyetçilik ve türkçülük fikrini yaymak için edebiyatı araç oalarak görür.