49 yıllık kısa hayatında verdiği eserleri ve fikirleri ile bir meşela gibi bize ışık tutan, bize yol gösteren, atatürk'ün fikir babası, büyük fikir adamı, filozof ve ideolog, aydın bir türk. tanrının rahmeti üzerine olsun.
ulusçuluk bilincinin aşılanmasına katkısı bulunmuş çağdaş türk düşünürlerindendir. milli devlet, milli kültür ve milli ekonomi ilkesini savunmuş türkiye'de yerleşmesi için uğraşmıştır.
Türklük hem mefkurem hemde kanımdır.
Üstümden atamam çünki kürk değil.
Türklük hadimine türk değil diyen,
soyca türk olsa da piçtir türk değil.
....
Ziya Gökalp'in dilime pelesenk olmuş bir şiiri.
türkçülüğün ve turancılığın ilk safhasının oğuz birliğinden geçtiğini söyleyen atatürkün ''fikir babası''ve büyük türk milliyetçisidir.
Bugün kültürce birleşmesi kolay olan Türkler, özellikle Oğuz Türkleri yani Türkmenlerdir. Türkiye gibi, Azerbaycan, iran, Harezm ülkelerinin Türkmenleri de Oğuz uyruğundandır. Bundan dolayı, Türkçülükteki yakın idealimiz Oğuz Birliği yahut, Türkmen Birliği olmalıdır. Bu birlikten amaç nedir? Siyasi bir birlik mi? Şimdilik, hayır! Gelecek hakkında bugünden bir yargıya varamayız. Fakat bu günkü idealimiz Oğuzların yalnız kültürce birleşmesidir.
milliyetçiliğin vatan olmanın ne demek olduğunu türkçülüğün esasları ve türkleşmek, islamlaşmak, muasırlaşmakta anlatmıştır. onu okumak bugün ki türkiye'ye iyi gelecek olandır. gerekli yerlerde okutulmalıdır. ama nerde? okutulur mu?
(bkz: burası türkiye)
tanzimat döneminden beri dağınık bir şekilde süregelen milliyetçilik fikirlerini bir programa bağlayıp sistemleştiren, edebi yönünden çok düşünür kimliğiyle öne çıkan fikir adamı. ona göre edebiyat bir amaç değil araçtır. ümmetçilikten milliyetçilik anlayışına geçişi, yeni düzenin nasıl olması gerektiğini "yeni hayat" adlı eserinde anlatır. yeni kurulan türk devletinin onun fikirlerinden esintiler taşıdığı söylenebilir.
kendisi bizzat hemşerim dir, amma ve lakin diyarbakır ve çevre illerde sevilmeyen bir şahsiyettir, okadar sevilmezki 1 buçuk milyonluk diyarbakırda bir tane ziya ismine rastlanmaz, hatta okadar sevilmezki adı ziya olanlara selam bile verilmez.
Toplumbilimci, Türk milliyetciliğinin babalarından sayılan vatansever bir insan. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Atatürk kendisi için ''fikirlerimin babası'' sıfatını kullanmıştır.
yetiştirdiğimiz en önemli aydınlardan biridir. türkçülüğün fikir babası olarak tanınır. kürt kökenli olduğu iddiaları ise tamamen uydurmadır. (bu iddiayı ingiliz yanlısı ali kemal ortaya atmıştır.) hatta kendisine kürt diyen düşmanlarına, malta'da yazdığı bir şiiriyle cevap vermiştir:
...
"türklük hem mefkûrem hem kanımdır
sırtımdan alınmazki kürk değil
türk hâdimine -türk değil- diyen,
soyca türk olsa da p*çtir, türk değil! "
şiirinin son dörtlüğü böyledir. ziya gökalp'in başka bir özelliği de hars (kültür) milliyetçisi olmasıdır. ırkî milliyetçiliği reddeder. ulus devletini savunur, ancak bir topluluğu millet yapan unsurların başında kültürün ve dilin geldiğini söyler. bu da zaten cumhuriyetin temel kuruluş felsefesidir.
daha sonraki dönemlerde ziya gökalp'in kürt olduğu yalanı tutmayınca, -necip fazıl gibi- bazı dinci yobazlar, ortaya daha da komik bir iddia atmışlardır. bu da ziya gökalp'in başını duvarlara vura vura intihar ettiği iddiasıdır. toplumun dini hassasiyetini kullanarak, bu tür büyük milliyetçi bir aydının toplum tarafından sevilmesini önlemek için bu tarz iftiralar atmışlardır. ziya gökalp'in bu şekilde öldüğü doğru değildir. kendisi hastane yatağında huzur içinde ruhunu teslim etmiştir. ancak bu tür iddiaları dillendirenlerin nasıl ölecekleri(!) ise hâlâ merak konusudur.
bırakın osmanlıyı, tarih boyunca pek çok ırktan pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış ve halen bu mirası paylaşan insanların yaşadığı günümüz türkiye'sinde bile ırkçı düşünce hepimiz için dile getirilebilecek en son söylem olmalıdır bence. son bir saattir okuduğum tüm entrylerde hemen tüm yazarların şaşmaz bir şekilde türk milliyetçiliğini övdüğü ziya gökalp; pek az bir yergi ile karşılaşmış olsa da çoğunlukla beğenilere mazhar olmaktadır. sanırım tarihe mal olmuş bir şahsiyet olarak hakkıdır tüm bu övgüler. ancak dün osmanlı bugün ise türkiye için milliyetçilik fikirlerinin nelere mal olduğu ve olacağını düşündükçe neden daha objektif ve olabildiğince yansız bir analize ihtiyacımız olduğu gerçeği daha iyi anlaşılacaktır sanırım. düşünelim; dün nasıl ki bir imparatorluk için türkçülük esaslı bir yapıştırıcı etken olamadıysa bugünün türkiyesi için de, aksine varlığı ile kürtçülüğü beslemekten öte işe yaramayan bir ayrıştırıcı etken olarak hala karşımızda durmaktadır. öyle ki beslediği kürtçülük bir yana yazarın var olan ek özellikleri nedeniyle de doğal sahiplenmenin veya yadsımanın bir sonucu olarak türk-islam ayrışmasına da hizmet etmektedir aynı zamanda. bu durumun; kimilerince belirli bazı yazarların manuple edilmesiyle yükselen ırkçılık üzerinden, kimilerince etnik ve sosyo-ekonomik yapımızın tarihsel süreçlere verdiği doğal bir cevap ile yada daha başka pek çok kontrol edilebilir veya edilemeyebilir etken dolayısıyla giderek bir bölünme sürecine yol açacağı muhakkaktır. ek olarak idealleri olan bir örgüt (ayırt etmeksizin insanların iyiliği için çalışan bir örgüt neden gizli olur? biri bana bunu açıklamalı.) ve aynı zamanda imparatorluk dışından maddi manevi desteklenen bir partiye de üye olduğu bilinen bir insan ne kadar özgür fikirli olabilir ki? osmanlı da olduğu üzere, fikir adamları ve sanatçıları özgür olmayan bir ülkenin bağımsız olabileceğine inanmıyorum ben. tıpkı özgür olmayan sanatçıların, bilim adamlarının ve yazarların da büyük olmadığı gerçeği gibi.