zincir

    20.
  1. istanbul'a taşınalı 6 sene oldu. Olmuş. Vay be. Memleketim dediğim yerde bile ikamet sürem aralıksız 6.5 sene. Yakında, istanbulluyum, diyebileceğim. Yanı sıra, Kadıköy'ün eski tadı yok, da eklenebilir. Bence. Çünkü konar göçerliğim çocukluğumdan, kanımdan, sonra mesleğimden. Peki güzel kardeşim Zincir ne alaka? Hemen anlatayım güzel kardeşim.

    Kadife Sokak'a ilk girişimi de, bu Zincir denen raklı metalli bara ilk gidişimi de dün gibi anımsıyorum. Çok sarhoştum ve ayılmam için bu mekana oturtuldum. Sokağa yüksek sandalye ve masa koymuşlar, oturup eğleniyorlar. Vay aq. E müzik? E barlar sokağı kendisi müzik. Eh, pek ala.

    Takip eden yıllarda ziyadesiyle tek başıma ama büyük kalabalıklarla da bu bara gittim. Üç kez beni davet ettilerse üç yüz kez ben gittim. Kolundan kimi tuttuysam buraya getirdim. Sözlükteki gençlerden orta yaşlı abilerime kadar kim denk geldiyse. Öyle bir konfor buldum kendime. Üstelik de tutucu biriyim. Yeni yerler keşfedip oralarda rahat hissedebilmem hiç fark edilmese de çok uzun sürer.

    Olağanüstü kaliteli, muhteşem içkilerin servis edildiği, çalışanların nezakette birbiriyle yarıştığı bir yer değil. Hatta, orta kattan inişten itibaren sidik kokar, alt kat deprem paranoyaklarına kalp krizi geçirtir, birine teşekkür etseniz küfür etmişsiniz gibi yüzünüze bakar. Fakat yazın içerisi hep hep püfür püfürdür:ohyes: bu yüzden yaz sıcaklarından buraya kaçabilirsiniz. Benim zaten ara ara sevdiğim bir şarkının çalması ve uygun fiyata bira içebilmek dışında bir kaygım olmadığından uzun uzun zaman geçirdim burada.

    Hiç rahatsız edilmedim. O kadar çok tek başıma gittim ki inanılmaz, yapayalnız biri olduğumdan değil, müsait zamanlarım normal insanlara denk gelmediğinden. Barda oturdum, kitap okudum, müzik dinledim, buuu bir şey var bilardo gibi, turnuvalar falan, onları izledim. Hiçkimse rahatsız etmedi beni. Lan o kadar mı tipsizim :/ Neyse.

    Uzun süredir gitmiyorum gerçi, hayatım oraya uzak bir yola kıvrıldı. Yine aynı devam ediyordur ama. Bazı raklı abiler, güzel kızlar, cumartesi akşam gümbür gümbür başlayıp sabaha karşı kıyasla sakinleşen müzikler...

    Birkaç aylık rock&rolla maceram haricinde sadece buraya gittiğim için mekanlarda geçen güzel anlarımın % 90'ı buradan.

    En alt katta Küçük Prens okuyup şarkılar yazışım, şiirler okuyuşum, barda oturup boşluğa bakarak var oluşumu sorgulayışım, kucaklanıp o daracık yerde havalara uçuruluşum...

    Uzatmayı seviyorum ama kısa keseyim, raklı metalli müzik seviyor ve hayattan, insanlardan çok da bir şey beklemiyor, kendi eğlencenizi yanınızda getiriyorsanız illa ki gitmeniz gereken bir yer. Yaz akşamları kapı önünde yer bulup da oturabilirseniz gelen geçene bakarak sabahı bulabilirsiniz. Vallahi çok özledik. Gidemeyiz ama olsun.
    3 ...
  2. 6.
  3. kadife sokak'taki bar, kadıköy'de, 4'e kadar açık kalan yegane mekandır. diğerleri 1'de hemencecik kapanır. amma velakin, "john lennon'a ingiltere'de 'miserable happy shit' diyorlar" şeklinde zırvalayan keltoş dj'e katlanabilmek oldukça zordur. onun yerine, "ayda 3 milyar kazanıyorum," diye sallayan barmene takılıp daha keyifli zamanlar geçirmenizi tavsiye ederim.
    1 ...
  4. 21.
  5. "Artık bilmediğin, gelip geçmediğin, hiç görmediğin bir yerdeyim; sensiz.

    Artık bakmadığın, beni duymadığın, ıssız sormadığın bir yerdeyim; sensiz.

    Umudum yok
    Umudum yok
    Umut riya, gerçek zaman
    Peşimde koşturan teselli yok, telafi yok.

    Hayat rüya, her şey yalan
    Yaklaşınca zaman;
    Dayanabilir mi sence sonlara?
    Yenebilir mi onları?
    Bozabilir mi kahpe yazıyı?

    Kalbim, kalbim

    Tutunabilir mi sence tanrıya?
    Geçebilir mi bu acı?
    Kırabilir mi bu kahrı zinciri?

    Kalbim, kalbim."
    cem adrian

    https://open.spotify.com/...si=YDQ0EBegQqSa45D93JFuhQ
    1 ...
  6. 14.
  7. hayvanların özgürlüğünü alan kenetlenmiş demir topluluğu.
    1 ...
  8. 9.
  9. saat dörde kadar zaman geçirmeye kalkıştıgınızda, olası polis kontrollerine ve zaman kaybına tahhamül etmeye çalışırken sinir krizi geçirmeniz, kimliğinizi polisten alıp size ulaştıran kahraman garsonun adınızı öğrenip bi daha ki serviste isminizle ve senli benli hitap etmesiyle dumur-u azam olmanız, gecenin sonlarına doğru, tv'de dönen kliptekiyle, kendini bi bok zanneden saat iki sonrası vardiyasındaki salak dj'in çaldıklarının, farklı şarkılar oldugunu anlamanız ve senkron sorununu gördüğünüzde kıçınızla gülüp eğlenmeniz muhtemel olan bar.. eleman eski müşteriyi kaçırmamak için basıyor iron madien kliplerini, fonda pump it, millet coşuyor.. * her daim süper mekan.. *
    1 ...
  10. 7.
  11. gücü, en zayıf halkası kadar olan alet.
    1 ...
  12. 15.
  13. şimdiki eylemcilerin kendilerini bir yere bağlamak için kullandıkları metal eşya.
    0 ...
  14. 12.
  15. an itibari ile birasını havasını tadmak istediğim, bardır.
    0 ...
  16. 16.
  17. " bir vakitler o zincirlere vurulmuş insanın
    iç dünyası hep zincir şakırtılarıyla dolu. " *
    0 ...
  18. 13.
  19. yekpareliği en zayıf halkasının direnci kırılasıya kadardır.
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük