hislerine engel olamayan ve şeytanın pençesine düşmüş, aradığı görücüyü bulamamış avratsız kalmış ve kendine güveni olmadığı için kerhaneyi tercih etmek zorunda kalmış insandır.
öncelikle muta'nın kökü şu ayetin son cümlesinden gelmektedir. diğerleri de gelişen diğer olaylarla ilgili.
bakara 236 : Nikahtan sonra henüz dokunmadan veya onlar için belli bir mehir tayin etmeden kadınları boşarsanız bunda size mehir zorunluğu yoktur. Bu durumda onlara müt'a (hediye cinsinden bir şeyler) verin. Zengin olan durumuna göre, fakir de durumuna göre vermelidir. Münasip bir " müt'a " vermek iyiler için bir borçtur.
nisa 24 : Elinizin altında bulunan câriyeler müstesna, evli kadınlar da size haram kılındı; Allah’ın size emri budur. Bunlardan başkasını, iffetli yaşamak ve zina etmemek kaydıyla, mallarınızla (mehir ile) istemeniz size helâl kılındı. Onlarla karı-koca ilişkisi yaşamanıza karşılık kararlaştırılmış olan mehirlerini verin. Mehir kesiminden sonra karşılıklı anlaşmanızda size günah yoktur. Şüphesiz Allah ilim ve hikmet sahibidir.
nisa 25 : içinizden, imanlı hür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimse, ellerinizin altında bulunan imanlı genç kızlarınız (sayılan) cariyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı daha iyi bilmektedir. Hep aynı köktensiniz (insanlık bakımından aranızda fark yoktur). Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost da tutmamaları şartı ve sahiplerinin izni ile onları (cariyeleri) nikahlayıp alın, mehirlerini de normal miktarda verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınların cezasının yarısı (uygulanır). Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.
ahzab 50 : Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin hanımlarını, Allah'ın sana ganimet olarak verdiği ve elinin altında bulunan cariyeleri, amcanın, halanın, dayının ve teyzenin seninle beraber göç eden kızlarını sana helal kıldık. Bir de Peygamber kendisiyle evlenmek istediği takdirde, kendisini peygambere hibe eden mümin kadını, diğer müminlere değil, sırf sana mahsus olmak üzere (helal kıldık). Kuşkusuz biz, hanımları ve ellerinin altında bulunan cariyeleri hakkında müminlere neyi farz kıldığımızı biliriz. (Bu hususta ne yapmaları lazım geldiğini onlara açıkladık) ki, sana bir zorluk olmasın. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.
yapıyorlar zaten, mehirlerini veriyorlar cariye ediniyorlar, yine mehir verip bir cinsel ilişki geçecek süre şartı ile sunulmuş muta nikahını yapıyorlar. ama allahın hikmeti nasıl bir şeyse artık evli insanların başka insanlarla sevişmesini "zina" kabul ediyor ama parası verilip bekarken gerçekleştirilen şeyleri allahın nimeti olarak sunuyor. bunlar uydurma şeyler değil bizzat kuranda geçen şeyler. dolayısıyla ortalıkta bekaret arayan ve bunu yalnızca kadınlarda arayan bu saplantılı ahlak bekçileri, kendi kitaplarında olanlardan haberleri yok. niye ? neden sadece arapça okutuyorlar sanıyorsunuz ?