" elalem ne der" sözüyle tanışmamış çocuktur.
" ya şurada zil dururken ben böyle bağırıyorum ama şimdi biri görse ne düşünür acaba" sorusunu sormaz kendisine.
bu sebepledir ki büyüklerine nazaran hayattan daha çok zevk alır bu çocuk. aslında birçoğumuzun yerinde olmak istediği çocuktur, idolümüzdür.
doğrusunu yapmaktadır, zira eve su içmeye gidince annesi, "çok geç oldu eve geliyorsun doğru banyoya" diye çocuğu eve sokmaya çalışır, 90 nesili bunu en çok yaşayan nesildir kanımca.
Cocukken cogumuz yaptik sanirim bu sinir bozan seyi. Hatta susayinca annemize camdan su attirdik bakkala gideceksek mandala tutturulmus para attirdik bu isteklerimizi de zile basip degil anne diye mahalleyi inleterek soyledik ama her veletin elinde cep telefonu oldugu su gunlerde hala yapiliyor olmasi insani sinir etmiyor degil. Cankayada bari yapmayin lan ananiz babaniz iphone alsin goruntulu konusun bu yaz gunlerinde bize pencere kapattirmayin o bet sesinizle.
zilin icadından haberi olmayan çocuk.
çık canlılıktan dolayı olsa gerek, her şey bir anda olsun bitsin.
diğer türlü zile basacaksın zil tek seferde çalışacak anne o zilin 2. sefer çalmasını bekleyecekde olaylaar olaylaaar.
her gün okuldan geldikten sonra karşı apartmanın önüne gelip "gurbet teyzeee" diye bağıran çocuk kadar unutulmaz değildir. bir kere de annesi ortaya çıkmış ve o da gelip oğlu gibi gurbet teyzeyi çağırmıştı. ne varsa gurbet teyzede.
ama yine de candır. en asil duyguların insanıdır. bakınız bağırsın. yerim onu ben.
psikoloji bunu da açıklamıştır efendim.
şöyle ki: çocuk zile bastığı zaman direk annesiyle iletisime geçemio ancak çocuk aneeee aneee diye bağırırken sözde iletisime geçmiş oluyo ki sözde bi iletişim başlamış oluyo. bu yüzden sen ben o biz siz onlar küçükken zile basmayız.
kısa yolu deneyen çocuktur. zile basılacakta, kapı açılacakta, eve girilecekte...
zile basar, annenin cama çıkmasını sağlar, lafını söyler ve oyununa devam eder.
kafasını asfalta sürtüp, kollarını ve bacaklarını ibretlik olsun diye caddenin giriş ve çıkışlarına asıp, tek şaplakla kafasını kopartıp, ses tellerini benzinle yakma isteği uyandıran çocuktur.
ölü gibi dersten çıkıp işkence gibi yol bittikten sonra eve gelinir. evde yemek olmadığından iki lokma öğrenci işi atıştırılır ve tam kafa yastığa konduğu anda bu zırıltı başlar.
- anneee! anneeeeee!
+ ne var?
- susadım.
...
- anneeee! anneee!
+ ne var?
- çişim geldi.
...
-anneeee!
bu sırada '' lan senin ananı '' deyip kafada işkence planları cama çıkılır. amaç velete kızmaktır. ancak ilk sözden sonra korkuyla karışık bakan o masum gözler vicdan azabı yaşatır insana. ama senin de zilin yok mu be paşam?