çok realist yazardır. vallahi ben böyle bir reality görmedim diğer sözlüklerde de aynı değişmiyor işte koy götüne rahvan gide tamam o zaman dağılalım biz ulu realist zigonsehpa.
kafa izninden dönmüş yazar.
--spoiler--
önce geldi camı açtı. uyan, kalk demekten bıkmış olsa gerek belki bir kere kalk dedi veya demedi. yastığımı çekti. gitti evde ses çıkaran ne varsa sonuna kadar açtı sesini. geldi yoganımı ulaşamayacağım bir yere çekti. uyumaya çalışmakta direniyordum. en sonunda döktü suyu. yatak ıslanmasa yine yatardım da ...
-kalk dükkanı açmaya git!
+sahi sen ayakta beni kaldırmak için bu kadar uğraşacağına gidip açsana.
--spoiler--
veeee :
-abi bu ne?
+hiç öyle buraya koyasım geldi.
-neden?
+bana babamı hatırlatıyor.
-iyi bakalım...
ulu sözlüğe girdiğinden beri çaylak olmamış yazardır. iyidir hoştur. sözlükte takip ettiğim üç beş yazardan biridir. haa yok bu bendim evet.
ha birde sözlüğü forum gibi falan kullanıyor diyorlar. yok lan öyle bir şey. bildiğin sözlük yazarı işte. hiç forumda yazmışlığı yok ki öyle bir işe girişsin. *
+biraz daha çalış sen sevimsizsin!
-aa pardon abi yaa benim misyonum vizyonum her bir şeyim sevimli olmak üzerineydi. nasıl olur bu acıyla nasıl yaşarım.
+???
-öyle çok büyük hayal kırıklığına uğradım bilemezsin. oysa ki ben, sen sevimli bul diye yazıyordum. o kol kadar okunmayan oylanmayan her bir entry i?
+???
-kafandaki anlamsız soru işaretlerini boş ver sen gel bakiyim.*
ince bi ironi var da sanırım bizim aklımız yetmiyor. hani servis falan organizatörlüğe dem vuruluyor galiba, inceden inceye. ben başka sonuç çıkaramadım, adam bilmem kaçıncı zirvesinin arifesinde, gülsem mi, ağlasam mı bilemedim. *
genç adam durdu ve bir an düşündü. önce aklından geçen tilkileri bir yere kilitledi. sonra bütün bu tahakkümün arasında iki dakika nefes almaya çalıştı.
evet böyle bir başlangıçla başlamayı istedim. tahakkümü de başladıktan sonra kullanmayı şiddetle arzuladım. ve yaptım. lakin silip tahakküm kelimesine daha uygun cümleler yazmaya çalışmak zihnimi yoracaktı belki. istediğim sadece biraz dinginlik fazla değil. o yüzden araya serpiştirmek mutlu etti. haa ne diyorduk...
bu gün doğum günüm. yani geride bıraktımız gün öyleydi. doğum gününden çok büyük beklentiler içerisinde olan bir adam olmadım hiç bir zaman. normalde doğum günlerimde daha çok şımartılan bünyem bu seferkinde biraz daha kendi başınaydı denebilir. öyle evde küçük kardeşin ısrarları üzerine bir pasta kesme merasimi sonrasında arkadaşlara bir uğrayıver tamam. işte al sana doğum günü daha ne olsun.
lakin doğum günümü hatırlamayan çocukluk arkadaşım bile canımı sıkmadı da şu sıktı usta neden bilmiyorum :
dün gece işte doğum günüme girer girmez herkes bir yerden bir şeyler yazıyor. işte iyi ki doğdun laçkalığı. yapmayın lan. ben doğmasam kimse sizi bu kadar kırmayacaktı. suratınıza kimse benim söylediklerimi söylemeyecekti. siz de kendi hayal dünyanızda yaşamaya devam edecektiniz işte. şimdi gelmiş bana sanal ortamdan ah ne iyi ettin de doğdun gibi yavşaklıklarda bulunma. hiç gereği yok.
her neyse yine yavşaklara sinirlendik bak. işte herkes bir yerden kutluyor. yavşakların arasında gerçekten değer verdiğim üç beş adam da kutlayıverince böyle bir duygulandım abi. sonrasında sigaraya da alkole de ve dahi bilimum kötü alışkanlıklara birlikte başladığımız; sen de çocukluktan ben diyim ezelden ebedden bir pür-ü pak dost çıka geldi. kafası güzeldi anlatıyordu. bana şunları yazdırdı bir an. bana koyan o oldu :
--spoiler--
önce ''kafam çok güzel.'' dedi. sonra ''madem dünya çakırkeyifken güzel tanrı bizi niye öyle yaratmadı?'' dedi. bende de doğum günümün getirmiş olduğu bir çakırkeyiflik vardı bizimkisi de bu kadardı. sonra tüm sevdiğim kadınları düşündüm dedi. o yüzden ben bu kadar güzelim dedi. yoksa içtiğimden değil. sonra kendime baktım. sahi onlar nerdeler?
--spoiler--
işte böyle basiretten fiiliyata geçişi bir türlü sağlayamamış bir yaş daha geride bırakıldı. haydi bakalım...
+''ya da''yı ''yada'' olarak kullanıyorsun.
-başka işin yok mu senin?
+bir de türkçe öğretmeni olacaksın.
-komik misin? bununla mı gelebildin bana ancak. hemen açıklayalım. hani kitap okumak denen şey var ya insana yazı yazmayı kazandırıyor. benim bir vicdanım var ve insanlara kitap gönderiyorum ya işte bu yüzden. işte bu kitap okumak denen şey ''ya da''ya da ''yada''ya da insanın gözünü alıştırıyor. o yüzden öyle yazıyorum. ikisini de kullanıyorum.
+ama sen entry ni edit yapıp ordan söylememişsin.
-ben kendime güveniyorum.* ''yada''yı ayırsam da ayırmasam da.
yanlış bölümü seçmiş kişidir. ne bileyim arkeoloji, sanat tarihi, halkla ilişkiler gibi entellektüel bir bölüm okumalıydı. sanırım anadolu öğretmenli olmanın baskısyla kendisini bu bölümde buldu.