beni yerlerden yere vuran , kan kusturan kızın adı.
sana söylemiştim Zeynep ben güçlü değilim bir de üstüne üstelik sana aşık oldum lütfen bana yardım et diye. bunları diyen adamı playboylukla suçlayabilmeyi nasıl başardın a sarışınım, a güzelim, mavi gözlerine aşık olduğum, zeynebim.
40 yıl düşünsem ismi Zeynep olan kıza aşık olacağımı aklıma gelmezdi. her yerde olsa da bu isimli kızlar ne bileyim çevremde yoktu yakın zamana kadar.nasıl yaşamımız var yarabbi diye isyan ediyor insan.kız seni alayım , ölene kadar birlikte yaşayalım diyesim geliyor , anne-babama bile hiç bir zaman gülümsemediğim bir şekilde... o el kızı dinlemez ki seni derdi herhalde annem olsaydı.. ahh Zeynep ahh.yine de sen yine de sen.
edit.imla
taptığım tanrıça,secde ettiğim ruh,kalbimdeki imanın sahibi,benim efendim ve ilahımdır. beni deli eden kadındır.SAÇLARINI okşamak,yeşil gözlerine -ki o gözler benim güneşim ve ışığım- ve o tatlı bembeyaz yüzüne bakıp kokusunu ciğerlerime çekmek tek arzumdur.
babasının süsü, kuzusu anlamına gelir diye okudum. babamla 23 yıl boyunca hiç kuramadığımız ve bu sene tamamen koparıp attığım baba kız ilişkimizi düşününce iki adımdan birini zeynep koyması ne komik.
herkesin okul hayatı boyunca mutlaka tanıdığı isimlerdendir.
antalya ya dönüşün benim kargo masraflarımın artışı demek oluyor. eleştirilerime katlanan ve inançsızlığımı anlayan tavrını kaybetmemelisin. hayatı da ikili ilişkilernden öteye itme yetini kaybedersen de hiç mutlu olduğuna inanmadığım annen gibi olacaksın. bir de önemli bir şey var, insanlara sarılmayı dokunmayı öğrenmelisin. dokunmadıkça yıkamazsın duvaları zeynebim.