mavi gözlerindeki kararlılık ve gücü görünce cesaretimin kırıldığı kız. bendeki çaresizliği , şahsımın adam olamayışı ile suçlaması da cabası. kısacası, sen ataşehir`in en güzel kızısın Zeynep...
- sen çok farklısın Zeynep, kimsede olmayan bir şey var sende ama sen bunu perdelediğin için görünmüyor ben ise bunu bir şekilde fark ettiğim için sana aşık oldum -
dendiği zaman; " yok canım sen beni öyle gördüğün için böyle söylüyorsun " diyen mükemmel ve bir o kadar da mütevazi kadın.
ilk ve aynı zamanda son gidişine karışamadım zeynep.
artık her hafta sonu senin ardından Kadıköy sahiline inip seni sorar oldum dalgalara,martılara.
ben kahroluyorum çünkü sensizim..
konuşurken ağzından çıkan her kelimeyle hayatın anlamın çizen kadın.o konuşurken, dakikalarca gözlerine bakarak onu dinleyişim bile beni dünyanın en şanslı erkeği yapar. zeynep, gel bana gör beni aşkın neyledi...
içindeki onur yüzüne vuran kadın, Zeynep.
kavak yelleri eserken bende, bir anda ani bir tokatla doğrular sardı tatsızca dört bir yanımı.o tokadı atan kadın Zeynep.
annem bile kafa tutacak gücü sende buldum, Zeynep benim gözümde senden daha değerli anne diyebilecek gücü sende buldum. beni asıl doğuran kadın Zeynep, 25 yıllık hayatımda 40 yıllık karım gibi hissettiğim de Zeynep. hayatımın bütün önemli anlarının sahibi Zeynep, sonradan girse de hayatıma ki boşlukları ben tamamlıyorum o boşluklar senle tamamlanıyor Zeynep. aşk böyle bir şey demek ki, Zeynep de...
- "Zeynep, ben iyi değilim bana yardım et" dediğimde
- "neyin var a...(ismim)" diyerek benim ona duyduğum aşkı en duru bir şekilde anlatmama yardımcı olan ve anne şefkatinden bile pahalı olan o sesini bana hissettiren kadın. işte Zeynep ben sana bu yüzden aşık oldum.
dünyanın hiç bir yerinde bir aşık, karşısındakine ben iyi değilim bana yardım et dediğimde ,mükemmel bir karşılıkla ,neyin var...! cevabı alabilecek mi , hem de ortada hiç bir arkadaşlık bile yokken , yok yere bir telefon konuşmasında. işte Zeynep biz hiç bir zaman bir arada olamadık ama bunu başarabildik, biz mükemmel olabilirdik ama bizi tanrı bile kıskandı bunun başka bir açıklaması yok.
sana "ömür boyu gözlerinin içine bakarak yaşayabileceğim" diyen ya da bunu söyleyebilecek tek erkek benim. bunun için gurur duyuyorum. ama bunun bir bedeli olduğunu fark edemedim işte.seni benden ayıran tanrıya karşı şeytanla bile işbirliği yapabilecek kadar kinliyim. ama yine de bu kin sana değil sana sadece aşk duyuyorum her geçen gün büyüyen masum bir aşk. işte bu Zeynep.
Zeynep bir kız ismi.
sadece bir kız ismi olsa da benim için çok şey ifade ediyor.
sadece ismi bile çok şey ifade ederken, zeynebi hayatımın neresine koyacağım.
sadece bir akşam yenen masum bir yemek, yağmur altında yürüyüş ve hepsinden de masum bir öpücük.
ama bunların bir bedeli varmış. ertesi gün doğunca seni tamamen kaybettim.
bazen düşünüyorum da, sen de benim gibi çek, her gece kan ağla, yataktan çıkamaz ol diyorum ama hemen geri alıyorum bu düşüncemi sana duyduğum aşkın önüne hiç bir hissi geçiremiyorum. düştüğüm içler acısı halin sebebi de Zeynep içimde yaşayan aşkın sebebi de, sefaletimin sebebi de Zeynep , taşıdığım gururun da...
hamdım, sana aşık olarak piştim ve artık yanıyorum. eğer yukarıda bir tanrı varsa onun nezdinde yalvarıyorum içimden , kurtar beni bu çıkmazdan ben çok acı çekiyorum. bunu hak edecek her ne yaptıysam ben bunun bedeli ödedim Zeynep duy beni, bana senin bana vereceğin sen gerekmez çünkü senle yaşıyorum zaten sana rağmen. "Zeynep ben hiç iyi değilim" dediğimde sana neyin var diye yardım edecekmiş gibi sorduğunda inanmıştım sana, bütün bunlara rağmen beni yüz üstü bırakıp giden Zeynep değil bir gün yine yolumun kesişecek olduğu Zeynep var.