bunun üstüne keyif aldığım çok nadir şey var. tek başına yapılması nacizane tavsiye olunur.
sabahtan birçok işinizi halletmişsinizdir. istanbul trafiğinin bütün stresini iliklerinize kadar hissetmişsinizdir. öğleden sonra yapılacak pek bir iş kalmamıştır. ya da aciliyeti olmayan diyelim. tem'den anadolu istikametine doğru seyrederken gözünüze "kemerburgaz" tabelası ilişir. o an çakralarınız açılır. ani bir karar verme aşamasından sonra, hastal otobanı üzerinden yaklaşık 50 km direksiyon sallanır. tayakadın, terkoz vs geçilir. köyün merkezinden sahile, karaburun limana doğru ufak ufak salınır araç. işte o an! gönlünüzün efendisi karadeniz tam karşınızdadır. hemen yanında leb-i derya bir vaziyette konumlanmış mekan ile göz kontağı kurulur.
hoşgeldiniz, beşgittiniz muhabbetinin akabinde, ortaya ufak rakı ve yanına 2-3 parça meze sipariş edilir. duble rakınızdan çektiğiniz o ilk yudum ile mutluluğu hissedersiniz. denize bakarak hayeller kurar, önünüze bakarak hayal kırıklıklarınızı düşünürsünüz. kendinizle bol keseden istişare yaparsınız. kendinizi sorgularsınız. geleceğinizin planlarını yaparsınız. hatta, ileride hayalini kurduğunuz çocuğunuza isim bile koyarsınız. gülersiniz kimse fark etmez, ağlarsınız kimsenin ruhu duymaz.
velhasıl;
öğle rakısı zevktir. acılarınızı derinden hissetmenize sebebiyet verse bile insana, kişinin kendisine iyi gelir. bundan mütevellit zevk aldığım eylemdir kendileri.
yazılanlar haricinde bu ara sık yaptığım, yöneticiyi göt etmek. ciddi ciddi bir bok bilmeyen insanlar yönetici oluyor, sonra göt olduklarında fgtrkr suçlu oluyor.
Bilgi sahibi olmak.
Bilgi sahibi olmayanlara, bilgi sahibi değilmiş gibi bir izlenim verip, kendilerinin bilgi sahibi olduklarına inandırarak tatmin olmalarını sağlamak.
Ardından gülümsemek.