dinlemeyi çok deneyip bir türlü sevemediğim sanatçı. başıma bir şey gelmeyecekse abartıldığını düşünüyorum. klasik ile popüler arasında "tuhaf" bir tarzı var. klasik istesem münir nurettin dinler rahat ederim. ohhh sonunda söyledim rahatladım.
zeki müren çıktığı salonlarda gazinolarda beklemeyi sevmezdi. kuralıdır.
hemen çıkıp şarkılarını söylemek isterdi.
bir gün onu dinlemeye gelen yılmaz güney'in gazino'ya girdiğini görür ve duraksar.
orkestradan biri "efendim niye başlamıyorsunuz?" diye sorunca "yılmaz bey otursun öyle başlarım" diye cevap verir.
ki yılmaz, zeki, türkan hep yakın bir arkadaş grubu olmuşlardır.
not: bir yerde okumuştum bu hikayeyi, umarım doğru hatırlamışımdır.
Hani nasıl hastalıklara çeşitli ilaçlar vardır onları alırsınız Derdiniz biraz hafifler, kendisinin şarkıları da bende aynı etkiyi gösteriyor. Dönem dönem bazı şarkılarına takılıp kalıyorum. Üst üste belki bir ay aynı şarkı... Şimdilerde “ağlama sevdam” eserine takıldım kaldım. Kara sevdadan dolayı değil o nasıl müthiş bir yorumdur her dinleyişimde tekrar tekrar hayran kalıyorum. Allah rahmet eylesin.