ünlü sanatçı özdemir edoğan zeki müren'i türkiye'ye eşcinselliği getiren ilk insan olarak adlandırıyor.ölü bir insanın arkasından konuşulmaz ama böle bir dedikodu da yok değil.
kahır mektubu şarkısının 29 dakika olmasını öğrenmemle şaşırdığım,acaba sonunu görebilecekmiyim dediğim ancak yorumunu dinledikten sonra keşke daha uzun olsada dinlesem modunu girmeme sebebiyet veren gerçek sanatçı.
1965 yılında yayımlanmış "bıldırcın yağmuru" isminde bir şiir kitabı bulunan, kitapta farklı kaynaklardan esinlenmelerle şarkı sözlerinden çok farklı olduğu görülen şiirleri bulunan sanatçı.
Sahneden ayrılına kadar seyircilere arkasına dönmeyen kulise ters adımlarla yürüyen bir şahsiyetti.O kadar mükemmel ses ve yorumunun yanına bu kadar da beyefendi ve dinleyenlerine ehemmiyet veren bir sanatçıydı.
bursanın yetiştirdiği sanat gibi sanatçılardan. gerek farklı tarzı, gerek sanatçı tavrıyla gönüllere taht kurmuş eşi olmayn, büyüdükçe kendisini daha çok anlar ve dinler olduğumuz mükemmel ses.
- aldığım her nefesin yarısı senin
- gözlerin doğuyor gecelerime
- bir sevgi istiyorum ...
"ne mektup geliyor, ne haber senden...
söyle de bileyim, bıktın mı benden?
her akşam güneşin battığı yerden, gözlerin doğuyor gecelerime... " şeklinde devam eden muhteşem şarkıyı*, bir de güzel yorumlayan merhum sanat güneşimiz, zeki müren'imiz. o'ndan bir tane daha gelmeyecek bu dünyaya*...
80'lerde ve 90'ların başında çocuk olan kişilerin kabuslarında yer almış olması muhtemel kişi. ilginç yüzükleri, manikürlü sivri tırnakları, janjanlı kostümleri ve korku filmlerinden araklama fonda yakın çekim şarkı söylemesi genç bünyelerde tarif edilemez tahribata yol açmış, bir nesli derinden etkilemiştir.
sahne kıyafetleri, aldığı kilolar ve ölümüyle elvis'e benzetilebilir. elvis'in sahnede giydiği pek çok kıyafetin biraz arabesk versiyonlarına sahiptir kendisi. sırtında koskoca güneş ya da kartal olan giysileri, her yanından sarkan püskülleri, parlak parlak pulları örnek verilebilir. ikisi de ölmeden evvel epey kilo almış ve bu nedenle sağlık sorunları yaşamışlardır. ölümleri de benzer. birisi ödül alırken fenalaşarak, bir diğeri konser maratonunun ardından gelen yorgunluk ile yol almıştır bu dünyadan. ikisi de ölene kadar seyirci ile içiçedir. ikisinin de ardından intihar ettiği söylentileri yayılmıştır.
neyse fazla zorlamayalım, yoksa kardeş oldukları ortaya çıkacak!
ajda pekkan'ın iki yabancı şarkısı için yapmış oldukları düet ile bir kez daha her ikisinin de nedenli büyük isimler olduğunu anlamamı sağlamış olan sanat güneşimiz.
Bu şarkı 1966 yapimi Dugun Gecesi filminden. Ajda Pekkan'ın yine '66 tarihli bir 45'liğinde yeralan bir şarkıyı birlikte söylüyorlar;
Filmde, Zeki Müren köylü kızı Zeynep (Turkan Soray) ile zorla evlendirilir. Bir süre sonra Zeynep'i terkedip kaçar. Ünlü bir şarkıcı olur. Kendisi gibi "modern" Ajda Pekkan ile bir aşk yaşar. Zeynep ise yemez içmez, hesap sormak için kendini eğitir; şehirli olur ... Zeki, Zeynep'le tekrar karşılastığında onun karısı olduğunu anlamaz. Sahilde Zeynep'le el ele dolasip şarkılar söyler. Ajda ise gece klubünde saatine bakmakta ve Zeki'yi beklemektedir ... Enteresan bir filmdir açıkçası.
trt'nin adına tanıtım videosu hazırlatarak; ki gayet yerinde bir karar, genç kuşakların da onu tanımasını sağladığı bu toprakların yetiştirdiği dev isimlerden. benzerleri için; (bkz: fikret kızılok), (bkz: ajda pekkan), (bkz: barış manço), ... vb. gibi. video;