her insanın eninde sonunda gideceği zorunlu bir durak ve evi olan alem-i berzaha intikal etti. peki alem-i berzah hayatı nasıldır? orada ne tür bir yaşantımız olacak?
gördüğüm kadarıyla toplumun bir kısmının öldükten sonra nereye gideceğini, nasıl bir muamele göreceğini bildiği emektar, usta, eski bir oyuncudur. oyuncuydu. bugün sabah saatlerinde hayatını kaybetti.
ben bilemiyorum öyle şeyleri, bunca yıldır yaşarım, hala daha 'şu şöyle demiştir, böyle yapmıştır, öyle ise allah ona rahmet etmeyecektir, orada almayıp buraya konumlandıracaktır' gibi iddialarda bulunacak kadar tecrübeli olamadım manevi konularda. arkadaş, kimse soruyorsunuz, kim söylüyor, rüyanıza siyah sakallı bir zebani girip 'kendisi şimdi bizim aramızda ikamet etmektedir, hoh hoh ho!' falan mı diyor, nereden biliyorsunuz ben anlamıyorum ki.
böyle şeyler iddia edilemez ki, ancak dilek olarak şey yapılabilir. ben mesela, isterim ki ne kadar hırsız, ne kadar üçkağıtçı, ne kadar haksız yollarla servet sahibi olmuş servet sahibi, ne kadar kadın pazarlamacısı, ne kadar 3 çocuğunun önünde karısını / eski karısını 25 bıçak darbesiyle parça pinçik eden koca / eski koca, ne kadar özgecan aslan vb. olay sorumlusu, ne kadar sivas madımak katliamı vb. olay sorumlusu, ne kadar 1 mayıs 1977 vb. olay sorumlusu, ne kadar soma maden kazası sorumlusu vesaire...varsa hiçbiri öldükten sonra güzel bir yerde ağırlanmasın - öyle bir yer varsa eğer; ama bunun böyle olacağını bilemem, ancak umarım - dilerim. bu arkadaşların bir kısmı, umuyor değil de biliyor gibiler. nasıl oluyor acaba, ben 100 yıl daha yaşasam bilemem sanki, allaalla. bana bildirilmiyor böyle şeyler demek ki.
allah rahmet eylesin. mekanı cennet olsun. hiç kimse şu an "diğer yarım gitti." diyen metin akpınar'ın yaşadığı acıyı yaşamıyordur diye düşünüyorum. ölüm hepimizin durağı neyse ki kendisi 70 küsür yaşında, içinde ukte olmadan gitmiştir.
bir değerdi. hem de fazlasıyla kıymetli. onu da yitirdik. mekanı cennet olsun.
vefatının ardından siyasilere yaranmak adına hakkında iğrenç söylemlerde bulunanların da allah belasını versin. bu kadar alçak bu kadar vicdansız bu kadar mide bulandırıcı olmayı başardılar ya. söyleyecek kelime bulamıyorum.
güle güle filminde metin akpınarın oynadığı karakerin ölümüne olan isyanı hatırlanan bir dost karakteri canlandırmıştı. o film bu gün gerçek oldu. ama roller bu kez değişti. zeki öldü metin ağlıyor.