diyerek değişim yapmayan marka. lan am ağızlılar, hediye gelmiş, ufak olduğu anlaşılmış, bir kere giyilmiş, koşa koşa da geri getirecek zaman olmadığı için askılıkta beklemiş ve giyilemeyen ürünü değiştirmeyeceksin de neyi değiştireceksin? tabi giyilecek, sonra geri gelecek, giyebildiğim şeyi niye değiştireyim, olmamış belli ki...
bayan müdürleri çok naiftir, kendi helal eşleri gelse 1 ay kullandıkları ürünü değiştirmek isteseler olumlu insiyatif kullanırlar kedi canını yediklerim. Fakat hakkını arayana insiyatif kullanmazlar, aşırı derecede sevimli bişeyler.
ha ben ne mi yaptım?
kuru temizlemeye verdim, dikişlerini attırdım biraz, geri götürdüm. değiştirmek istedğimi defolu olduğunu söyledim, bana baktı, tanıdı,
"değiştiremeyiz" dedi.
"niye?" dedim.
"kuru temizlemeye gitmiş." dedi.
"ben her aldığım ürünü kuru temizlemeye vermeden giymem, size ne?"
şu ara ürünleri ile herkesi büyüleyen mağaza. şahane pantolonlar, kazaklar, tişörtler, elbiseler, etekler ve ayakkabılar var. eskiye bir dönüş seziyorum sanki.*
türküleri tam ruhuyla dinlemek istediğimde aklma gelen sanatçı.
ilk kez bir sanatçıya teşekkür ediyorum. allah yolunu açık etsin. feraye sini dinliyorum şu an. trkmen kızı yoğurt mayalıyor, yemyeşil, güneşli ve rüzgarlı bir yaylada. ben de izliyorum.
sesi, pamuklara sarılıp saklanasıdır. türküye giden böyle bir ses yok, yeryüzünde. hele birde eğitim ve zerafetle yoğrulmuştur ki, ne desek anlatılmaz.
de ki ona "zara kardeş bi karadeniz türküsü söyle" bir karadenizli oluverir, söylerken.
özellikle erkek ayakkabıları efsanedir. ister klasik ister spor her tarzdan bulunabilir. fiyatları da makuldür, en azından diğer markalara göre. klasik modelleri 120-150 civarıyken spor modelleri 60-90 arasında ortalama olarak değişmektedir. ayrıca bunlar indirimsiz fiyatlarıdır, genelde sezon sonlarında yarı yarıya yakın indirimler de olur. ve her modelden mağazalara kısıtlı sayıda getirildiği için dışarıda aynısını başka kimsede görme ihtimaliniz olmaz. işte bütün bunlar bir araya gelince bir sene içinde neden 3tane neden ayakkabımı oradan aldığımı şimdi daha iyi anladım.
neriman altındağ tüfekçi gibi büyük bir ustanın elverdiği sanatçı.
aşk ile programında zara nın anlattığına göre, bir gün zara yı evine davet etmiş ve senelerdir gözü gibi sakladığı tüm sahne kıyafetlerini zara ya vermiştir.
aşk ile programında turnalar semahını bir okumuştur ki, semah, türkü böyle okunur dedirtmiştir.
semah ilk kez okuduğu bir semah olduğu için nota ve sözleri textten bakarak okumuş ve tüm dikkatini verdiği içinde harika bir performans ortaya çıkmıştır.
tam dikkatini türküye vermek demek dinleyeni umursamamak demektir. o zamanda harika şeyler çıkar ortaya bugün olduğu gibi.