"yanına gidemeyeceksem, napayım parayı?" diyen kişinin sevgilisidir.
sevgili uzaktaysa, yollara bir servet dökülür. otobüs firmalarıyla, yollarla, duraklarla, terminaller, dinlenme tesisleriyle bile hayal kurulur. sizi ona götüren yoldaki kıytırık dinlenme tesisinin bile özel bir yeri vardır sizde. geçtiğiniz beldeler memleketiniz, eviniz gibi olur, müthiş sempati beslersiniz. isimlerini daha önce hiç duymadığınız yerlerin tabelaları aklınıza kazınır, unutmazsınız.
bir de gidilen yerden dönmesi vardır ki, yaşayan iyi bilir. anlatmaya gerek yok.
doğum günününde yanında olabilmek için 1000 km (otobüsle 18 saat) yol gidilecek olan sevgilidir. olmayan paradan biraz da gidince harcamak için kalsın diye trenle gitmek bile düşünülmüştür tarafımdan fakat konuyu danıştığım gardaki amcadan "3 günde gidemezsin sen kızım oraya!" şeklinde bir tepki aldıktan sonra yanına otobüsle gidilmeye mecbur kalınmış sevgilidir. gittiğime değecek mi? evet kesinlikle!
sürpriz olacak ona... beni ilk gördüğünde yüzünün alacağı ifadeyi, ona nasıl sarılacağımı hayal ederek geçecek o 18 saat.
dönüşü mü? şimdilik düşünmek istemediğim, tek kötü yanı o bu yolculuğun...
zar zor bulduğu parayla yanınıza gelen sevgilinin görmek istediği kişidir.
herşeydir o. birtanedir, öğrencidir, asgari ücretlidir, ama gelir. hem de ne için? sadece bir gün için.
sabah 9.00'dan 16.00'a kadar olacak bir birlikteliği yaşamak için gelendir.
gelen mi önemli gelinen mi bilemem ama birbirleri için önemli oldukları kesin. ***
sonucu ne olursa olsun insana sabrı, paylasmayı ve fedakarlıgı ögreten sevgilidir. fakat zaman gectikce iliski hep tek taraflı yuruyorsa sapkayı onune koyup dusunmen gerekebilir, yoksa pismanlıklar yakanı bırakmaz; zamanla acıtır, acıların yerini keskeler almaya baslar. Tadında bırakın, yada sonuna kadar devam edin.
lise yıllarında başımdan geçmiş olup, dişi kişisinin karnı acıktığında; benim midem felaket denilip, hatunun karşınızda hamburgeri iştahla götürmesi sırasında aqim bu parasızlığın dedirtiren durum.
sevgiyi para, maddiyat üzerinde yaşamıyorsalar ve karşılıklı anlayış ile gerçek bir sevgi ile seviyorsalar, sevgilerine sevgi katarlar. sevgi para değildir, anlayana tabii.
çok özlenen sevgilidir, çok sevilen sevgilidir, bir an önce konuşulmak istenilen sevgilidir ya da ayrılık konuşması yapılınca artık eski sevgili olacak, şimdiki sevgili olma durumunun tadını çıkarması gerekendir.
zar zor para bulup sevgilinin yanına gitmek normaldir. sevgilinin bu fedakarlıkları ne kadar anlayabildiği ise asıl meseledir. sen, kimbbilir hangi zorluklarla bulup buluşturduğun parayla onun yanına giderken, o, senin geleceğini bildiği halde saçını bile düzeltmiyordur belki. çok acı bir durum değil mi? yooo, bence hiç acı değil. niye acı olsun ki? ortada tedavi edilmesi gereken bir kişi var; o da, züğürt aşığımız. sevgili neyine gerek senin gibi adamın. hele şu okulu bir bitir. ondan sonra düş sikinin derdine. değil mi ama?
öyle bir sevgilidir ki zar zor bulunan paranın yanında yanına gitmek için geceyarısı otobüse binilir ve o gece otobüste uykusuz geçirilir, sabah varıldığında evden yanınıza gelmesi beklenir, ama geldiğinde dünya sizin olur. yanındayken esnememek için kendinizi zor tutarsınız ama son vakitlerine doğru dayanamazsınız. giderken katlandığınız bunca zahmete değdiğini ve onla geçirdiğiniz güzel vakitleri düşünürsünüz.
aslolan, sevgi dolu kocaman bir yüreğe ve o yüreğin haykırışlarına kulak verecek bir beyne sahip olabilmektir.
bugün olmayan para, yarın çok olur. sevgililer değişir, ortam ve zaman değişir ama o yürek değişmez. zorluklar ve tüm çekilen çileler hoş anılar halini alır, yıllar sonra...
ve bunlar,
- değer vererek değer kazanmayı öğretirler insana...
ilişkide hep, vermeyen ya da daha az veren insandır. giden kişi yapar hep fedakarlıkları. bi' vakitten sonra artık gidilen kişi gelen kişinin gelişine sevinmez bile. alışkanlık haline gelir onun için.
Zamanında o konumda olan kişiydim.
(bkz: mutlu ol)
Şahsen öğrendikten sonra yaptığı bu düşünceli davranış çok hoşuma gitmişti.
Bana verdiği değeri en iyi şekilde anlattığı buluşmamızdı o.
Güzel hareket bence*