Böyle şeyler söylendikçe muhayyileme Nurullah Genç'in yağmur'u düşer...
"...Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım
Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım
Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım.."
zamanda yolculuk mümkün olsa değiştireceğimiz eylemlerdir. aslında öyle bir şey gerçekten mumkun olsa şuanı hatırlayamayız. çünkü nefes alışımız bile şuanı değiştirir. tabi ben geçmişten bahsediyorum. gelecek muamma.
Hasta olduğum bir zamana denk gelirse, modern insanların atalarının yanına gider ağızlarına balgam atıp suratlarına hapşırırdım zaten bağışıklıkları günümüz insanlarından farklı oldukları için en ufak grip salgının da bile nesilleri tükenirdi. Böylelikle tüm dünya yaşamı bu gezegenin kanseri olan insanlıktan kurtulurdu.