evet kabul etmeseniz de türk topraklarında bir daha ortaya çıkamayacak üzere siyasal islam'ı silip atacak kuşaktır. sizin hamasi goygoylarınıza hiçbiri aldanmıyor emin olabilirsiniz. onlar eğlenmek istiyor; iyi eğitim almak istiyor, avrupa'yı gezmek istiyor, donanımlı cihazlara sahip olmak istiyor. menderes, tüp kuyruğu, kriz vb. demagojik zırvalarınız umurlarında değil.
Kendilerine: "Size biçilen rolleri, alfabenin en son harfine adeta Zurna'nın son deliği misali, Zurna'nın ilk harfi olan "Z" harfini veya benzeri harflendirmeleri kabullenmeyin. Siz duygu ve düşünceleri olan birer "BEN"siniz. Çok mühimsiniz..." diye tavsiyede bulunduğum kuşaktır.
“Bugünlerde gençler kontrolden çıkmış durumda. Kaba bir şekilde yemek yiyorlar. Yetişkinlere karşı saygısızlar. Ebeveynlerine karşı çıkıyorlar ve öğretmenleri sinirlendiriyorlar.”
“Günümüzün gençleri öyle umursamaz ki ileride ülke yönetimini ele alacaklarını düşündükçe umutsuzluğa kapılıyorum. Bizlere, büyüklere karşı saygılı olmayı, ağırbaşlı davranmayı öğretmişlerdi. Şimdiki gençler kurallara boş veriyorlar. Çok duyarsızlar ve beklemesini bilmiyorlar.”
Bu sözler Aristoteles’e ait, M.Ö 350’de söylenmiş; ikinci ise M.Ö. 800’de yaşayan Heseiod’a ait.
Yani her nesil bir sonraki gelen nesili beğenmez sanki kendileri bir bokmuş veya bir boka yaramış gibi küçük olanları küçümser.
Z kuşağı tartışmaları ben bu şekilde görüyorum.
Aslında hiçbir kuşak gelenleri beğenmedi. Alışılagelmiş alışkanlıklarının bu şekilde son bulacağı korkusu var.
Geçenlerde bayramda yaşlı bir amca bir çocuğa elini uzattı öpsün diye çocuk neden elini öpecek mişim anam mısın babam mısın dedi.
Adam terbiyesiz der gibi yapınca aramızda alt tarafı 50 sene var. 50 yaş önce dünyaya gelmen bana hükmedeceğin anlamına gelmez dedi.
Ağzım açık izledim. Adamın çaresizliğini gördüm zira onun borusu ötmüyordu öldüğü zaman ise hiç ötmeyecekti.
insanlık tarihinin görüp görebileceği en balon kuşaktır.
ezberci sistemin yanık kafalı bebeleridir bunlar.
eğlenceleri ve zevkleri ne mal olduklarını belgeler nitelikte.
doğru düzgün cümle bile kuramamaktalar. kendilerini ifade edemiyorlar.
bağlam denen şeyden habersizler. konuşmaya başlıyorlar devamını getiremiyorlar. çünkü başladıkları cümlenin gerçekten bir devamı yok...
fikir yolda kazanılmaz derim ben hep.
fikirsiz insan fikrini konuşmaya başladıktan sonra bulamaz.
konuşmaya başlamadan önce bulmalıdır.
bunun içinde düşünmeye ve sorgulamaya ihtiyaç vardır. okumak şüphesiz mühimdir lakin okumaktan bile daha mühim bir şey vardır. o da nedir? düşünmek düşünmek düşünmek...
bu kuşağın en büyük eksiği düşünememek..
gerçi bi önceki kuşağın mensuplarından biri olarak kendi kuşağımın çok düşünceli olduğunu da söyleyemem. bizim kuşak da rezildi bunlar bizden de rezil...
Terbiyeden yoksun, büyüklerine karşı saygısız ve vurdumduymaz. Telefon elinde oradan oraya turlar evin içinde. insanların yüzlerine bakmazlar kim gelmiş kim gidiyor umurlarında değil.
Bundan sonraki kuşakları bilmem ama z kuşağı adam olmaz. Erkekleri çıtkırıldım tıpkı kızlar gibi. Bu Adamlar ev bile yönetemez. Var olanı Ellerinden alırlar onlar seyreder, çünkü çoğunun Namus kavramı da yok.
X kuşağı darbe sonrası kayıp kuşaktır, anlamı şudur, darbeden sonra büyümüş ama babaları gibi politikadan uzaklaşmış ve politik olmayan bir kuşak. aslında apolitik değil sadece politikadan uzaklar. bu bir. Y kuşağı gezi kuşağıdır ama bunu da söylemezler, peki Y kuşağı nedir, X kuşağının politik olanıdır. ama şu anlaşılmasın X kuşağı gibi politikadan uzaktır, hayır bu sefer de gezi apolitiktir. bu durumda elimizde Z kuşağı kalıyor, peki bu kuşak politik midir? bunu zaman gösterecek ama burada tartışılması gereken eksen şudur beyler, bütün kuşaklar zaten bir politizasyon sonucu ortaya çıkarlar zaten. örneğin x kuşağı computer kuşağıdır. bildiğimiz atari kuşağı ama commodorları bilen video oyunları ile kartal oyunu oynayan biraz öksüz bir kuşak. çünkü bir çoğu mahalle atarileri ile büyümüşlerdir. şimdilik bu kadar.
(bkz: kiminanir new age)
Bana göre şeriatı getirecek kuşaktır. Çünkü mantıksız ve duygusal bir kuşak. Düşünmekle de o kadar araları yok. Her şeyden önce çok çabuk entegre edilebiliyorlar.
çoğunlukla y kuşağının bir kesimi bu kuşak için fazlasıyla umutlu, güçlü ve her şeyin farkında buluyor ve evet böylelerimiz var.
bir kesim de eyvah çekiyor bunlara mı kaldık modunda (bunlar genelde x ten çıkıyor :D) evet bizim de anlamakta zorluk çektiğimiz ciddi bir kısım var.
şimdi ülkenin a..na koymuşsunuz, özellikle bizi en çok eleştiren x kuşağı okuma yazma bilmesiyle bir yerlere gelmiş ve bu kuşaktan bozduklarınızı düzeltmesini bekliyor hem de komik şekilde bozduklarını düzeltecek nesli beğenmiyor, siz kimsiniz aq?
bozuk ve salak kısım her nesilde var, siz çok mu düzgünsünüz ülkeyi getirdiğiniz hâle bak deyince iyi işler yapanlar da var demeyi bilenler bizim tamamımızın sorunlu olmadığını bir kabul etsin.
he bir de bizi beğenmeyenler özellikle arap dinini ve değerlerini kabul etmeyişimize, haklarımızın ihlalinde boyun eğmeyişimize takmış durumda, her şey devlet için değil devletin bizim için olduğunu haklarımızı korumak, bize sahip çıkmak zorunda olduğunu bilmemiz haklarımızın farkında olmamız fazlasıyla batmış olabilir, batsın da çünkü bilgi çağındayız ve bizden önceki kuşaklardan en farklı noktamız bu olabilir, z kuşağıyla sorunlarınız varsa kendinin farkında olanları susturmaya baskılamaya çalışmak yerine endişe etmeniz gereken salak kesimi eğitmeniz daha yerinde olacaktır diyeceğim ama daha kendinizi eğitmeyenler çoğunluktayken korkuyorum,
gençlik nereye gidiyor diye sormadan önce ben nereye gelmişim diye sormak hepimiz için daha iyi olacaktır, çok yazdım sanırım söyleyeceklerim bu kadar.
"...bu savaş bize göstermiştir ki...
bu gençlerin hali ne olacak, hiç saygıları yok. ana baba tanımıyorlar ve oldukça tembeller.
hayatı sadece eğlence olarak görüyorlar. dünya'nın geleceği ne olacak?..."*
- xxx. 20 yüzyılın başları. ( muhtemelen 1910-20 arası )
bundan önceki kuşak (bkz: y kuşağı), kendilerinden önceki kuşağa (bkz: x kuşağı) nasıl gözüküyorsa şuan ki z kuşağı da y kuşağına böyle gözüküyordur.
( tabii ki o zaman elektronik cihazlar yaygın olmadığı için, istisnalar var )
ülkeye inanılmaz faydasını olacaklarını düşündüğüm bir nesil. tüm hayatlarını bilime, eğitime, medeniyeti sekülerlik ve karşılıklı saygıdan ibaret olarak görmelerine, uyuşturucu ve alkol karşıtlığına adamış durumdalar. Bu gerçek dehalardan ne gibi bir zarar beklenir ki? Saygı var, ahlak var, disiplin var e sonuç olarak da gelişme var.
bir z kuşağı mensubu olarak o kadar da kötü olduğumuzu düşünmediğim kuşak. en azından artık bilgiye her yerden ulaşabilirler. eski nesillerden daha bilgili ve gözü açık olacakları aşikar.
salak olarak nitelendirilen bir kuşak olsa da ülkeyi islamcılık bataklığından kurtaracak kuşaktır. zira hepsinin ellerinin altında internet var, açıp araştırıyorlar cahil kalmıyorlar.
Z kuşağını salak olarak nitelendirilen dostlarımız da Facebook hesaplarında 2010 veya daha geri tarihlere insinler ve ne kadar boş beleş avel bir velet olduklarını görsünler.
insan zaman geçtikçe olgunlaşır. z kuşağı zaman geçtikçe daha da akıllanacaktır.
son günlerde sosyal medyada yoğun şekilde dillendirilen, sürekli basmakalıp şekilde ifade edilen; şahsımın da dahil olduğu z kuşağına dair birkaç yanılgıyı gidermek istiyorum.
girizgâhımızı yaptık şimdi ‘kuşak’ tanımına geçelim. genel anlamda z kuşağı 2000 ve sonrası nesle yani milenyum çocuklarına yakıştırılır. ancak bu tanım tamamen ithal olup bir neslin özelliklerine lokal dinamikler göz ardı edilerek yapılmış bir genellemedir. temelinde bölgesel dinamikleri göz ardı eden kuşak tanımı baştan hatalıdır zannımca. mamafih 2019 yapımı ford v. ferrari filminde lee iacocca‘nın ford’un spor araba tasarımını junior ford’a anlatırken “savaştan dönen erkekler ilk olarak ne yaptı -sex- evet o günlerde doğan çocukların artık ehliyetleri ve babalarının paraları var. biz onları hedefliyoruz” diyerek 45-60 arası doğan “baby boomers” kuşağı tanımı evlere şenliktir. bu arada bu nesil dam akmasın diye çatıyı loğlayan dedeleriniz. kültür şoku, ekonomik refaha doğmak gibi kavramlar 90 yılından sonrası için kapitalizmle tanışan post-cold war dönemi demir perde ülkelerindeki nesil için kullanılır.
kuşak farkı her dönem süregelmiştir.avrupa’da babaları 69 neslini ucubelikle suçlamıştır. bu arada bunlar da samsun 216 dan bıyıkları sararan sizin babalarınız. yeniliklere direnme, yenilikleri damgalamak da her nesil için spesifiktir. televizyon evlere ilk girdiğinde ahlaksızlık makinesi ve konuşan kutu gibi tabirlerle anılmış radyo mesihleştirilmiştir. propaganda aracı olmakla suçlanan televizyon damgalanmış çağı değiştireceği düşünülmüştü. bugünse artık televizyon dahi izlemeyen bir kitle gelişti ve internet benzer yaftalamalara maruz kalıyor.
şimdi birkaç yanlış kanıyı silelim:
son günlerde popüler bir tabir z kuşağı ekomik refaha ve imkanlara doğdu.bu tabir yüzde ellisi asgari ücretle çalışan ülkemde yapılıyor bu arada. pek çok z kuşağı çocuğu bugün enflasyon ve eğitim masrafları ile mücadele ediyor. bu ülkede telefon-internet yok diye derse giremeyen çocuklar var aloo! z kuşağı popüler kültür ve pornografi bağımlısı, bunu söyleyen kişi de vhs kasete porno çeken korsan dvd satın alan bir oksimoron. y kuşağı bir şeyler başarmış gibi internetin çöplüğünü z kuşağına yıkmaya çalışıyor ancak forum, korsan sektörü, bloggerlık(şu an vloggerlık ve youtube’ırlığa evrildi)facebook/msn gibi internette ne kadar viral, işe yaramaz içerik varsa bu kuşaktan çıktı.
z kuşağı ülkeyi kurtarmalı yanılgısı:
bu da ayrı bir fantezi. 99 yılı gazete küpürlerine göz gezdirince sürekli karşımıza çıkan milenyuma doğru manşetlerini, insanların çılgınlar gibi yeni yılı kutladığını ve yeni bir çağ başlıyor zannettiğini görünce garip bir gülme hissi geliyor. belki de rakamlara takıntımızdan kaynaklanıyor bu. sadede gelirsen bugünlerde kimse 17 yaşında lisans bitirip 25 yaşında nobel alan bir william bragg değil. dogmatik bir eğitim sistemine, yirmi yıllık siyasal islama ve ekonomik sıkıntılara doğan bir kuşağa vakit tanımalısınız. eğer kurtuluşunuzu bize bağlıyorsanız bundan gurur duyarız ancak toleranslı olmanızı da bekleriz. internetin abukluklarına gülüp bunu z kuşağına bağlayan televole izlemiş, kumkapı cinayeti gibi absürd olaylarla karşılaşmış, kırmızı çizgili filmler ve pornografi tabusuyla büyümüş neden ünlü olduğu anlaşılmayan bir ton vasıfsızı prime timeda izlemiş bir moron olmayın yeter.