niğbolu savaşında düşmanın yaklaşmasını beklediği yerden değil daha hızlı ve kestirme yoldan askeri zekasını kullanarak düşmanı ummadığı bir anda kıskaca almış osmanlı padişahı.
Osmanlı döneminden en fazla sevdiğim, en yiğit padişahtır. Niğbolu'da Haçlıları zekası ve cesurluğuyla yerden vurmasından tut, Türk islam Tarihinin en büyük insanı Temur'a yenilmesine kadar hepsi kahramanlığının, yiğitliğinin göstergesidir.
Anası sırptır. Lakin bu mesele değildir. Çünkü Bayezit Türklüğünü Niğbolu'da Haçlıları ezerek, Temur'un karşısında da Bir Türk gibi yiğitçe vuruşup akabinde de yiğitçe Temur'un "benim senin ülkenle işim yok, seni ülkenin başında bırakayım, birlikte çalışalım" mealli teklifine prim vermeyerek yani koltuğunu geri alabilecekken almayıp kahrından ölüp göstermiştir.
Ayrıca Temur'a baskın verip ordusu dağınıkken saldırmak yerine, "bırakalım toparlansınlar, birleşsinler öylece vuruşalım" diyerek ankara savaşına girişmiştir.
Bununla beraber Türklükte soy babadan geçmez. Türk tarihi boyunca arap afyonu harici ananın soyu da babanın soyu kadar önemlidir. Ama bu Osmanlı hanedanı gibi asil hanedanlarda fazla istismar edilmemek şartıyla sorun olmaz. (belli bir süreden sonra sorun olmuştur, çünkü çok istismar edilmiştir, ama Beyazıtta sorun yoktur! var olduğunu söyleyenin kendi kanı da büyük ihtimal bozuktur ki beyazıt'a dil uzatacak yozluğa sahiptir)
Ha kendisinin tek hatası vardır ki kendisine aşırı güvenir. Bu da kimi zaman yanlış kararlar almasına neden olmuştur. Ama o güven olmasa Niğbolu'daki ve diğer yerlerdeki kahramanlıklarını yaptıracak kararları da alamazdı. karşısında TÜrk islam tarihinin en büyük Türk'ü çıkınca kendine o aşırı güveni Temur'a sökmemiştir.
Keşke Yenildikten sonra Temur'un teklifini dinleyip, tahtının başına dönüp, Temur ile birlikte yeryüzünde tek bir feth edilmedik yer bırakmasaydı. Temur'un ardılları bu ilişkiyi başarıyla sürdüremese de eminim ki Bayezit'in ardılları Temur'un ata coğrafyasını da kontrol edip bugün Temur'un kurduğu Turan devam ediyor olabilirdi. Sonuçta bu ve benzeri işbirliklerinden sonra güçsüz tarafın güçlü zayıflayınca iktidarı ele alıp Türk devletini yaşattığı daha önceki örneklerde de görülmüştür.
kaybedenlerin en büyük kazananıdır. ismi bayezıd olmasına karşın beyazıt şeklinde yanlış telaffuz edilen osmanlı 4. sultanıdır. isminin anlamı ba-yezid=yezid olmayan demektir. annesi gülçiçek sultandır, babası 1. murat' tır. niğbolu ve istanbul kuşatmasıyla meşhurdur.
Ankara muharebesi' nde Menteşeoğulları, Germiyanoğulları, Saruhanoğulları Beyleri ve kuvvetleri, daha önce Timur ile anlaştıkları için, ihanet ederek karşı tarafa geçtiler. bu beylikler daha önce yıldırım tarafından hezimete uğratılıp anadolu türk birliği toprağına katıldıklarından dolayı fırsat kolluyorlardı, fırsat ayaklarına gelmiş, en çetin zamanda, hiç yapılmaması gereken yerde, osmanlı kuvvetlerini zayifete uğrattılar ve bunu öyle göstere göstere yaptılar ki ordu içindeki önemli bir kısmı da büyük gücün karşı tarafa geçmesinden dolayı saf değiştirdiler. sonuç ; 28 temmuz 1402' de yıldırım asker, cengaver komutan bayezıd, tatar askerlerine esir düşer, bizans kaynaklarına göre zehirletilerek, diğer kaynaklara göre ise kendini yüzüğündeki zehirle zehirleyerek intihar etmiştir.
lakabının nasıl verildiği konusunda çeşitli rivayetleri mevcuttur en bilineni imdat isteyen orduya yetişmesindeki hızı, gücü, cesaret ve zekasıdır.
bir diğer adı yıldırım bayezit'tir. bazıları beyazıt diye okur fakat doğrusu bayezittir. 1389'dan 1403 yılına kadar hükümdarlık yapmıştır. babası sultan 1.murad annesi rum asıllı gülçiçek hatundur. tam 12 sene tahtta kalmıştır.
Okuma yazma bilen ilk osmanlı padişahıdır .
Tarihte padişahlar arasında ilk evlenen padişahtır. ankara savaşında timur a esir düşen yıldırım beyazıd zindandayken timurun anadoluya gelip yıldırım beyazıd'ın karısını orta yerde çırılçıplak ifşa etmesinden sonra evlilik osmanlı hanedanlığında artık yasak hale gelmiştir. Resmi olarak olmasa da böyle bir fikir tamamen kafalardan silinmiştir.
ankara savaşında ordu içidekilerin timur saflarına geçmesiyle büyük ihanete uğramış padişahtır. kendisine bir tek ihanet etmeyen sırplarla birlikte savaşmıştır ama yenilmiştir. yönetici meziyetleri iyi olan fakat şansızlığı kendisinden daha iyi timura denk gelmiş olmasıdır.
Osmanlı Padişahları arasında hakkında en çok konuşulan Padişahın Yıldırım Bâyezid olduğu doğrudur. Bunun iki sebebi vardır: Birincisi; Kısa zamanda Anadolu birliğini kurup devleti genişletmesine rağmen, 1402de Ankarada Timura yenilerek tekrar başa dönülmesine sebep olmasıdır. ikincisi de, hem Emir Sultân Buharîye kayınpeder olması ve hem de içki içtiğine dair iddiaların bulunmasıdır. Önce Yıldırım Bâyezidi tanıyalım.
1387 tarihinde katıldığı Karaman Seferinde gösterdiği kahramanlıklardan beri Yıldırım lakabıyla anılan I. Bâyezid, Sultân Muradın büyük oğlu ve veliahdıdır. Bursada babasının tahta çıktığı sene yani 761/1360 yılında Gülçiçek Hâtundan dünyaya gelmiş ve 791/1389 yılının Ramazan ayının beşinde de babasının şahâdeti üzerine tahta çıkmıştır. Padişah olmadan evvel sırasıyla Kütahya, Hamid ili ve ilk Amasya Sancak Beyliği gibi tecrübeleri bulunmaktadır.
Osmanlı Devletinin Kosovada haçlı ordularıyla meşgul olmasını fırsat bilen Karamanoğulları, Osmanlı Devletine ait sancak ve kazalara hücum başlattı. Bunu gören Yıldırım, 1390 yılının ilk günlerinde Anadolu birliğini tehlikeye sokmamak için hemen bu bölgeye intikal etti. Germiyan, Aydın, Menteşe ve Saruhan Beylikleri Osmanlı Devletine bağlılıklarını bildirince, hemen 1390-91 kışında Ankaraya gelerek orada kışlasını kurdu. Sonradan yanına Bizans imparatoru II. Manueli de alarak Karaman bölgesine geçti ve onları ikaz etti. Zaten Karamanoğlu Damad Alâaddin Bey de firar etmişti. Ege Adalarını vurarak Venedik Cumhuriyetine gözdağı vermeyi de ihmal etmeyen Yıldırımın bütün hayali istanbulu fethetmek idi. Bu sebeple 1391de 7 ay sürecek olan istanbul kuşatmasına başladı. Bizansın sulh ile itaat edeceğini umuyordu; ama olmadı.
Rumelinde gayr-i müslimlerle uğraşan Osmanlının aleyhine, durumu fırsat bilen Karamanoğlu-Candaroğlu ve Sivasdaki Kadı Burhâneddinin ittifak yaptığı duyuldu. 1392de Candaroğlu halledildi; isfendiyaroğulları da Osmanlıya itaat etti. Kadı Burhâneddin ile olan savaş daha dehşetli idi. Yıldırımın oğlu Şehzâde Ertuğrulun kumandasındaki Osmanlı ordusu, Çorum yakınlarında yenik düştü. Bu arada Yıldırımın kendisi Rumeli seferine devam ediyor ve 1392de filozoflar diyarı olarak bilinen Atina Osmanlıya teslim oluyordu.
Bütün bu gelişmelerden rahatsız olan Macar Kralı Sigismund, üçüncü bir haçlı seferi hazırlığında idi. Gerçekten her çeşit düşman milletin yer aldığı 70.000 kişilik orduyla Tunayı geçerek Niğboluyu kuşattı ve düşman kuvvetler 130.000e ulaştı. Ancak 25 Eylül 1396 tarihinde Avrupalıların asırlarca unutamayacakları Niğbolu Zaferi kazanıldı ve Yıldırım, artık Halife I. Mütevekkil tarafından Sultân-ı iklim-i Rum ve Sultân diye anılmaya başlandı. Üçüncü haçlı seferini fırsat bilerek yine Osmanlı topraklarına saldıran Karamanoğulları ise, nihâî dersi hak etmişlerdi ve gerçekten 1397de Konyaya giren Yıldırım eniştesi olan Karamanoğlu Beyini idam ettirdi ve Konyayı Osmanlı Devletinin Karaman Eyâleti olarak ilan etti. Artık Anadolu birliği sağlanmış ve bütün Anadolu neredeyse Osmanlı Devletinin olmuştu. Rumelide Balkanlar Osmanlının hâkimiyetine girmişti.
işte böyle bir dönemde Doğudan büyük bir tehlike geliyordu. Doğu Türkistan Hakanı Aksak Timur veya Timurlenk, fırtına gibi eserek Doğu Anadoluyu tehdit ediyor ve memleketleri ellerinden alınan ve Osmanlıdan memnun olmayan Anadolu beyleri Timuru tahrik ettikleri gibi, Timurun düşmanları olan bazı beyler de Yıldırıma sığınmış bulunuyorlardı. Timur nazik sayılabilecek bir üslupla Yıldırımdan bu beyleri salı-vermesini ve kendisine tabi olmasını, şartlarının kabulü halinde, gayr-i müslimlerle olan cihadını takdir ettiği Osmanlı ordusuna yardım edeceğini ifade eden bir mektup gönderdi (Mektup, Rum Meliki Yıldırm Bayezid diye başlamaktadır). Buna karşı Yıldırımın cevabı çok sert ve hatta hakaretâmiz oldu (Mektup, Ey Timur denen parçalayıcı köpek ve Tekfurlardan daha kâfir olan adam diye başlamaktadır).
Neticede kaderin cilvesiyle Yıldırımın strateji açısından üstün görüldüğü uğursuz Ankara Meydan Muharebesi meydana geldi ve 28 Temmuz 1402 tarihinde Osmanlı ordusu yenik düştü ve Padişah esir alındı. Bu hadiseyle Osmanlı Devleti, cihan devleti olmaktan çıkmış ve yeniden başa dönmüştü. Zira bu savaşı takip eden yıllarda, 8 yıl kadar Anadoluda kalan Timur buralarda terör estirdi ve eski beylere beyliklerini tamamen iade etti. 3 Mart 1403de, bazı tarihçilerin ileri sürdüğü gibi intihar ederek değil, sıkıntıdan doğan bir kaç çeşit hastalığa dayanamayan Yıldırım vefat etti ve Osmanlı Devleti için Fetret Devri denen ara dönem başladı.
Yıldırım Bâyezıd devrinin ileri gelen devlet adamları arasında, iyi bir devlet adamı olmakla beraber takvâ cihetinden zayıf olduğu ittifakla açıklanan Çandarlı Ali Paşa, Timurtaş Paşa, Süleyman Paşa, ishak Bey ve Mihal oğlu Muhammed Bey zikredilebilir. Onun devrindeki âlimlerden ise, Şemseddin Fenari, oğlu Muhammed Şah Fenari, Hâfızuddin Muhammed Kürdî, Şeyh Kutbuddin iznikî ve Şihâbüddin Sivasî unutulmamalıdır. Devrinin Horasan erenlerinin başında, Emir Sultân denen Bâyezidin damadı Şemseddin Muhammed Huseynî, Hacı Bayram ve Şeyh Abdurrahman-ı Erzincanî gelmektedir. Mevlid yazarı Süleyman Çelebi de onun zamanındaki en büyük şairlerdendir.
ZEVCELERi: 1- Germiyanoğlu Devlet Şah Hâtun; isa, Mustafa ve Musanın annesi. 2- Devlet Hâtun; Yine Germiyanoğlu olduğu söylenen ve Sultân Mehmed Çelebinin annesi ve ilk Vâlide Sultân. 3- Hafsa Hâtun; Aydınoğlu isa Beyin kızı. 4- Sultân Hâtun; Dulkadiroğlu Süleyman Şah kızı. 5- Marya (Olivera Despina) Hâtûn; Sirbistan Kralı Lazarın kızı. ÇOCUKLARI: 1- Ertuğrul Çelebi. 2- isa Çelebi. 3- Mustafa Çelebi (Tartışmalıdır). 4- Büyük Musa Çelebi. 5- ibrahim Çelebi. 6- Kâsım Çelebi. 7- Yusuf Çelebi. 8- Hasan Çelebi. 9- Erhondu Hâtun. 10- Fatma Hâtun. 11- Paşa Melek Hâtûn. 12- Oruz Hâtûn. 13- Hundî Hâtûn. 14- Şehzâde Mehmed .
Kaynak: Osmanlı Araştırmalar Vakfı
1389 Sultan I. Muradın şehit edilmesi.
Yıldırım Bayezidin tahta çıkışı.
Yıldırım Bayezidin oğlu Çelebi Mehmedin doğumu.
Yıldırım Bayezidin, Devlet tarihinde en önemli bir yetkiyi üstlenmesi.
Bizans imparatorlarını tayin ve azletmesi.
1390 Aydın-Saruhan-Germiyan-Menteşe Beyiklerinin Osmanlı Devletine katılması.
Karaman seferi.
Konyanın kuşatılması.
Yıldırım Beyazidin Sırp Prensesi Olivera ile evlenmesi.
Gelibolu tersanesinin inşası.
Alaşehirin alınması.
istanbulun Türkler tarafından ilk kuşatılması.
1391 ikinci Mora seferi.
Macaristanda ilk Osmanlı zaferi.
1392 Kastamonu Beyliğinin işgal edilmesi.
Çandaroğlu isfendiyarın Osmanlı hakimiyetine girmesi.
işkodra ve Amasyanın işgali.
1393 Devlette hukukî gelişme.
Mahkeme Rüsumunun konulması.
1394 Selanik ve Yenişehir bölgesinin fethi.
Arnavutluk istilası.
1395 istanbulun ikinci kuşatması.
Beyazidin Abbasi Halifesinden Sultan ünvanını istemesi.
Niğbolu zaferi.
1396 Yıldırım Beyazide Sultan-ı Rum ünvanının verilmesi.
Arnavutluk fethi.
Akçay Zaferi.
Karaman ülkesinin Osmanlı hâkimiyetini kabulü.
1397 Anadolu Hisarının Yıldırım Beyazid tarafından inşası.
istanbulun üçüncü defa kuşatılması.
Yıldırımın Yunan seferi.
Kadı Burhaneddinin ölümü.
Karadeniz Beyliklerinin zaptı.
1398 Dulkadir Beyliğinin hakimiyet altına alınması.
1399 Yıldırım Bayezid-Timur anlaşmazlığının başlaması.
1400 istanbulda bir Türk mahallesi, şeriye mahkemesi ve bir cami yapılması.
istanbulun dördüncü defa kuşatılması.
1401 Erzincan Beyliğinin işgali.
1402 Ankara Savaşı.
Yıldırım Beyazid ile Timur ordusunun karşı karşıya gelmeleri, beklenilmiyen bir bozgunla savaşın kaderinin değişmesi.
Ankara bozgunu ve Yıldırım Bayezidin esareti.
Fetret Devri.
Osmanlı Devletinde kardeşler, Şehzadeler arası mücadelenin başlaması ve çeşitli olaylarla devletin on yıl sürecek iktidar mücadelesi içinde ve çatışma ortamında zaman kaybetmesi.
Üç şehzade idaresinde üç ayrı Osmanlı hükümeti.
Bursa, iznik ve izmit şehirlerinin yağmalanması.
Osmanlı ülkesinde anarşinin başlaması.
1403 Yıldırım Beyazidın vefatı.
Sultan I. Mehmedin tahta çıkışı.
Timur gibi bir komutanla karşılaşmış ilk ve tek Osmanlı padişahıdır. Bu yüzden esir düşmesi de normaldir diğerlerinin timurdan kat be kat güçsüz düşman karşısında esir düşmemesi de normaldir. Timur'un karşısına Beyazıt değil Osmanlı'nın en büyük komutanı, en güçlü ordusuna sahip büyük Yavuz çıksa sonuç yine beyazıt ile aynı olacaktır. Tabi Beyazıt'ın esir düşmesi yenilgiyi kabullenmeyip son neferine kadar çarpışması nedeniyledir de daha önce savaş meydanını terkedebilirdi ama yapmadı, nitekim muhtemelen Yavuz da bunu yapmayacaktı ve sonucu yine esir olmak olacaktı.
Mükemmel komutandı cesaretliydi ama ne yazık ki bu gözü pekligi sonu oldu harap etti kendini de ülkeyi de. Ben olsam Timur gelince Balkanlara cekilirdim o gidene kadar gerilla savaşı verirdim Anadoluda. Yoksa Moğol ordusuyla Filleri kullanan acımasız adamla çarpışmak akıl karı değildir. Yazık olmuştur Yıldırım'a yürekli padişahti ama o yenilgisiyle işler başa döndü hep.
Timur ona gayet saygili ve bariscil yaklasmasina ragmen hem asiri saldirgan ve saygisiz davranmis, hem de tabiri caizse koroglu gibi anadolu'da pesinden gitmis ve sonunda feci bir yenilgi almistir. Timur'un onu bir kafese kapattigi ise dogru degildir.
Ayrica ayyastir.
murad hüdâvendigar'ın oğlu, 4. osmanli padişahıdır. tahta çıkar çıkmaz sırbistan bölgesindeki huzursuzlukları, ardından halka zulüm yapan ve Osmanlılara baş kaldıran anadolu beyliklerinin çıkardığı ayaklanmaları bastırdı. izmir haricinde bütün batı anadolu'yu osmanlı idaresine katti. 1396 niğbolu zaferi tek başına osmanlının, avrupa devletlerine karşı kazanılan en önemli savaşlardan birisidir. bu zafer batı dünyasının yanı sıra doğuda da osmanlı türk devletinin tanınmasına sebep olmuştur.
Anadoluda bazı beylikleri barış yoluyla (çeyiz vs.) ve savaş yoluyla kendine bağlamıştır anadolu birliğine büyük adım atmış ve ayrıca batıda topraklarını genişletip buralarda müthiş bir iskan sistemi uygulamıştır. Bu iskan sistemi sayesinde kendinden sonraki fetret devri adı verilen otorite boşluğunda buraların elde kalması sağlanmıştır. Gözünün şaşı olduğu söylenir.