Yılbaşı ağacı süsleyecek kadar neşeli bir hayatım olmadı.
Bu yüzden olsa gerek, yılbaşı ağacı süslemek ya da süslenmiş halini görmek bana anlamsız ve saçma geliyor. Isteyen istediği gibi süslesin kimseye zarar vermedikten sonra ne günahı var.
yılbaşı kutlaması vs. hiç alakamız yoktur ailecek lakin o ağacın süslü halini seviyorum daha doğrusu süslemesini seviyorum herhalde. daha önceki yıllarda satıyordum. açılmamış kutusunda olan üründen çok vitrin için hazırladığım, kendi süslediğim ağaçlar seri gidiyordu. müşteriler süslememi beğeniyorlardı demek ki. ışıklar falan o ambiyans çok hoşuma gidiyor.
Yeni yıl gelirken bazı insanların süslemeyi tercih ettiği ağaçtır. Aile ile süslersen o süreç daha eğlenceli oluyor. Eve hoş bir görüntü katsa da en sevmediğim şeylerden birisi o ağacı toplamak oluyor.
özellikle kanada taraflarında çok güzel süslenen çam ağaçlarıdır. tam olarak çam mı kullanıyorlar yoksa herhangi bir türevi mi bilmiyorum ama adamlar büyük ihtimal ağacı kullandıktan sonra gidip evlerinin önüne dikiyorlar.
bizim ülkemizde yapılanı ise tamamen özentiliktir. yani eve ağaç filan koyacaksan geniş bir evin olmalı veya gidip dandik plastiklerden alacaksın.
bi de söylemeden geçemedim. şimdi bizim kızlarımızda instagramdan filan görüp yapmaya çalışıyor böyle christmas temalı fotoğraflar, çam ağacının altında kahve içmeler hediye paketlemeler filan. bak samimi söylüyorum her şeyi geçtim ağacın dandikliğini, o dandik led lambalarını, yan kırtasiyeden aldığın kaplama kağıdını filan hani her şey on numara diyelim, affedersin ama sen o christmas temalı pijama ve çorap konseptini lütfen yapma. yabancı hatunlar kendilerine yakışacak şekilde diz üstü kalın çoraplar geyik desenli pijamalar filan giyiyorlar ama onlar hala insan formunu koruyabiliyor. ama sen o roberto carlos gibi bacaklara çekmek için zorladığın çoraplarla kıçının arasına kaçmış pijamanla ve büzdüğün dudaklarla formata uymuyorsun be güzelim. yapma yani. lütfen.
yılbaşı ağcı bana hep çocuksu sevinçlerimi hatırlatır. kar düşmüş dize kadar. babam yıl başı ağcını getirirdi taa uzaklardan. soba çıtır çıtır yanardı, mis gibi çam kokardı oda. sonra biz annemle süslerdik. çok heyeceanlıydı. aile olduğumuzu o anlarda daha da çok hissediyordum. şimdilerde büyüdüm. ama yinede dün evimi süsledim. yılbaşı ağcı aldım. ışıklar aldım. oyuncaklar. çok güzel oldu. sonra karşısına geçtim her şeyin ve ne kadar yanlız olduğumu anladım. arkadasının olmamasından değil yanlızlık. bu bir ruh hali istediğin ve sevdiğin ansanlarla birlikte olamadıktan sonra insanlar kendilerini hep boyle hissederlermiş.
bir zamanlarda bir sevgilim vardı bana yılbaşı ağcı almıştı. ağcı almış süsleri de almış süsleyememiş. sonra ben gelince beraber yaptık. oldu gayette güzel oldu. ışıklarımız bile vardı. gece açardık. bana yılbaşı ağcı sevincimi yaşatan, aile sıcaklığını hissetiren sevgiliye...
tabi bu 3 sene onceydi. en son ben o yılbaşı ağcını balkonda atılmış gördüm. belki hala oradadır üstüne biraz kar düşmüştür. yılbaşı ağaçları karı severler. kar düşünce soğuk gelince yılbaşı ağacıda evine girmek ve seni sevindirmek ister hayattaki hikayesi budur. küçücüktür ama büyük mutluluklar yaşatır. keşke her şey onun kadar iyi niyetli olsa.