stefan witwicki'nin pierscien(yüzük) adlı şiiridir. chopinmaria wodzinska aşkında da yer almış şiirdir. paris'e doğru yola çıkacak chopin 8 eylül 1836 günü maria'nın not defterine bu şiiri yazmış ve sonrasında genç kızın isteği üzerine bestelemiştir. bu şarkı op.74, no.14 olarak bestecinin ölümünden sonra yayınlanmıştır. şiirin sözleri chopin'in aklından geçen karmaşık düşüncelerin yansıması gibidir.
yüzük
sen hüzünlü şarkılar dinlerken
aşık olmuştum çoktan ben
sol elinin küçük parmağına
takmıştım gümüş yüzüğü.
başkaları kızları kucaklarken
ben sabırla bekledim.
ama sonra bir yabancı geldi
yüzüğe aldırmadan, götürdü seni.
şimdi çok uzaklardayım
oysa içim özlem dolu
sen başkasının karısı oldun
yüzüğü de unuttun.
bil ki aşkım hiç bitmeyecek
hiç ayrılmayacak senden
senden ve o sevgili yüzünden.
yarim kalan asklarin "cünkü g.zekaliyiz biz. mantigimiz bu kadarina yetiyor" temasini basariyla islemistir. zakkum'dan ve begenen zihniyetten nefret etme sebebidir. face'de cok populerdi bi aralar. bir düzine insan paylasiyor lafim yok. ama bunlarin arasinda her seyi imkansizlastirma cabasi icine girmis kendini cok romantik sanip kesmekes'e baglayip bu sarkiyi dinleyerek "ah ne kadar dogru" diye ic cekip kendini avutanlara var. size burdan kocaman bir bsgit gönderiyorum. size her ask fazla. bu kadar basit.
Dinlerken kişide "Bir erkeğin kızının biyolojik annesi değil de kızının isim annesi olmayı daha çok istiyorum sanırım ben." hissi uyandıran zakkum şarkısıdır.
925 ayar gümüş olanları makbuldür. içinde %92,5 oranında gümüş olur. her iki elimde yıllardır çıkarmadan taktıklarım mevcut. sade birer tane ve her ikisi de aynı.
Zakkum isimli gurubun insana hayatı zehir zıkkım eden şarkısı. Hayır tamam biz de bu duyguları yaşıyor ve taşıyoruz ama dillendirmiyoruz. Niye sikiyosun ki şimdi beni? Mutlu mu oluyorsunuz olum. Kendinize gelin lan!
eski roma'da, colosseum arena'da, fahişeleri normal ev kadınlarından ayırmak için değişik kıyafet giydirmiş ve yüzük taktırmışlardır. kusura bakmayın ama fahişeler üç sınıfa ayrılırdı ve roma askeri ikinci sınıftan altına gidemezdi. gittiği farkedilirse öldürürlerdi. e tabi asker nereden tanıyacak? bakacak ki elbise tamam, yüzük tamam, ben doğru adresteyim diyecek.
bir de şimdi bakın. dünya nerelere geldi. olacaksa kalpten olacak. yüzük takmakla olmaz.*