büyüdükçe öğrenirsin ki, insanın yüreği darmadağın olmuşken, gülmek zorunda olduğun zamanlarda arsızca gülebiliyormuşsun da.
böyle maskelerin üretilmediği, gerek bile duyulmadığı diyarlara kaçalım arkadaş. Güldüğümüz zaman hoyratça gülelim, ağlamak istediğimizde bangır bangır ağlayalım. sonra gözyaşımızı silip, gülmeyi bıraktığımız yerden tekrar başlayalım.
yalancı yüzlere yalan söyleyip, arsızla arsız olmayalım.
hiçbir belirti yok. sanki herşey yolundaymış gibi davranılır. o taktılan yalancı maske yanlızken düşer. yüreğin için için ağlarken gülersin. çok zordur çok...
kendini buna inandırmaya ve alıştırmaya çalışırsın çevrendekileri de üzmemek için
çoğu zaman yaptığımdır. Yanlızlığa çok alıştığım için insanlar beni sıkıyo ve onların yanında hep rol yapıyorum mutluymuş gibi davranarak.kötü bir durumdur.
karakter gereği güleryüzlü olup belkide öyle olmak zorunda hissine kapılıp ama her zaman içi kan ağlayan, gülerken belki bir nebze olsun unutan, ama gülmediği zaman içindeki derin yararın alarm verdiği zamanlardır. yara kapanır mı ? kapanmaz ilacı dünyada tektir ama ...
sürekli dışardan ağlayarak çevremizdeki insanları da bunaltmamak için yaptığımız eylem çoğu zaman. zor olsa da, gece tek başıma kalana kadar ağlamıyorum. zaten ben üzülüyorum bi de çevremdekileri üzmeye ne gerek var? bu yüzden, iyi ki varsın prozac. canımsın.
farklı sebepleri olan durumdur. ağlayamazsınız çünkü sizi görebilen birileri vardır. ağlayamazsınız çünkü kendinize acımaktan korkarsınız. ağlayamazsınız çünkü ağladıkça daha çok hatırlayacağınızı bildiğinizden kaçarsınız. ağlayamazsınız çünkü unutmaktan uzaklaşacağınızı bilirsiniz. yine ağlayamazsınız çünkü ağladıkça güçsüz olduğunuzu yüzünüzden kendiniz daha rahat okuyabilirsiniz. en kötüsü de ağladığınız şeyi sizden başka kimsenin tahmin bile edememesidir. velhasıl ağlamakla çözülmeyeceği için gülümsemeyle arayı kapatmak daha mantıklıdır.
bunun adına büyümek deniyor.
büyüdük çakal sürüsüne yem olmamak için maskeler icadettik. o maskenin altından süzülen hüzünleri bizden başkası bilmesin istedik. ve aynı zamanda bilsinler de istedik. bir nebze insanlığın hatırlanması için. oysa sen maskenin altında sürdürüken yaşamını ruhunu şeytana satmışlar vardı. gülüşlerinle gizledin hep en azılı dişlerin izlerini.
ve sonunda yalnızlık karşıladı herbirimizi uzaklaştıkça birbirimizden. acımızla yüzleşirken güldük bu sefer acımızdan beslenen kan emicilere.