arog filmini en ince en gereksiz yerine kadar eleştirmiş , beğenmemiş ve kaybetmiş günaydın eki yazarı. yok filmde gülememiş ama ivedikte çok gülmüş. ben böyle basit yazarın yazılarını okumam arkadaş. birşey sanıp takip ederdim ama olmadı.
olimpiyatlarda müsabakadan çok hatunların fiziğine takmış, tv gazetecisi magazinci. trollere kızıyoduk, ama bu adam resmen niyetini belli etmiş. amacı yarış izlemek değil, hatunları kesmek.
erkek. sadece erkek. tam da yasal sistemin istediği, yoğurduğu, eğip büktüğü bir erkek yüksel aytuğ. evet bugünkü yazısıyla ilgili söylüyorum elbette bunların hepsini.
tam bir erkek gibi davranıp, olimpiyatlarda gördüğü kadın bedenleri üzerinden kendi iştahını temsil edenler ve etmeyenler olarak bir algı ile izlemiş. memelerin küçüklüğü, kalçaların darlığı, omuzların genişliği rahatsız etmiş yükselciğimizin estetik kadın algısını.
kafasında evirmiş çevirmiş, sonra bir de kadın örgütlerine bağlamış mevzuyu. ve demiş ki, bunun için de harekete geçsinler. sanırım herkesi kendi cehalet düzeyinde zannetmek gibi bir rahatsızlığı mevcut. hatta cehaletinin ve erkekliğinin sınırlarını kanıtlamak istercesine sporun şiddetinden bahsetmiş. kadınların memelerinin küçük olmasını da buna bağlamış. enteresan. bu noktaya nasıl gelir bir insan bilemiyoruz. çünkü erkek değiliz. bu kafaya ancak erkek olanlar mı erebiliyor? hayır. sadece erkek olanlar değil. cinsiyetiniz çok büyük bir rol oynamıyor aslında.
sistemin yarattığı erk'in buyruklarına boyun eğmiş olmak yeterli. yani sisteme yamanma çabası da diyebiliriz.
ayrıca yüksel aytuğ özelinden genele giderek bir şey daha eklemek lazım; bu zihniyet kadın cinsini "meme"den ibaret görüyor. memen,n büyüklüğü oranında kadın oluyorsun onların gözünde. yanii aslında yaptıkları tüm bu yorumlar kendi nefsleri ve iştahları dolayısıyla da açlıkları ile ilgili.
--spoiler--
TRT, vuvuzela'nın 65 yaşındaki Güney Afrikalı mucidini bulup, röportaj yapacakmış. Vallahi çok iyi olur. Hiç olmazsa kime söveceğimizi biliriz!..
--spoiler--