yvan goll

entry1 galeri0
    1.
  1. 28 Mart 1891 yılında Issac Lang adıyla Alsas Lotringenli bir yahudi ailenin oğlu olarak Almanya'da doğan şair. Hukuk doktorası yaptı. Şair Claire Goll ile evlendi. Genelde eserlerini anadili olan Almanca yazdıysa da çok iyi konuşup yazdığı Fransızca da eserleri bulunmaktadır. Birinci Dünya Savaşı yıllarını savaş karşıtı sanatçılar çevresinde isviçre'de geçirdikten sonra, 1919 yılında Paris'e yerleşti. Özgün imge yüklü şiirinin yanında siyasi yönelimli romanlar da yazdı. Absürd ve deneyci modern tiyatronun da önemli öncülerindendi. Claire Goll ile karşılıklı yazdıkları "Die Antirose" (Karşıt Gül) kitabı için Karl Korolow, "Alman şiirinde benzersiz olduğu" yargısında bulundu. Paul Eluard: "Yvan Goll'ün mutluluğu ve büyüklüğü, Claire Goll ile birlikte aşk şiirinin zirvesine oturmaktı." Bu ve "Malay Aşk Şiirleri" ile " On Bin Tan Kızılı" kitaplarından birkaç örnektir. 27 Şubat 1950 yılında Paris'te Amerikan vatandaşı olarak öldü.

    SAHiBi BiLiNMiYOR
    Geceleyin sıkça çatırdar ölmüş kalbim
    Kiraz ağacı gençliği düşleyen,
    Antika bir dolap gibi,

    O zaman gererim yine kahverengi dallarımı,
    Ve açarım yaprak ellerimi
    Ve salınırım bir kuş şarkısı altında

    Senin çimenlerini gölgelerim
    Okşarım seni mavi gölgelerle
    Ve atarım sana bütün kanımı
    Kızıl kirazlarda.

    Gündüz dururum orada yumuk kirpiklerle
    sahilde terk edilmiş bir villa gibi
    Sahibi bilinmeyen

    ON BiN TAN KIZILI

    Sen ele gelmezsin
    Bir dere gibi
    Nane tutamları içinde
    Çokça titrersin
    Suretim altında
    Eğilince üzerine
    Yıldızlar doğar
    Bana bakınca sen
    Bana aitsin
    Göz nasıl yüze aitse
    Ve şarkılarımdan biriyle
    Dudaklarında ölüme gideceksin...
    Ama benden kaçıyorsun, kaçıyorsun
    Mandolinimin sesi gibi
    Ele gelmeyen
    Toy kuşu gibi- Alabalık gibi
    Ey bir aşkın düşü !
    Ey bir düşün aşkı !

    Çayırım benim
    Kayısı dudaklım
    Gözlerinin sakin suyunda
    Salınır iki peygamber kuşu
    ve yunar
    Yorgum ruhum içinde

    Unutmabeni açar
    Senin gamzelerinde
    Sana benziyor hepsi küçük yeğenler
    gibi

    Harpa çalıyor rüzgar saçlarında
    Aşkımın uzak anjelüsü
    Yankır senin yüreğinde

    Uyu hasta çocuk:
    Dünyanın dönmesini durduracağım
    Ayın çarklarını yağlayacağım
    senin gözyaşlarından paslanmışlar
    Astım rüzgarı boğacağım
    Bütün Avrupa'yı uyandırıyor...
    Uyuyabilesin diye
    Tramvay raylarını pamuğa saracağım
    Yağmuru kara döndüreceğim
    Ve her sabah karatavukları vuracağım
    Şakımaları ceren yüreğini çentikleyebilir:
    Uyuyabilesin diye
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük