--spoiler--
ama cehennemden aydınlığa, giden yol uzun ve zorludur. yolun sonu aydınlık da olabilir karanlık da, mühim olan ve yaşamsal olan yolun kendisidir.
--spoiler--
Bugün, Türk Milletinin özgürlük ve vatanı için gerektiğinde neleri feda edebileceğini bir kez daha kanıtladığı bir dönemi simgeleyen 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Günüdür. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün, Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur sözlerinde ifadesini bulan bu zafer, aynı zamanda Mehmetçiğin vatan ve millet sevgisinin de ölümsüzlük anıtıdır. Milletimizin gönlünde daimi yerini alan şehitlerimiz, ülkemizin bağımsızlığının ve bölünmez bütünlüğünün korunması, huzur ve güven içinde yaşamamız, milli çıkarlarımızın savunulması ve vatanımıza hizmet etmek için canlarını feda etmişlerdir. Üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu vatanı, bağımsızlığımızın, özgürlüğümüzün, vatan sevgimizin, birlik ve bütünlüğümüzün simgeleri olarak, gönlümüzde yaşayan aziz şehitlerimize borçluyuz. Onların, vatan ve millet için yaptığı fedakârlığın değeri, hiçbir şeyle ölçülemeyecek kadar yüce ve büyüktür.
Türk vatanının ve milletinin ebedî varlığı ile devletimizin bölünmez bütünlüğü uğruna gözlerini kırpmadan canlarını feda eden aziz şehitlerimizi, 18 Mart Şehitler Günü münasebetiyle şükran ve rahmetle anıyoruz.
ve bu yazara sevgilerimi gönderiyorum.
attığı her adımda yeni bir yarım şey bırakan yazardır. bıraktığı şeyleri arkasında toplayan birisi var mı diye baktığında, karşısında göreceği insandan ötürü biraz şaşkınlık yaşayacak ve 'adam beni hatırlıyor' diyecektir. aslında olan şey şudur. arkasındaki adam ve o bir çember etrafında dönmektedir. her ikisi de önde giden ve yere bir şeyler bırakan birisini takip etmektedir(çünkü aradığı şey o'dur.), aslında bu bir iç boşluk paradoksudur. kişi içindeki boşluğu dolduracağına inandığı izleri takip eder ve takip ettiği kişi tarafından aynı şekilde takip edilmektedir. arada kafayı geride ne bıraktım diye çevirerek baktığında(bir ironi) diğeri de kafasını geriye doğru çevirip o'na bakıyordur çünkü ikisi de her ne kadar inkar etse de yaşıyordur. bu ancak yaşayan insanların başına gelebilecek bir durumdur.
gelecekte olacak şey ise;
bir üçüncül devreye dahil olacaktır ve tam ikisinin de çemberin 180 derece merkezle hizanlandıkları anda, çemberin merkezinde ikisinin de ilgisini çekecek türden bir varlık meydana getirecek ve birden yok olup birbirlerini görmelerini sağlayacaktır.
bir diğer kısımda: üçüncül farklı düşünceler de hep farklı tanımlanmıştır. bazen bir kıyamet ıslığı, bazen bir eli mızraklı vs.. aslında olan şudur; arzuların enkarnasyonudur.