teyzemlerin yosma adında bir komşuları vardı. küçüktüm ve yosmanın ne demek olduğunu bilmiyordum. bir gün bir aile dostumuz bir şey anlatıyor ve anlattığı şey o kadınla ilgili. kadının ismini çıkaramadı ve dedi ki "sizin komşunuz vardıya abla hani adı kaltak mıydı, kahbe miydi neydi?". o günden beri benim için yosma ismi kaltak mıydı, kahbe miydi? sorusuyla birdir.
sanılanın aksine hakaret değil iltifattır. hani ön sevişme esnasında tadından yenmeyen dirty talk olayı vardır ya, onun gibidir, aklı baştan alan, afet i devran, kulu kölesi olunası, kadın gibi kadındır yosma, öpmeyi de bilir, gerdan kırmayı da, ateşi yakar, el değemezsin. işte öyle kadındır. dünyası yıkılmış adamın neşesini yerine getirir. söylenesi, söylenemeyecek bir kelimedir işte.
anlam yozlaşmasına kurban olan kelime. iyi olan anlamı ne yazıktır ki kötüye yorulmaktadır artık. bu da dilin yüz yıllar içinde nasıl değiştiğini göstermektedir. yine yollu kelimesi, karacaoğlan zamanında iyi yolda giden, dürüst manasında iken bugün ne anlamda olduğu aşikardır. anlam yozlaşması bir dilin; kendi kendini yontmasıdır.
boyalı tırnaklarla dolaşıyor sokakta
kimse bilez nedenmiş , buralara gelmezmiş
kıpkırmızı terlikler güzel durmuş ayakta
pardon bayan baksana sakın yanlış anlama
bu şehrin neresindensin söle ki biz de bilelim
annenler uyuduğunda haber ver kalkıp gelelim
YOSMA
kısacık saçlarına takıyor tek bir toka
kurban olayım senin ağzındaki sakıza
takılmışız oltaya alma bizi dalgaya
başka işiniz yoksa bekliyoruz yatıya
bu şehrin neresindensin söle ki biz de bilelim
annenler uyuduğunda haber ver kalkıp gelelim...
YOSMA!!
sözleri yukarıda bulunan, Kurban'ın 'Sert' adlı albümünden bir parça.