Bıktım artık bu restaurant sektöründen.
Bugün 14:00 da geldim 23:30 da çıktım yarın 06:00 da gelcem. Bu nedir arkadaş.
Yeter artık ya.
Tamam parası güzel de nereye kadar.
(bkz: garson psikolojisi)
Yoruldum. Hem de çok.
Donuk omuzum açılsın diye, akşama kadar egzersiz yapmaktan, iyi gelir diye, öğürerek gün aşırı, paça çorbası içmekten, inlemekten, imanım gevredi.
Hiç birşey yapmadan, öyle ebleh ebleh, huzurla, oturmayı özledim.
çok yoruldum. her şeyi kafaya takmaktan inanın ki çok yoruldum. insanlar üzülmesin diye uğraşmaktan yok oldum ama haberim bile yoktu. kendim için ne yaptım ? hiçbir şey tabiki de. yani anlayacağınız yoruldum. koskocaman bir okyanusta boğuldum. sonunda kıyıya çarptım belki ama o kıyıdan da alınmadım.
Cok yoruldum sevgili yazarlar. Cok agir, zor bir yil gecirdim. Sabahlar oldu, kac gün tan agarırken gözlerimi ovusturarak ders calismaya devam ettim. Kac gunler oldu, endiseyle, kaygiyla uykuya yatip kabuslar gördüm. Sükür ki amacima ulastim. ama, simdi de psikolojinin vermis oldugu bu rahatlikla yoruldugumu iliklerime kadar hissettim. Cok yorgunum, oyle boyle degil, coook.
Yoruldum hayata hep gizli bir köşeden bakmaktan yoruldum.
Tek başıma yaşam savaşı vermekten yoruldum
Bir tek benmişim gibi her şeyi kendime dert etmekten yoruldum
Gizli saklı yaşamaktan her şeyi sineye çekmekten yoruldum
Başkasının hayatı gibi yaşamaktan insanların üzerimde baskı kurmasından yoruldum
istediğim gibi yaşayamamaktan yoruldum
.
bi beş sene önce ''yoruldum artık'' diyebileceğimi hiç düşünmezdim ama yoruldum artık... bugün bunu anladım yorulmuşum işte sözün ötesine ne gerek var.. ınsanlar anlamasin diye aciyla gülümsemekten, herşeyin üst üste kötü gitmesinden, hergün uyanmaktan, yemek yemeye çalışmaktan, hayattan, işten, kendimden, basarisizliklarimdan, ağlamaya gücümun kalmamasindan hepsinden çok yoruldum.artik bitebilir mi lütfen? kendime dertlerim yetmezmiş gibi bir de toplumsal olaylara oturduğum yerde üzülüyorum. elden bir şeyin gelmemesi ayrı bir ağırlık bırakıyor omzuma... radikal kararların eşiğindeyim. facebook'u kapattım, twitter mwitter yok gibi zaten, haberlere bakmıyorum, sözlüğe de girmemeye özen gösteriyorum... izmir'de bir sakallı celal olmak varken fazlasına gerek yok...
--spoiler--
Beni yakan ateş değil sensin, terk edip gittin nerelerdesin?
Öyle kolay unutabilir misin?
Hatıralar canlı konuşur benimle, her gece uyurum senin sesinle
Çekip giden sen, kaybolansa ben oldum
Yoruldum, hayaller peşinde koşmak, olmayan bir şeyi aramaktan
Yoruldum, her sabah yeniden doğmak ve hep kaybedip durmaktan
Geceler hep uzun, ulaşmaz sabaha, uyuyabilirsem belki kavuşurum sana
Ellerin neden uzak, dargın mısın hala bana?
Hatıralar canlı konuşur benimle, her gece küfreder bakıp ta yüzüme
Yeniden doğan sen solup gidense ben oldum
Yoruldum, hayaller peşinde koşmak, olmayan bir şeyi aramaktan
Yoruldum, her sabah yeniden doğmak ve hep kaybedip durmaktan
Yoruldum, Gölgemi ardıma alıp, dikenli yollarda koşmaktan
Yoruldum, su diye bu zehri içip, aşk diye bu kini kusmaktan.
--spoiler--
sıla'nın son albümün en iyi üç şarkısından biri. şarkı yeterince sade ve güzel fakat canlı da yorumu pek güzel olmuş
sıla'nın ve bence tarz olarak en güzel hali budur bu hatunun:
ben yoruldum söyle senin gücün var mı hala?
kaç yenilgi var söyle ömürde allahaşkına..
"bir rüzgara kapıldım gidiyorum
sonu hayır mı şer mi bilemiyorum!
hem çok seviyorum dostlar başına
hem sıcak demir, aşkolsun tutana
ben yoruldum..
söyle
senin gücün var mı hala?