ayakların yorulmasıyla ortaya çıkan durumdur genellikle. ayaklar yorulunca, tüm vücut pelteleşir. insanın adım atmaya hali kalmaz. dinlenirken de özel olarak ayaklar havada tutulmalıdır.
Haydi, şimdi kalk bakalım, Silkin şöyle bir,
At üzerinden hayatın yorgunluğunu, Vakit zannettiğinden daha az
Haydi, kalk bakalım, Şimdi yaşamak zamanı.
can yücel'in bu dizelerini okurken bile emir cümlesiymiş gibi hissediliyorsa yorgunsunuz demektir.
Yorgunluk; yıpranmışlık, tükenmişlik, bitkinlik, halsizlik, enerji kaybı olarak tanımlanabilir. Ayrıca, çalışma konusunda isteksizlik ve çalışma yaşamının tatsızlaşması, çabuk sıkılma ve performans azalması da yorgunluk olarak nitelendirilebilir.
sana atılan bir kazıktan sonra, insanca konuşmayı seçip aslında yapılanın ne kadar yanlış olduğunu anlatmaya çalışırken karşındaki insanın ya da insan grubunun hayatı ne kadar değişik algıladıklarını anladıktan sonra içine düştüğün ruh halidir çoğu zaman.
verdiğiniz mücadeleden yorulup arkanızı dönüp gitmekliğiniz varsa eğer söyleyecek çok şeyiniz olup da hiçbir şey söyleyemediğinize delalettir.
söyleyeceğiniz şeyler hiçbir şeyi değiştirmeyecektir.
bunu bilip de söylemek manasızdır. kelimeler kifayetsizse ağdayla alamayacağınız bir yerde neden tüy bitmesine izin veresiniz ki...
bedensel olanı hiçbir şey değilmiş bunun. bir de biraz kümülatif oluyor bazen zihinsel olanı. birikiyor birikiyor, sonra şirketteki bir yoğunluğa denk gelip çökertiyor sizi öyle anlıyorsunuz. resmen morona bağladım arkadaş, kovulmasam iyidir. çaresi de bir haftacık tatiller falan değil.
hem bedenen hem ruhen yorgun olunduğunda beyninizin uyuştuğunu hissedebilirsiniz. bunu hissedersiniz, sonra ölsem ne komik olur dersiniz. ama ölmek istediğinizden değil, hani öleceğinizi bilseniz bir tepkiniz olmaz. neyse geçiyor ama yorgunluk.
sabah altıda işe gitmek için evden çıkılır. yaklaşık 13 saatlik bir koşuşturmanın (bildiğin koşmak fiili) ardından hasbelkader yakalanırsa otobüse binilir. şayet kaçmışsa iki otobüs değiştirilerek eve dönülür.
ertesi gün aynı.
ertesi gün yine aynı.
ondan sonraki gün yine.
ve yine
ve bir daha.
sonra bir adet izin günü afiyetle geçirilir.
sonraki gün sabahın altısında işe gidilir.
yazarken bile yoran bu koşuşturmanın ortasında aniden çalışma programı değişir.
ertesi gün mis gibi izin günü varken işe gidilir.
ertesi gün yine.
ertesi gün yine
ertesi gün bir daha.
Şu anki hissettiğim durumların integralidir. O kadar yorgunum ki, anlatamıyorum size sözlük dostlarım. Sabahın erken saatinde can havliyle yüzümü bile yıkayamadan ve bir bardak bile su içemeden dersime nasıl koştura koştura gittiğimi görmeliydiniz. Bu sefer hocanın gecikeceği tutmasın mı, bekle Allah bekle...Neyse efendim, hoca geldi sınav notlarımızı nihayet açıkladı ve hiç bir şey olmamış gibi katip misali yazmaya devam ettik. Her zamanki gibi kimse bir şey anlamadı, göremedi, hoca konuşanlara sinirlenmeye devam etti, soru sorduğunda seni hafife aldı. Her zamanki durumlar bunlar efendim. Bu derse dört defa geç geldiğimden ve hocayı sinir etmek istemediğimden koşturuyorum ve derslerde katip gibi yazıyorum ya!Olamaz böyle bir durum demeyin, daha neler vardır neler. Ama her ne durum olursa olsun, sevgili hocamız sabahın kör saatinde hayatımızı karartmaya devam ediyor. Böylece ruhen ve bedenen de çöküyorsun. Hadi diyelim ilk sınav notum çok güzeldi çünkü sınav kolaydı, ama ikinci sınav ne olacak?Hem de konular öyle böyle değil, eylemsizlik momenti var dağ gibi!Ve hoca soruları zor soracağını söylüyor. Sınava da iki haftam kaldı, sıcak demeden, psikoloji demeden arı gibi çalışıyoruz efendim. inşallah bu yorgunluğum yaz sonunda gelecek olan güzel notumla ödüllendirilir diye umut eder, herkese sevgiler sunarım. Yorgunluk böyle dostlar, sadece eşek gibi çalışarak yorgunluk oluşmuyor;eğer birinden çok çekiyorsanız, her şeyine boyun büküyorsanız eyvah eyvah...
entry yazıcak bile halinizin kalmadığı andır. bu beden yorgunluğu değildir. zira oturduğunuz yerden beyin, zihin çalışıcakken ne alakadır. beyin yorgunsa, bitkinse düşünmeye bile gücü yoksa bırakmışsa kendini ozaman yazmakta konuşmakta, olayları yorumlamakta güçlük çekersiniz, af dilersiniz. yorgundur, yorulmuştur. ya siz yormuşsunuzdur yada insan eli değmiştir. uyku herşeyi çözücektir. ~iyi geceler sözlük der gidersiniz~
--spoiler--
yorgunluk benim genel halim. bana, 'nasılsın?' diye soranlara, en sık verdiğim yanıtın 'yorgunum,' demek olduğunu keşfettiğim günden beri, daha bilinçli olarak 'yorgunum'. şu memlekette yaşayıp da yorgun olmamak mümkün mü? beden yorgunluğu dediğinden ne olacak, iki-üç dinlenmeyle geçer, ama ben aslında vatan yorgunuyum! ruh yorgunuyum, gönül yorgunuyum, hayat yorgunuyum; öğrenmek, bilmek, anlamak, anlamamış gibi yapmak, düşünmek, hissetmek, tanımak, tanık olmak, katlanmak, anlayış göstermek, görmezden gelmek, üzerinde durmamak, idare etmek, üzülmemiş görünmek, alışmak, alışamamak, sabretmek, katlanmak, beklemek yorgunuyum. tam da artık bu memlekette hiçbir şey şaşırtamaz beni sanırken, her seferinde yeniden şaşırmak yorgunuyum."
--spoiler--
çok şey anlatmak isteyip anlatmaya mecal bulamamak. çok şey yazasın varken çok şey anlatasın varken başına geçmeye karar verince caydıran his midir artık durum mudur her neyse ondan...