Başka türlü uyuyamıyorum.yorganın ağzıma ve burnuma gelecek kısmında küçük bir nefes alma boşluğu bırakıp gözlerimi ve başımı sıkıca örtecek şekilde uyurum hep.
küçükken yatakta karanlıktan korkunca yapılan eylem.
soğuk bir kış gecesidir, dışarıda kar fırtınası bütün şiddetiyle sürmekte, ev buz gibi. ev halkı yatmıştır ve odadaki tek ışık; sokak lambasının fırtına yüzünden görülmeyen belli belirsiz ışığıdır. pecerenin pervazından rüzgar yüzünden ince bir sesden başka ses duyulmaz. ve korkan çocuk yorganını başına çeker.
korkarken yapıldığında insanı rahatlatan ve güvende hissettiren eylem. kiminin her gece yaptığı eylem.yorgan altı daha karanlık ve sıcak olduğundan daha rahat uyunuyormuşmuş.
gereksiz bir eylemdir. oksijensiz yaşam alanı oluşturularak yatakta kendi kendine yapılan bir işkencedir. o şekilde uyuyanları gördükce hayretler içinde nasıl yaptıklarını düşünmeden duramıyorum.
babannemin her uyuduğunda gerçekleştirdiği eylemdir, küçükken babannemi uzaylı sanmama sebep olmuştur, ben denediğim zaman 20 saniye durabiliyorum, nasıl nefes aldığı halen aklımda soru işaretidir... nasıl nefes alıyorsun daralmıyor musun? diye sorduğumda, gayet güzel uyuyorum, sıkıntı yok diye cevap vermesidir... babannemin dünya dışı varlık olduğu, kulaklarının arkasında solungaç olduğu teorisi gün geçtikçe kuvvet kazanmaktadır...