yoksa yuzumuz paslanacak

entry1 galeri0
    ?.
  1. bildik, tanıdık, yaman bir yılmaz odabaşı şiiridir.

    I

    Bir uğultu ummanı işte akıp gittiğim, bana biraz su verin. Her gece yatağını ıslatan ve matematik bilmeyen çocuklar gibi büyüdüğümü biliyorum; daha babalar eksik, çocuklar ıslak.

    Esmerliklerini ve öpüşmelerini ak döşeklere taşıyor kadınlar; duâ ediyor kimileri, tenlerinde lekeler... işte akşam ve kir aynı hızla büyüyor, eli kınında deliliğimin. Bu gece, bu kentte, bu kederle bana biraz su verin; yoksa yüzümüz paslanacak!

    /Sizin yüzünüz paslanmış bu nasıl Anadolu?/

    II

    Ve gök konuştu: -Dağlara bakıyorum; çünkü ben en iyi, en yakın dağlara bakıyorum... Şair, hoşgör hırçınlığını, didişme güller bile kurutulurken mevsiminde. Senin ölülerini mezarlar örtüyor, bedenini yıkımlar, taş odalar. Ben hepsini örtüyorum; konuşmasam o yıkımlar diliyle...

    III

    Biz o bildik coğrafyada kalalım. Bu merhaba, rengi güzel, işte oralarda kalalım.Bir yere kaçmasın kavgadan ellerimiz; sesine bir Anadolu kat, gülümsemeyi somurtma.

    / insanlar bir gün tanrıları unutur belki;

    ama insanlar sevişmeyi unutursa yüzümüz paslanacak!

    IV

    Ellere ne: bu sevmek, bu koşmak, bu coşmak benim! Şiir yazıyorsak, şiir yazalım.Kentler yağmalanıyor usulca dağlara yaslanalım; yoksa yüzümüz…

    Sevgilime önce ellerimi tutmayı öğretiyorum.Ellerimi tut sevgilim yüzümüz paslanmasın! Bir şiir yaz yaylalara salalım yoksa bu nasıl Anadolu?

    /Sizin yüzünüz paslanmış bu nasıl Anadolu?/
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük