yiğit özgür karikatüründeki yayın evi.
-kitabın adını "gönderilmemiş şiirler" olarak düşünüyorum.
+ama bu kağıtlar boş?
-gönderilmedi henüz şiirler
+hımm anlıyorum..
-telif olayını nasıl çözücez
+evde çözersiniz artık siz.
-sizce çok satar mı bu kitap?
+defter diyelim.
Ankara'da Hacettepe Üniversitesi Grafik Bölümünü bitirmiş bir karikatüristimizdir. başlarda penguen dergisinde yazmış daha sonra ayrılmış ve uykusuz dergisinde yazıp çizmeye başlamıştır.
yazdığı erotik hikayeye koptuğum adamdır. karikatürlerini sıkıldıkça okuyup yarıldığım adamdır. bazı kişilerce neden beğenilmediğini anlayamadığım adamdır. vesselam kral adamdır.
şu an uykusuz dergisinde çizen, karikatür çizmeye başlamama sebep olan, şahsen tanımamama rağmen inanılmaz bir sempati duyduğum, her karikatürü güldürüklü karikatürist.
şöyle bir çikolata tanıtım yazısı var ki evlere şenlik
--spoiler--
"mmm... harikulade kremayla enfes çilek parçalarının karışımı... karadeniz'in nefis fındıklarının alpler'den taptaze sütle birleşimi... vay amına koyim onlar da mı gelmiş diyeceğiniz akışkan çikolatalarla yapışkan yavşak lolipopların ve sikişken yumiyumların akıl almaz uyumu... adamın götünden kan alan marshmallow ve kalashnikov parçalarının toplandığı, doyumsuz orospu çocuğu gibi bir lezzet
--spoiler--
--spoiler--
çat pat ingilizce,
nay nay almanca bilirim.
derdimi anlatacak kadar italyanca,
sevincimi paylaşacak kadar ispanyolca bilirim.
bu aralar japonca'yı söküp, farsça'ya takmak için uğraşıyorum.
--spoiler--
Adım Tahsin Yolbeyli, 23 yaşındayım. Bu yaz tatlilinde komşumuz Ayfer ablayla yaşadığım macerayı sizinle paylaşmak istiyorum... Ayfer abla iki yıl önce kocasıyla birlikte apartmanımıza taşınmıştı... Ve ben, o günden beri onun için çıldırıyordum... Ayfer abla 32 yaşında 1.65 boylarında beyaz tenli enfes bir kadındı...
Kocası Ümran abi 39 yaşında 1.85 boyunda atletik yapılı, yanık tenli, nefis bir adamdı... Ama konumuz o değil, konumuz ayfer abla...
Ayfer abla sürekli giydiği askılı bluz ve mini etekle aklımı başımdan alıyordu. Bir gün dayanamayıp kendisine açıldım...
-Ayfer abla sürekli niye aynı şeyleri giyiyon?insan kokar yav...
-Yıkıyoruz herhalde...
Aradan günler geçti... O gün başıma geleceklerden habersiz, semtimizin bakkalı ismet abiyle sohbet ediyordum... ismet abi 43 yaşında 1.50 boylarında buğday tenli, buğday gibi bi adamdı...Oldukça atletik bi gülümsemesi vardı... Konumuz ayfer abla olduğu için onu da es geçiyoruz...
Ben bakkaldayken içeri ayfer abla girdi...Üzerinde vücut hatlarını belli eden bir tişört vardı... Nereye gittiğini sorunca köpeği Muffy'yi gezmeye çıkarttığını söyledi...
Muffy 1,5 yaşında, 40-45 santim boylarında enfes bir köpekti... ipek gibi tüyleri... amaan, Ayfer ablaya geçiyorum...
Ayfer abla beş on dakika Muffy'ye göz kulak olabilir miyim diye sordu. hemen kabul ettim tabi... eğilip köpeğinin tasmasını takarken gözlerime inanamadım... sütyen giymemişti!!!
Aklımı kaybedecek gibi oldum... elim ayağım birbirine dolanmıştı... sonra Ayfer abla Muffy'yi bırakıp gitti... O gidince hayvan huysuzlandı... havlamaya başladı... Sakinleştireyim diye kucağıma alınca gözlerime inanamadım... sütyen giymemişti!!!
Hemen ismet abiyi kontrol ettim. o da sütyen giymemişti!!! peki kimdi bu sütyeni giyen?!... tanrım yoksa...
aman allahım ben giymiştim! hem de annemin sütyenini giymiştim! hatırlıyorum annem bu sütyeni tuhafiyeci Erhan'dan almıştı...
Tuhafiyeci Erhan 1.75 boylarında, kumral... lan ben bu sütyeni nasıl giydim lan?!.
Hemen sütyeni çıkarıp Muffy'ye taktım. Muffy çıkarıp, ismet abiye attı... ismet abi de dolgun kalçalarını sergileyerek sütyeni tezgahın altına sakladı...
O esnada Ayfer abla içeri girdi!.. Üzerinde vücut hatlarını gösteren bi gömlek vardı... hani tişört vardı, gömleği ne zaman giydin diye sorduk... tuhafiyeci Erhan'a uğradım ondan aldım dedi...
Tuhafiyeci Erhan 1.75 boylarında, kumral. bi dakka noluyo lan orda? vay şerefsizler!!
-git lan! git!..
işte böyle.. artık Muffy, ben ve ismet abi her gün buluşup sevişiyoruz...hayat bizim için çok daha renkli oldu. öyle değil mi ismet abi?
-harbiden dolgun mu lan kalçalarım
klasik sosyalist : hoş ama insana hiçbir şey katmıyor
ülkücü : çizdiklerinde bu topraklardan hiçbir şey yok
yobaz : karı-kızın orası burası hep açık. günah işler hep
chp'li : yiğit bey'in kimlerden beslendiğini çok iyi biliyoruz. elimizde belgeler var. *
rıdvan dilmen : bir umut sarıkaya değil
anayasa mahkemesi : yiğit özgür yüzünden uykusuz'u kapatma kararı aldık.
flash tv : karikatürist yiğit özgür'ü düğünde yakaladık!
biz : ohahaha! a.k çok komik la! ahuhahu!
-başın sağolsun evladım..acın büyük..bir insanın babasını kaybetmesi ne demek iyi bilirim..
-eyvallah suphi amca..müsaadenle biraz çalışmam lazım. yarın ingilizce sınavım var..
-yardım ediyim mi?bi insanın babasını kaybetmesi ingilizce nası bişey iyi bilirim
-nası yani?
-a human fadır dead !
-peki saol suphi amca..
-mühim değil, o senin için babaysa bizim için de bir abiydi..yani yor* fadır may madır*..yor bradır is madır fakır*..
-müsaade etçen mi abi?
-gudbay sexy boy..
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
(çırılçıplak iri yarı bir adam yatakta bacak bacak üstüne atmış telefonla konuşmaktadır)
-alooo! kültür bakanlığı mı? ben sanat için soyundum. gelin alın.
-ne sanatı, ne gelmesi beyfendi?
-e biz mi gelelim yani?
-bi yere gelmeyin kardeşim allah allah
-korkmayın benim sanat o kadar büyük değil. komplekse girmezsiniz
-alo kuntik döner mi? bizim bi tavuk şiş bi kola vardı nooldu?
-yaw o diil de... bi ilhan irem vardı hani... o nooldu?
-ne bileyim lan?
-tavuk şişi biliyosun ama!
-hasta mısın kardeşim?
-yaw kusura bakmayın adresinizi kaybetmişiz. arkadaşlar yerinizi tespit edicek de. sizi telefonda tutmaya çalışıyorum...
(bir derslik. kara tahtada "i didn't do that" yazısı var.)
- tekrarlayın ismail bey. ay didınt du det...
- ay dudınt di dört...
- of ismail bey off!.. ingilizce öğrenmek istiyor musunuz, istemiyor musunuz?!
- ya istemiyorum ya..
- e ne işin var burda?
- çöbü almaya gelmiştim...
- söylesene be adam!!
- ay dodınt de do...
- onu değil be!! neden geldiğini!!!
- çöbü almaya!!!
- baba konuşmamız gerek...
- işyerinde baba yok! fuat bey diyeceksin!
- fuat bey konuşmalıyız...
- konuş bakalım...
- hiçbir işe elinizi sürmüyorsunuz. sizi işten çıkarmak zorundayım.
- anneni boşarım... yaparım bunu...
- selamünaleyküm hocam. biz namaz kılmak istiyoruz. ne yapmamız lazım?
- abdestli misiniz?
- evet asbestliyiz...
- höt! dalga mı geçiyosunuz?
- yok valla hocam. sular kesikti teyemmüm yapalım dedik, toprağa asbest karışmış meğer...
- yiğit özgür?
- o gelemedi, kaza yaptı...
- kaza etti diyeceksiniz.
- cidden kaza yaptı, az ileride kanlar içinde yatıyor. yaşaması için dua edicez, namazı da ondan kılıyoruz zaten.
- lan ambulans çağırsaydınız ya!
- denedik ama 45 50 20'den itfaiye geldi, su sıkıp evimizi çok ıslattılar.
- manyaksınız siz.
- deli denmesini tercih ediyoruz.
-ihsan bak deden rüya görüyor
-aa nerden anladın?
-göz kapakları oynuyor.
-haa.. yok ondan değil gözlerine karıca koyduydum onlar kımıldıyodur...
-naaptın naaptıın ?!
-naapiyim o da uyurken benim ağzıma çekirge koydu..
-naaptı naaptıı?!
-senin de götüne ateş böceği soktuydu.
-neöydü neöydü?!..
-bize iki porsiyon sivua plöföseğ mon ağe.
-harika bir seçim efendim.
-lan kafadan attım,var mı öyle bişey?
-fransızca lütfen götümüzü tekmeler misiniz dediniz.
-dur lan ben deneyeyim: bize iki porsiyon şieğ dö öufs!
-elbette nasıl olsun?
-ne nasıl olsun?
-bok yumurtası istemediniz mi?
-kalk abi kalk gidelim!
("satılık daireler" yazısı asılı bir apartmanın girişinde duran adama biri yaklaşır)
- iyi günler, bu evler ne kadar?..
- çok pahalı...
- ne kadar?..
- pahalı birader pahalı...
- allah allaah... söylesene kardeşim...
- dörtyüz bin dolar...
- belki alıcam, niye aşağılıyosun ki?..
- pardon.. kusura bakma...
- insan gibi geldik sorduk... hayret bişe... dörtyüz bin dolar mı?! ooha! oooha!!
- haah... eşşekoğlueşşek...
-gunah isledim peder..
-naaptin, hirsizlik mi yaptin cabuk soyle..
-yoo..
-zina mi yaptin naaptin cabuk.
-bi musaade ederseniz soyliycem..
-cabuk cabuk, icki mi ictin? ne ictin? bira mi ictin?
-icki gunah degil ki ..
(devamindaki sesler pederin kabininden gelmektedir)
-ya suavi napiyosun abicim yine burda yaa!!
-ne var len yedik mi?
-ben gelip cuma vaazi veriyo muyum?
-veer.. o diil de burda oldugumu nasil anliyon hep?
-kapida ayakkabilarini cikariyosun!..
eski komikliği kalmayan, kendini tüketen karikatürist. oysa efsane karikatürlere imza atmış, birçok insanın gülmekten altına sıçırtmayı başarmıştır zamanında. bu haline üzülsek de en kısa zamanda toparlanması dileğiyle.