ne öbüşüyonuz lan seks mi burası adlı karikatür çalışmasına aldığı "anaokul, ilkokul" yakıştırmalarını hak etmeyen çizerdir. sanki tüm yiğit özgür bu karikatürden ibaret amına koyim! o şekilde eleştirenlerin bu adamın diğer çalışmalarna anıra anıra güldüğünden de eminim hani. ki bahsi geçen karikatür istanbul/fatih gibi mekanların yobazlığına bir göndermedir. tabi ilkokul zekası ile bok atanların kafaları iş bu karikatürün sadece "seks" kısmına odaklandığı için, böyle tablolar çıkıyor ortaya haliyle. yok elle tutulur eleştiri yapsalar da ben de kasmasam. içi boş şeylerle geliyorlar...yiğit özgüre e böyle diyen erdil yaşaroğlu'nun da kalemine sıçıyordur eminim.
adım tahsin yolbeyli, 23 yaşındayım. bu yaz tatlilinde komşumuz ayfer ablayla yaşadığım macerayı sizinle paylaşmak istiyorum... ayfer abla iki yıl önce kocasıyla birlikte apartmanımıza taşınmıştı... ve ben, o günden beri onun için çıldırıyordum... ayfer abla 32 yaşında 1.65 boylarında beyaz tenli enfes bir kadındı...
kocası ümran abi 39 yaşında 1.85 boyunda atletik yapılı, yanık tenli, nefis bir adamdı... ama konumuz o değil, konumuz ayfer abla...
ayfer abla sürekli giydiği askılı bluz ve mini etekle aklımı başımdan alıyordu. bir gün dayanamayıp kendisine açıldım...
-ayfer abla sürekli niye aynı şeyleri giyiyon?insan kokar yav...
-yıkıyoruz herhalde...
aradan günler geçti... o gün başıma geleceklerden habersiz, semtimizin bakkalı ismet abiyle sohbet ediyordum... ismet abi 43 yaşında 1.50 boylarında buğday tenli, buğday gibi bi adamdı...oldukça atletik bi gülümsemesi vardı... konumuz ayfer abla olduğu için onu da es geçiyoruz...
ben bakkaldayken içeri ayfer abla girdi...üzerinde vücut hatlarını belli eden bir tişört vardı... nereye gittiğini sorunca köpeği muffy'yi gezmeye çıkarttığını söyledi...
muffy 1,5 yaşında, 40-45 santim boylarında enfes bir köpekti... ipek gibi tüyleri... amaan, ayfer ablaya geçiyorum...
ayfer abla beş on dakika muffy'ye göz kulak olabilir miyim diye sordu. hemen kabul ettim tabi... eğilip köpeğinin tasmasını takarken gözlerime inanamadım... sütyen giymemişti!!!
aklımı kaybedecek gibi oldum... elim ayağım birbirine dolanmıştı... sonra ayfer abla muffy'yi bırakıp gitti... o gidince hayvan huysuzlandı... havlamaya başladı... sakinleştireyim diye kucağıma alınca gözlerime inanamadım... sütyen giymemişti!!!
hemen ismet abiyi kontrol ettim. o da sütyen giymemişti!!! peki kimdi bu sütyeni giyen?!... tanrım yoksa...
aman allahım ben giymiştim! hem de annemin sütyenini giymiştim! hatırlıyorum annem bu sütyeni tuhafiyeci erhan'dan almıştı...
tuhafiyeci erhan 1.75 boylarında, kumral... lan ben bu sütyeni nasıl giydim lan?!.
hemen sütyeni çıkarıp muffy'ye taktım. muffy çıkarıp, ismet abiye attı... ismet abi de dolgun kalçalarını sergileyerek sütyeni tezgahın altına sakladı...
o esnada ayfer abla içeri girdi!.. üzerinde vücut hatlarını gösteren bi gömlek vardı... hani tişört vardı, gömleği ne zaman giydin diye sorduk... tuhafiyeci erhan'a uğradım ondan aldım dedi...
tuhafiyeci erhan 1.75 boylarında, kumral. bi dakka noluyo lan orda? vay şerefsizler!!
-(ayfer abla we tuafiyeci aynı karededir) git lan! git!..
işte böyle.. artık muffy, ben ve ismet abi her gün buluşup sevişiyoruz...hayat bizim için çok daha renkli oldu. öyle değil mi ismet abi?
-harbiden dolgun mu lan kalçalarım"
Karikatürün gülen yüzü. Karikatürü tam manasıyla kullana bilen biri. Karikatür sadece gülmek demek mi? Tabi ki hayır hem gülmek hem düşünmek. Karikatür hemde eleştirmekdir.
Hiç eskimeyecek olan karikatürlerin yaratıcısı.
Bir aradaşmız sağolsun üşenmemiş en iyi beşyüz tanesini arşivlemiş bizede link atmak düşer.**
(bkz: http://ufile.eu/wp1k6z3xto56)
--spoiler--
genç arkadaşımız ibrahim ankesörlü telefonun yanında kollarını dirseklerinden kırıp kendine çekmek suretiyle sevinç gösterisi yapmaktadır.* bıyıklı suat abimiz de bu olaya şahit olur.
i: yyess
s: noldu ibrahim?
i: kızdan randevuyu koparttım suat abi
s: niye öyle amerikalı gibi seviniyon? doğru dürüst sevinsene efendi gibi
i: şu an çok mutluyum abi, seninle tartışamıycam.
s: geçen gün ben de çok mutluydum ama tartıştım seninle
i: tamam abi uzatma.
s: uzatırsam naparsın?
i: abi git...
s: o kız o.rospuymuş diyolar...
i: fak yu!
s: baktım noolacak?
--spoiler--
yiğit özgür'ün ergenlik çağında bir kıza yazdığı şiir:
gidiyorsun demek...
şunu iyi bil kızım
ben elimi sallasam...
ben elimi sallasam,
küçük bir rüzgardan
başka hiçbir şey olmaz.
ben elimi sallasam,
saçlarına takılır.
ben elimi sallasam...
ancak sen giderken
arkandan sallarım.
güle güle demek için.
güle güle...
karikatürün babasıdır, belki de çocuğudur ama kesinlikle aile içindendir. Karikatür denilince aklıma ilk gelen isimlerdendir. Okurken beni sebepsiz yere güldürendir. Tamam belki ne farklı karikatüristler olabilir fakat yiğit özgür'ün yeri bende farklıdır.