yapılan dolandırıcılık olayında dursun uyar'ın bir suçu yoktur. fakat vatandaş tarafından yatırılan paraları ortaklar ve çalışanları cukkalamıştır. olan dursun uyar a olmuştur.
yozgatta tekrar faaliyete geçmeye çalışan ama adını değiştiren ondan dolayı da borçlardan kurtulan mağazalar zinciri burdan alışveriş yapanlara allah akıl fikir versin ne diyelim.
en çok işleyen mağazalarından biri olan kütahya şubesinide geçen yıl batıran şirket. toptancılık yapan abim tüm uyarılarıma rağmen buraya mal vermiş, en son para almaya gidişinde bütün alacaklıların mağazayı kaldırdıklarını görüp, kendi alacağı karşılığında bir ford transit dolusu knorr hazır çorba doldurup gelmiştir.
yimpaş bir grup öğretmen tarafından süpermarket işletme amaçlı yozgatta açılmıştır. daha sonra sorgun ve diğer ilçelere yine iç anadoludaki muhafazakar illere de şubeler açılmaya başlanmıştır. 90 lı yılların başında iç anadoluya yatırım yapan bir marketler zinciri olmadığından dolayı yimpaş gitgide büyümüş kendi yağ, mobilya vb vb fabrikalarını kurmuş aytaç gibi bir devi satın almış ve yıllık alman markına %20 gibi astronomik bir rakamla kar payı dağıtmaya başlamıştır. kafileler halinde gurbetçi avına çıkan yimpaş yoneticilerinin çuvallar ile para getirdiği hep söylenmektedir. yimpaş kar payı akıllarına yatan gurbeti vatandaşların ise parlak fikirleri ( almanyadan düşük faizli krediyi çekip yimpaşa yatırmak gibi ) ile de yimpaşa desteğini devam ettirmişlerdir. 1 yılın sonunda orneğin 100000 marka tekabul eden 20000 marklık kar payı nakit olarak alınmaz da ana paranın üzerine eklenir, boylece 1 yıl sonra para 120000 mark uzerinden kar payı alacaktır. ancak yıl 2001 i gödterdiğinde krizle beraber çok açılan ve çalıştırdıkları kişilerde ehliyete değil de ehemmiyete baktıkları için işbilmez yoneticiler ( yönetim kurulu başkanının damadı kasiyerken rahatlıkla çok kar eden bir fabrikaya müdür olarak atanabilmiştir) ve vurguncu / dolandırıcılar sayesinde batmıştır. yıllarca çalışıp da tüm emeğini -bilinçsizce de olsa- bir takım nedenler ve yonlendirmelerle de olsa buraya yatıran insanların hali perişandır. yılların birikimleri tek bir kuruş alamadan ellerinden uçup gitmiştir. sonra yimpşa büyük illerde mağazaları kapatmış ve gerileme döneminden çöküş dönemine tam gaz geçiş yapmıştır eli kulağındadır iflas haberi...
bir ara baya büyük idiler. yurtdışında dahi mağazaları vardı. şimdi ne oldu bilmiyorum. ama şunu biliyorum; ankara'da bir sürü yimpaş vardı, şimdi hiçbiri yok.
yüzbinin üzerinde gurbetçi vatandaşımızı dolandıran sahtekar oluşum. buna mukabil türk hükümetinin üzerine gitmediği, sümen altı ettiği, kendi vatandaşlarının hakkını alman, hollandalı, isviçreli mahkemelerin aramasına seyirci kaldığı büyük dolandırıcılığın müsebbibi kurum.
sıla özlemi çekenleri ülkesinin şirketine yatırım yapma vaadiyle kandırıp, dini duygularıyla da oynayıp "faizsiz kazanç, karpayı" gibi kelimelerle uyutup soyan, bu paralarla yeşil sermaye yaratan ve "dini istismar" partilerine kaynak aktaran şirketlerden biri.
Araştırmacı Gazeteciliğin deneyimli adı Tuncay MOLLAVEiSOĞLU Yolsuzluk ve Yoksulluk Programı'nda yine gündem yaratan ilişkileri deşifre etti.
Almanya'da Kanal 7 televizyonuile Deniz Feneri Derneği 'ne yapılan baskının perde arkasını, kara para aklamak suçundan tutuklu yargılanan isimlerin AKP'ye uzanan ilişkiler ağını belgeleriyle ekrana taşıyan Mollaveisoğlu, geçmişte Yimpaş, Kombassan gibi yeşil sermayeli şirketlerin gurbetçilerin birikimlerini hortumladığını, sistemin deşifre olmasının ardından bu kez de bazı yardım dernekleri ve vakıflar üzerinden yandaş şirketlere para aktarıldığını söyledi. Mollaveisoğlu, "din ticareti siyasetin finansmanında kullanılıyor" dedi.
yöneticilerinin suçlu olanlarının hepsi şu anda hapiste olan holdingtir. evet suç işlemişlerdir ve bu suçun cezasını şu an kodeste çekmektedirler. öyle kırmızı, pembe bültenle aranan kimse yoktur.
(bkz: eleştirirken araştırmak)
kırmızı bültenle aranan yönetim kurulu üyeleri türkiye de milletvekilleri ve bakanlarla birlikte nakşibendi tarikatı önde gelenlerinin cenazelerinde saf tutmalarına rağmen yakalanamıyorlar; böyle de garip yöneticileri varmış.
edit: burada kastettiğim kişi dursun uyar dır, cenaze de AKP eski Yozgat Milletvekili ilyas Arslan a aittir, bakanları hiç saymasam daha iyi sanırım zira biri şu an cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturmakta. adam kırmızı bültenle arandığı halde meclis e giriyor, yozgat emniyet müdürünün yanıbaşında saf tutuyor ancak bir türlü yakalanamıyor.
şu anda tutuklu bulunması o anki durumu değiştiriyormuş sanırım, zira algısı bu yönde çalışan arkadaşlar da var memlekette.
cafe/restaurant bölümünde 1 şişe suyu (yada bardak şimdi şeyedemiycem) 2 katı değil 3 karı değil oha lan dedirtecek derecede 5 katına satan iddia ettikleri gibi dindar değil dinci şirket.
insanları damarlarındaki son damla kanına kadar sömürdüğü halde "biz dindarız müslümanız ehe ehe" diyen şirket, bir çeşit din mafyası.