* 30 nisan da lys başvuruları başlayacaktı güya. ama o gün cezaevlerinde fen bilimleri sınavı gerçekleşecek. sınava herkesten iki saat sonra başlamaları ve fen sorularının şıklarının olmaması nedeniyle.
yani bu demektir ki biz daha çok bekleriz sonuçları. üniversiteye yerleşenler de kasım ayında falan başlarlarsa okula şaşırmam.
çok şey söylendi, ispatlandı.. ki ösym bu şifrelemeyi inkar etmedi. kimileri iptal olsun dedi, kimileri ben bir daha o strese giremem dedi. bence ne sınavı iptal etsinler ne de ygs geçmiş sene gibi uygulanmış olsun. bu sınavın etkilediği yüzde düşsün. atıyorum geçen sene yüzde 30 etkilediyse bu sene yüzde on beş olsun o dilim ve asıl iş lys ye kalsın, hakkıyla *. böylece sırf ygs den bölüm tercihi yapacak olan kişiler de bu on beş yüzdesine göre kendi aralarında yarışır. veya ne biliyim yüzde on; ne kadar az olursa o kadar iyi. yani lys tam anlamıyla belirleyici olsun. en adil olanı bu olur. çünkü artık bu saatten sonra sınav ne iptal olur ne de o kopya çekenler tek tek belirlenebilir.
gerçekleştiren kurum hakkında açılan soruşturmaya, davalara rağmen; yine bu kurumun, kendisine yöneltilen soruları ve iddiaları siklemez bir tavırla sonuçlarını açıklayacağını ilan ettiği sınavdır. adamlardaki genişliğe bak ya, yahu ben niye alışamıyorum bu vurdumduymaz davranan insanlara? şaşıra şaşıra bi hâl oldum!
ta: sen bu yıl mı girdin şu şifre çözme sınavına?
gba: şifre çözme sınavı eheh iyiymiş.
ta: ha o ygs'ydi di mi gerçi artık çok değişen bişey yok.
gba: e tabi artık dershaneler yerine cemaat evlerine falan gidiyoruz, şifre çözme dersleri alıyoruz.
--spoiler--
evet beyler haftalardır gündemimizi meşgul eden bir olay ygs kopya sıkandalı .. evet bunu bir tecrübeli bir bilişimci olarak açıklıyorum tüm detaylarıyla:
1- herkes algoritma falan filan ötüp duruyor. izlediğim tüm açık oturum programlarında hocalara sorduklarında 'hocam algoritma nedir?' hoca da kem küm edip açıklayamaz evet beyler algoritma bir problemin çözümünde kullanılan yoldur kısaca bu şekilde açıklayabiliriz. peki bu şifreleme olabilir mi? veya da herkese ayrı kitapçık çıkarılması yok bilmem her kitapçığın kendine has kodu olmadı 'ohhh ne güzel kulağa hoş geliyor demi?' aslında arkadaşlar baktığımızda herkese özel kodlu kitapçık bir nevi kişiye özel cevap anahtarını önüne sunmak bir şeydir. elbette osym başkanı' yok efendim bu sadece basına dağıtılan kitapçıkta böyle' dese de ki kameralar karşısında 1 dk 2 kelimeyi doğru düzgün edemeyen sürekli su içerek geçiren badem bıyıklı abimiz maalesef beni tatmin etmedi. kişiye özel kitapçık çok kolayca kod içerisinde yapılacak ufak değişikliklerle sağlanabilir. bunu sağlamaktaki en önemli değişken yada yazılımcılaın dediği parametre kavramı kişilerin id'leri bizlerin tc kimlik nolarına göre mesela cemaatten updurrahman olsun elimizde bir de lütfullah olsun fetullah olsun bunların idlerine göre özel şifre çıkarmak çok kolaydır bir kaç parametre kontrolü ile hemen 'al bakalım fetullah senin kitapçığın şöyle olacak sennkinin algoritması böyle ona göre işaretle haaa ona göre hadi göreyim seni' fetullah ise 'eyw hamdolsun abi diyerek selamını çakar ve akşam hoş sohbet sonrası etli cemaat pilavını yiyerek uykusuna dalar ve pazar sabah hepsini işaretleyek güzelim çalışan ve emek veren liseli arkadaşlarımızın hakkını yiiyp onların önüne rahatlıkla çıkabilir. şimdilik içimdekiler bunlar
--spoiler--
an itibariyle sınav sonuçlarının açıklanıp açıklanmadığı konusunda bilgilendirilmeyi beklediğimiz sınavdır. zira her kafadan ses çıkmaya başladı ve sınavın bugün açıklanacağını söylüyorlar, bazıları da açıklandı diyor yok artık o ayrı, başka gezegende yaşıyoruz gibi geldi bir an. *
başbakan tatmin olduktan sonra hem ösym başkanı'nın itirafları hemde bu tarih skandalı ortaya çıktı. ama deli olacağım kimsede bunun üstüne gitmiyor. ne yapsın bu gençler yani veya biz onlara destek verenler elimize molotof kokteyli alıp bir yandan polisle çatışırken bir yandan ösym binasını ateşe mi verelim?
şifre olsa ne olur, olmasa ne olur diye yaklaşılması gereken sınavdır. bir bakıyorsun, bu sınavlar kimsenin bir tarafına takmadığı, "bir gencin bütün eğitim birikimini üç saatte ölçen gereksiz ve saçma ölçü birimleri" oluyor; ertesi gün bir de bakıyorsun ki skandal patlak vermiş, sınav en umursamaz adam için bile ölüm kalım meselesi haline gelmiş! haksızlık mı, elbette haksızlık ve karşısında durulması gereken bir şey. ancak böyle işe yaramaz bir ülkenin işe yaramaz kurumlarınca hazırlanmış, işe yaramaz türk üniversiterine işe yaramaz türk öğrencilerini "yerleştirmek" üzere organize edilmiş beş para etmez bir aktivitenin peşine düşüp bir şeyleri kanıtlamaya çalışmanın manası yoktur. hepimiz bilmekteyiz ki bu ülkede sınıflaşma ile gelen sözümona dini bütün zümrenin üstünlüğe erdirilmesi çabası gün gibi ortada. üç beş kıçı kırık soruyu çözemeyecek kıytırık insanlar tüm soruları doğru yapsalar ne olur, yapmasalar ne olur? kafalarının içine, göğüslerinin arasına yahut genital organların muhtelif bölgelerine iletişim cihazları monte ettirseler ne olur, ettirmeseler ne olur? dağdaki çoban sınavdan tam puan alsa ne olur, almasa ne olur? önümüze geçtiler, haksızlık bu diye ağlayanlar için bu sınavın önle arkayla ilgisinin olmadığını söylemek gerek tekrar tekrar. inanın şu sınav için verdiğiniz çaba için birgün utanç duyacaksınız, hem hayatınızdan bu kadar çalınmasına izin verdiğiniz için hem de bitmiş bir olayın peşine bu kadar kafa patlattığınız için. şifreymiş, rüşvetmiş, adam kayırmaymış, falanmış filanmış... böyle bir ülke için bu kadar çabalamanın manası var mıdır?