renk değil.
renk bir şeyleri anlatır, evet. ama yeşilin yaptığı anlatmak değil. göstermek ya da hatırlatmak da değil.
vurmak.
yeşil bildiğin vurur. yaralar. ve kaçmaz. orda bekler. gıdım gıdım tutuklu nefesini duyar. seni bekler. eğer can ise bu, onun çekişmesini bekler kendiyle.
öldürmez. süründürmez.
vurur ve öylece bekler.
elinde, içi çağla badem dolu kese kağıdını düşürtür. saçar yere nar gibi de değil, küçük kızlar gibi. öksüz.
ormanını yakar, kendi yanıyormuş gibi göstererek. ama aldatmaz. sen bilirsin zaten yangını.
yemeğindeki defne gibi içine işler. huzurun tanımını bildim sanırsın. yanıltmaz. ama bildiğin bildiğin değildir işte.
yeşil vurur.
ve bu vurgun kaçınılmazdır. zaten beklediğindir.
mutlu olduğundur.
afyon'un emirdağ ilçesindeki 'adaçal' askeri eğitim dağında; 'yeşil göze nur kalbe huzur verir' tabelasındaki yazıyı okuyunca; 'ulan bunu yazan adamı irticacı diye ordudan atmasınlar' diye düşünmeme neden olmuştur.
nostalji sevenler için ideal perde rengidir.. mobilyalar da kahverengi ahşaptansa , güneş de hafif hafif evden içeri sızıp parkelerin üstünü aydınlatıyorsa bir de üstünde uyumalık beyaz upuzun bi divan varsa..
bir rengini uludağ'ın beyazından alan bursaspor'un, bursa ovasından aldığı diğer rengidir. Ayrıca bursa'nın önüne sıfat olarak da eklenen anlamlı renktir.
yeşil: Türkçe'deki 'yaş' (diri) sözcüğünden geliyor. Anlam genişlemesiyle, 'diri, yeşil bitki'den benzetilerek renk ismi yapılmış. Yeşermek, yeşil, yeşim (taş), yaş (ömür) hep 'yaş' kökünden gelmekte.