esas başlık: "yolsuzluk meselelerinin yerel seçim sonuçları üzerinde çok fazla etkisi olmaz" olacaktı.
neden olmaz. çünkü yerel seçimlerde particilik ön plana çıkmaz. özellikle mhp'lilerin istanbul'da kadir topbaş'a oy verdiğini sürekli söylüyorum. insanlar bu yolsuzlukların farkında, yani akp seçmeninin büyük çoğunluğu da bu konulara şüpheci yaklaşıyor. ama kendi ilinde, ilçesinde bunlara değil, belediye başkan adayının kim olduğuna bakıyor. yani kimse kadir topbaş'ın, melih gökçek'in veya mesela lokman çağırıcı'nın* bu yolsuzluklara bulaştığını düşünmüyor. "ben siyasetten anlamam, hizmete bakarım" diyorlar. belediyeden de memnun oldukları için gidip aynı kişiye tekrar oy veriyorlar.
sanılanın aksine, akp seçmeninin büyük çoğunluğunda bir tayyip erdoğan hayranlığı falan da yok. çoğu tayyip erdoğan'ın söylediklerini bile anlamıyor. düşünsenize lan adam çıkmış ordan "paralel devlet bize darbe yapmaya çalışıyor" falan diyor. bu cümleyi akp seçmeninin kaçta kaçı anlayabilir? "siktir et adam çalışıyor" diyorlar. bu noktada bu seçimlerden çıkarılması gereken dersler var.
büyük ihtimalle genel seçimlere akp bu gazla girecek, yani çok yüksek oy alacaklarını falan zannedecekler. ama beklemedikleri bir düşüş yaşayacaklar.
sarıgül'ün kazanamayacağını da tahmin etmiştim, sadece mansur yavaş'ın alacağını söylemiştim, hala da söylüyorum. bugün de diyorum ki genel seçimlerde akp tarihinin en büyük dumuruna uğrayacak. tek başına iktidar olma ihtimali dahi yok. büyük ihtimalle genel seçimlerden sonra chp-mhp koalisyonunu iktidarda göreceğiz. koalisyonun sinyallerini de "yavaş yavaş" almaya başladık. hadi hayırlısı.