şu an istanbul'da ve mersin'de boy boy apo denilen o....pu evladının posterleri açılmış her yer sarı-yeşil-kırmızı paçavralarla donanmış durumda. newroz adı altında büyük pkk mitingi var. elektrik çalan, öz kızını para karşılığı satan dünyanın en orospu milleti şu an türk şehirlerinde gövde gösterisi yapıyor.
türk bayrağı açmanın yasak, atatürkçüyüm demenin suç sayıldığı ama pkk'lıyım diyenlerin işsizlik paralarıyla yata yata cebini doldurduğu bir dönemin adıdır yeni türkiye. ama her şeyin bir sonu olduğu gibi buna sebep olanlar ve bundan nemalananlar içinde bu lale devri birgün gelecek bitecektir.
Sadece zengin sosyetenin değil herkesin ucaga binebildigi turkiyedir.... Hastalari hastanelere tasilerle tasindigi değil anbulanslarla tasindigi turkiyedir....Ssk ve devlet hastaneleri arasinda bir birlerinin hastalarini kabul etmeyip yolda öldürdüğü değil hepsini birlestirerek 5 yildizli otel konforunda hastanelerin oldugu turkiyedir..
Artik karsidan gelen bir askerin gozune herkesin bakmaya cesaret edebildiği Türkiye dir...Atanmislarin değil secilmislerin yönettiği Türkiye dir... Vatandasi sadece beyaz turklerden değil herkesin kapsadığı Türkiye dir..
Imf den borç alan değil borc veren hala gelmis Türkiye dir...Siyasilerin secim vaadlrinin pozitif olmaya mecbur oldugu turkiyedir... Orta tabakanin kalinlastigi turkiyedir....
Yinede halkimin daha iyi sartlara layık oldugunu savunaraktan daha da cok iyi olmak zorunda olan Türkiye dir...
eski başbakan yeni cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan'ın kendi dönemi ve sonrası için kullandığı terimdir. şu an ki gelişmelere göre anladığımız yeni türkiye; anayasada belirtilen türklerin devleti olma özelliğini kaybedecek ve türkiye sözü edilen ne kadar etnik unsur varsa hepsi mezheplere göre ayrılarak belirli haklar tanınacak. bir nevi 18.yy öncesi devletler mantığı başta bir yönetici ve onun altındaki halk bu devletin mevcut tebaası sayılacak. yeni türkiye farklı düşüncelerden yoksunluk olacaktır yani anlayacağınız yeni türkiye bir nevi osmanlı cumhuriyeti olacaktır. başkanlık sistemi, eyalet sistemi veya yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gibi bu topraklar için modası geçmiş sistemler bütünüdür.
peki yeni türkiye nasıl olmalıdır ?
yeni türkiye öncelikle eğitimde ve ekonomide millileşme ile olabilir. başbuğ mustafa kemal atatürk'ün oluşturduğu 6 ilkenin günümüz şartlarında geliştirilmesi gerekir çünkü devlet sistemimiz bunun üzerine kurulmuştur. yani binanın temeli sağlam ancak üstüne koyulan tuğlalar yamuk olduğu için türkiye adında ki bina sadece sallanıyor ancak yıkılmıyor. hazır böyle bir sağlam temel bulmuş iken bu temelin üstünde ki çürük katları yıkarak (1943 sonrası) yeni bir kat çıkılmalıdır. işte yeni türkiye böyle olmalıdır.
4 küsür milyon kilometre karelik Osmanlı evinden 780 bin kilometre karelik Türkiye evine taşınan biz'in yaşadığı psikozun "yoksa sadece ankara ve civarına mı hapsolunacağız ?" Evresinde kalan vatandaşları tarafından istemezük tepkisine mazhar olmuş gelişim.
"aman bölünmeyelim", "büyüyelim" den daha aciz ve korkak bir yaklaşım.
eski türkiyeye dair hiç bir sıkıntının aşılamadığı, buna ilaveten eski türkiyenin ilerici, reformist ve çağı yakalamaya çalışan yanının da törpülendiği bir acayip ülke.
yeni türkiyede, eski türkiyede olmayan hangi yerli dünya markası kurulmuş türkiyede? efendim? duyamadım?
yeni bir ülke inşa etmek için yepyeni nesiller yetiştirmek gerek malum. peki türkiyede son on yılda ne gibi eğitim hamleleri yapıldı, ne gibi reformlar yapıldı da öğrencilerin daha bilimsel, daha ilerici fikirlerle donatılması sağlandı? mesela çok iyi bir sınav sistemi kuruldu da öğrencilerin seviyelerinin daha iyi tespit edilmesi mi sağlandı?
ya da sınavlarda oluşan haksızlıklar engellendi mi? torpiller, adam kayırmalar vs... bunların önüne geçildi mi? zırt pırt değişen sınav sistemi hakkında bir şey yapılabildi mi? ülkenin uluslararası düzey ölçme sınavlarında (pisa) başarısı artmış mı? bunun arttırılması için neler yapılmış?
ülkenin uluslararası statüsünde ciddi bir gelişme sağlanmış mı? neredeyse yarım asırdır peşinden koştuğumuz ve uğruna kendine has bir bakanlık kurduğumuz avrupa birliğine girebilmiş miyiz mesela? en büyük sıkıntımız olan komşularımızdaki istikrarsızlığı azaltmaya yönelik neler yapılabilmiş? neler başarılmış? türkiyeye doğu sınırlarındaki ülkelerden gelebilecek mülteci yığınlarına karşı ne gibi çözümler üretilmiş. ne gibi uluslararası sözleşmeler imzalanabilmiş, ne gibi garantiler alınmış?
kıbrıs sorunu, ermeni meselesi, bulgaristanla baraj sorunu, suriye, ırak, iran gibi devletlerle istikrarsız ilişkiler gibi meselelere çözümler getirilebilmiş mi?
memleketteki yoksulluk, işsizlik gibi meselelerde ne gibi kalıcı çözümler üretilmiş? büyük şehirlerdeki gettolaşmanın önüne geçilebilmiş mi? tarımsal üretimi zayıflatan, köylülüğü ve köylüleri bunalıma sürükleyen köyden kentlere göç konusunda ne gibi çözümler üretilmiş? köylüyü korumak, ürününü hak ettiği değerden satmasını ve komisyoncular tarafından sömürülmemesini sağlamak için ne gibi önlemler alınmış?
esnaf için ne gibi düzenlemeler getirilmiş? memura ne gibi güvenceler sağlanmış? ülkenin en üst düzey kurumlarında torpil dönememesi için, liyakat usulüne geçilmesi için neler yapılmış?
sorular çoğaltılabilir ama hepsi de yanıtsız kalır. sorarsanız, yeni türkiye derler. yeni türkiyeniz buysa, alın başınıza çalın kardeşim. biz istemiyoruz. bize daha iyi bir türkiye lazım, sorunlarını fark etmiş, çözümü konusunda kafa yoran bir türkiye lazım. sizin bu kafasızlıkla bize onu vereceğiniz yok. siz kendi boğazınızın derdindesiniz. ama şunu unutmayın ki siz de eski türkiyenin mezarlıklarına gömüleceksiniz.
geleceğe dönüşte marty mcfly yanlışlıkla başka bir gelecek yaratıp oraya gidiyor. biff tenın hile hurda ile dünyanın en zengin kişisi oluyor. herkes fakir millet çöpten yemek topluyor filan. her yer çöp, eskmiş sadece biffin mekanı aydınlık, saray gibi. işte tayyibin yeni türkiyesi de bana bunu hatırlatıyor.
fakat marty tekrar geçmişe dönüp her şeyi düzeltip geleceğe döndüğünde biff yaptıklarının cezasını çekmek için hapishane ye giriyor. herkes mutlu oluyor. güzel evler, güzel bahçeler. keşke her şey filmdeki gibi olsa.
eski kafayla, 90ların jargonuyla, kan davası tripleriyle hakkında konuşulan türkiye.
cumhurbaşkanı miting yapıyor şu an. evet, bayağı miting. paralel yapıyı nasıl mahvedeceğini söylüyor. bakıyorsun, paralel yapı bizzat kendisinin eseri. yahu "her partiye eşit uzaklıktayım" diye ayan beyan yalan söylediği mitingde "yeni türkiyeye evet mi" diye kitlelere soruyor. benim partimi kapatmaya çalıştılar diye bağırıyor. chp ile mhpye yükleniyor aklınca. eskiden sağcı solcu diye birbirinizi kesiyordunuz, şimdi niye birleştiniz diye... istiyor ki bugün de vatansever kitleler birbirine düşsün, akpli sünepe, yavşaklar da aradan sıyrılsınlar yakın geçmişte olduğu gibi.
şimdi allah aşkına, bu nasıl bir yeni türkiye yahu? alevi sünni kavgası bitmişti, tekrar başlattın. bu seksenlerin, doksanların türkiyesi. mhp chp bizim karşımızda nasıl omuz omuza durur diyorsun. bu, yetmişlerin, seksenlerin türkiyesi. başörtüsü diyorsun, başörtülü bacım diyorsun, haklarını yediler, okullardan attılar diyorsun. bu da doksanların türkiyesi.
be adam, sen 60larda mı yaşıyorsun da böyle bir "yeni türkiye"den bahsediyorsun?
öte taraftan muhalefete bakıyorum. hdp değişmiş. seversin sevmezsin, ayrı konu. hadep, dehap döneminde aponun lafından bir adım dışarıya çıkamayan, "alırız yüzde 5imizi, otururuz aşağı" diyen herifler şimdi türkiyeye dair bir şeyler söylüyorlar. yüzde 10 barajını aşmaktan bahsediyorlar.
mhpye bakıyorum. bir zamanlar sokakta mafyacılık oynayan heriflerin partiyle bağı kesilmiş. tuhaftır, çoğu şimdi akp yalakası olmuş. bakıyorsun, çok kaliteli siyasetçiler yetiştiriyor mhp. belki mansur yavaş gibi daha pek çoğunu da harcıyor ama, üretiyor sürekli. insan kaynağı genişliyor. vatan millet sakarya edebiyatı yapıp oy istemeyi bırakmışlar, emekliye hitap ediyorlar, asgari ücretliye hitap ediyorlar, çiftçiye, köylüye hitap ediyorlar. hala eksikleri var, hala tabuları var ama 20 yıl öncekinden çok daha farklı, çok daha "yeni" bir mhp.
chpye bakıyorum. deniz baykal döneminin meşhur "cumhuriyetin koruyucusu" "atam izindeyiz" "laik türkiyenin bekçisiyiz" sloganlarından başka hiç bir şeyi olmayan chpsi, şimdi aslanlar gibi projelerle çıkıyor milletin karşısına. alevisi, sünnisi, dinsizi, dindarı ayırt etmeksizin her kitleden insanla gücünü birleştiriyor. her birisine yer açıyor. bir bakıyorsun mansur yavaş chp bayrağıyla poz veriyor, bir bakıyorsun mehmet bekaroğlu chpde, bir bakıyorsun ekmeleddin ihsanoğlu chpnin cumhurbaşkanı adayı olmuş diğer partilerle birlikte. başörtüsünü kabullenmişler, alevi süni ayrımı yapmıyorlar, kürtlere burun kıvırmıyorlar. yine söylüyorum, eksikler yok mu? var elbet. ama her anlamda yepyeni bir chp var ortada.
yahu saadet, bbp gibi bana çok köhne, paslı görünen partiler bile değişti. artık işbirliğine gidiyorlar, seslerini çıkarıyorlar.
eskiye giden tek parti akp. eski hesapları karıştıran tek parti akp. eski defterleri açan, eski yaraları deşmeye, eski acıları tekrarlatmaya çalışan bir tek onlar. ama ironik biçimde "yeni türkiye"den de en çok bahsedenler onlar.
türkiye eğer "yeni türkiye" olacaksa, buna muhalefet hazır. ama "yeni türkiye"yi asıl vaat eden iktidar, yeni türkiyeye dair hiç bir söylemde bulunmadığı gibi devletin tüm imkanlarını ve hatta cumhurbaşkanlığı koltuğunu bile kullanarak yaptığı tüm propagandalarda sadece ve sadece eski türkiyeden konuşuyor. çünkü akpnin güçlü olabildiği tek türkiye "eski türkiye". yeni türkiye diye bir şey olacaksa eğer, akpnin oradaki yeri olsa olsa karacaahmet mezarlığıdır. bunu kendileri de çok iyi biliyorlar.
devrim gibi bişeysi yapıp tarihe geçmek isteyen küçük insanların ortaya attığı önermedir. daha kendileri içinde ne olduğunu bilmezken halkı yeni türkiye diye diye kandırıyorlar. yeni türkiye diye bir saçmalık demek tek başlılık demek babadan oğula sermaye patronluğu demek dinin sürekli siyaset malzemesi olması demek. bakara makara demek yeni türkiye aslında yohh demek insana değer vermemek demek. sanki müslümanlık yok demekte tekrar gelecek sanmaktır. bu demek şu demek o demek. bırakın ülkemizi biz türkiyeyi seviyoruz.