istifaları duydugum an aklıma ilk gelen bir sınır ötesi operasyonun yakın olduğuydu. tabi sonraları yapılan acıklamalar bu dusunceden uzaklasmama neden oldu. umarım ordumuz ve halkimiz suriye veya herhangi baska bir devletin iç işlerine karışmanın sadece bize yüklenmiş bir görev olduğunu, özgürlükle, barışla bir ilgisi olmadığını en kısa sürede kavrar.
tanım: yeni ordunun suriyeye yapacağı muhtemel müdahele.
mecbur kalmaDIKÇA, SAVAŞ BiR CiNAYETTiR. türkiye ile suriye arasında yakın zamana kadar esen ılık rüzgarlar, bir anda sertleşti. bu bir anda nasıl olabildi ? türkiye'nin suriye'ye saldırmasını kim ısrarla istiyor ve iktidara baskı yapıyor ? birincisi abd. ikincisi, iktidar yandaşları. yandaşlar, sırf mezhep temelinde suriye'deki iktidardan nefret ettikleri ve bu iktidarın alaşağı edilmesinin, dinci sünni bir iktidara yol açacağını umdukları için bu saldırı fikrini ideolojik bir körlükle savunuyorlar. bağımsızca bakılabilirse görülecektir ki, suriye, ülkesindeki cia - mossad kaynaklı, mezhep temelli bir ayaklanmayı bastırma hakkına sahip, egemen bir ülkedir. bunlar, abd'den ve israil'den başka hiçbir ülkenin işine yaramayan düşüncelerdir. türkiye'nin suriye'ye saldırması için hiçbir neden yoktur. tam tersine, israil'e dost bir suriye, türkiye'nin aleyhinedir. körlük göbek adları olan kişilerin, "biz kime hizmet ediyoruz" diye biraz durup düşünmesi gerekir.