--spoiler--
içindeki sapkınlıklardan, ırkçılıklardan ve cinsiyet ayrımlarından arındırılmış yepyeni bir kuran-ı kerimdir. çıktığı anda bende müslüman olurum.
--spoiler--
kuran'daki ırkçılıktan bahsederken anlatılmak istenen ;
"Nahl-75. Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının malı olmuş bir köle ile katımızdan kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak harcayan (hür) bir kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olurlar mı? Doğrusu hamd Allaha mahsustur. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler."
allah kuran'da köle ile özgür bir insanın eşit olmayacağını yukarıdaki ayetinde belirtiyor. dünyada eşit olmayan köleler cennette farklı bir konumda karşımıza çıkar :
"Vakıa/ 17-21. Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar."
herhangi bir ayette ya da hadiste köleliğin kaldırılacağı, kaldırılması gerektiği yada doğru olmadığı yönünde bir ifade yoktur.
islam öncesi arap toplumunda olsun islami dönemde olsun köleler, elleri boyunlarına demir bukağı ile zincirlenmiş olarak tutulurlarmış. bu nedenle laleli köleler denirmiş. kaçmaması için alınan bir önlemmiş. kaçmayan, sadık kölede iyi köle sayılırmış.
muhammed'in sattığı bir köle için yazdığı mektup şu şekildedir :
Bu vesika Addâ Hâlid Ibn-i Hevdenin Muhammed peygamberden bir köle veya câriye satın alması üzerine yazılmıştır. O köle veya câriyede ne hastalık, ne ayib vardır; ne kaçmak ne hilebazlık bilir; ne de günah işlemişliği vardır; ne de zinâ ve hırsizlığı vardır. Binaenaleyh bu anlaşma, bir müslümanın öbür müslümanla yaptığı alım satım anlaşmasıdır. [Sahih-i Buhari.., (Cilt VI, sh. 374 ve d. hadîs no. 970.)