daracık odalar kocaman eşya dolapları ve yurtkur mavisi. ilk başta hapis hissi uyandırır nasıl başederim diye dertli dertli düşündürür adamı. zamanla edinilen arkadaş çevresiyle çok eğlenceli bir hal alabilir yurt ortamı.
nasil ki ilk adiminizi attiginiz anda gozleriniz doluyorsa son kez arkaniza baktiginizda da bu kez gozlerinizi doldurmakla kalmaz aglatir.sizden sonra sizin yerinize gelecek sizin yataginizda yatacak sizin masanizda calisacak sizin yemekhanenizde yemek yiyecek kahkahalar atacak adama lanet edersiniz bir parcaniz orada kalir.
gelindiğinde nefret edilen ama ayrılırken hüngür hüngür ağlatan yerdir orası.
oda arkadaşınızla anlaşamayabilirsiniz ama sizin de onların da gurbette olduğunu unutmayın. kimi zaman birbirinizin annesi babası olacaksınız. birbirinize karşı anlayışlı olun. sorunlarınızı birebir ve sakin bir dille çözmeyi deneyin, hatta çoğu zaman barışçıl olan siz olun ama kendinizi de ezdirmeyin. iyice güvenmeden borç alışverişinde bulunmayın. elbise değiş tokuşu yapmayın. herkes kendi sigarasını içsin.
mutlaka ama mutlaka karşınıza cemaat evine çıkmayı teklif eden bireyler kelimenin tam anlamıyla seçilmiş adamlar çıkacaktır. (cemaat tarafından yurtlarda öğrenci avına çıkarılmış bir arkadaşım vardı, evet insanların zor durumundan faydalanıp politize, cemaatize etmek ahlaksızcadır.) eğer 20:00'da evde olmak, dertlendiğinizde iki tek atamamak, rahat rahat uyuyamamak istiyorsanız gidebilirsiniz. ama öğrenciliğin tadını da çıkarmak istiyorsanız sakın yaklaşmayın.
en düzgün yatak, en temiz dolap, en düzenli masa sizinki olsun. böylece kimse size bir şey diyemez, üstelik temizliğiniz ve düzeniniz elinizde koz olur. yoksa pislikte yarışan odalar da vardır. kürdana batırdıkları sucukları kirli çorap yakarak pişiren adamlar tanıyorum.