"özgürün pilavını hiç beğenmedim. Tuzsuzdu. Tavuk berbattı. Eve gidince kusayım mı sıçayım mı karar veremedim. Üç kere kustum, beş kere sıçtım. Aslında daha masada kusucaktım ama masada peçete yoktu. Sofra düzeni sıfırdı. Sazlı sözlü yalakalığıda işe yaramadı. Özgür alır iki, çünkü ona yakışır tilki s.ki." şeklinde akıl almaz yorumların yapıldığı az yağlı, bol salçalı yarışma programı.
leyla denen iticilik abidesi, aynı ton ve tempoda saatlerce ötme özelliğine sahip olduğunu düşündüğüm kızcağızın köftenin kıymadan olduğunu bilmediği yarışma.
- ben kıyma yemem.
+ o zaman çorbanızda neden kıyma vardı?
- o kıyma değil, köfte.
köfte ağaçta yetişiyor efendim aslında, biz bilmiyoruz.
kızlı erkekli bir arkadaş grubu olarak izlediğimiz yarışma programı.
öncelikle baştan kabul ediyoruz ki mert adlı yarışmacıya karşı içimizde bir acıma duygusu ve merhamet oluştu. evini tanıtırken, siyah - beyaz fotoğraftaki o hoş insanların anne babası olduğunu ve ikisinin de öldüğünü söylediğinde savunmasız hissettik mert i ve aslında o hafif kendine güvensiz ve naif tarafını keşettik mert in. istemeden de olsa baştan bu spor aşığı, güzel vücutlu ve pasaklı adama karşı bir sempati oluştu içimizde. evinin en pasaklı ve dağınık halinde aslında biraz da kendimizi (belkide olmak istediğimiz insanı) bulduk.
program bu akşam mert in evinden gerçekleştirildi. mert, kendisinden hiç beklenmedik bir menü ile misafirlerini karşıladı. nemrut ve nadan bir kadın olan nesrin e bile; "bu ne güzellik" diye kompliman bile yaptı. (bu arada ne nalet ve huysuz bir kadındır bu?) istisnasız herkesi güleryüzle karşıladı.
(yorumların bu kısmında arkadaşlar naim i evireee çevireee, evireee çevireee dövmeyi istediklerini söylemem için üzerimde baskı kuruyorlar)
burcu nun evinin tersine mert in evine ayakkabıları ile rahatça giren konuklar daha içeri girer girmez şööyle bir kasılmaya başlamıyorlar mı, çıldırmamak elde değil. (ayakkabıların çıkmaması da en çok, gtünü göstermeye meraklı, küçük .rusbu nika ya yaradı ki yerden bitme boyu daha da kısa durmamış oldu)
(bu arada)
dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama bugüne kadar tüm yarışmacıların, bu haftaki 5 yarışmacı kişisinden ayıran en önemli fark; kendi özel hayatlarından bahsetmeleri, muhabbet kurmaya çalışmaları, birbirlerini az - çok da olsa (saygıdan ve insanlıktan belki) tanımaya çalışmaları yani en azından renkli hale getirme çabalarıydı. ama bu haftaki yarışmacılar hakkında hiçbir şey bilmiyoruz. özel hayatlarından bahsetmiyorlar. yemekteyiz hasan ve ekibinden sonra çok tatsız tuzsuz bir hafta ve yarışmacılar çıktı karşımıza.
bu akşama dönersek;
mert in yemeklerini yiyen ve kulp bulmaya çalışan eller havaya şarkıcısı naim in, yemekteyiz hasan tarzı polemik yaratma çabasına girmesi hepimizi sinir etti. her lokmada yüzünü farklı şekillere sokma çabası, nika denen bücürük ile gözgöze gelip kötü kadınlar gibi, kaşını gözünü oynatması bizi resmen deli etti yine. yemekleri peçeteye tükürmek için sebebi olmadığından naim, mert i farklı bir yönden taciz etmeye başladı. masada konuşurken, alınmış kaşlarını ve ellerinin serçe parmaklarını havaya kaldırarak; "pislik içinde rahat edip, huzur bulabiliyor musun?" tarzı laflar söyledi. bu hasbamın evini çok merak ediyoruz biz arkadaşlarla. kuracağı masayı, dantel örtülerini falan merakla beklicez yani o derece.
nesrin ise yine uyurgezer gibiydi. ağzının içinden mıy mıy mıy ne konuştuğu belli olmuyor zaten bu kadının. karideslere; "ay resmen böcek bu" falan dedi bi ara. un helvası yapan mert için; "hıh, beyaz kalmış, kavuramamış" dedi. götünden ter akarak yemek yaparken onu da görücez.
nika denen şımarık rtük ise yine illa bir şeyi eksik yedi. bugüne kadar; mısır, mantar, limon ve eşeğin rütüğünü yemeyi reddeden nika hanım, bu akşam da közlenmiş biber yemedi. (arkadaşlar -zıkkımın pekini ye inşallah- diye bağırıyorlar) naim in en büyük yardakçısı nika. rütüğüne kadar inen sarı saçları ve yine sürekli göstermek zorunda olduğu götünden başka güzel bir tarafı olmayan zengin züppe, yerden bitme nika nın ne yemek pişireceğinin de çok merak ediyoruz.
bayıla bayıla yedikleri deniz mahsullerine burun kıvıran yarışmacılar bu akşam mert e toplam 11 puan verdiler. bizim favorimiz gerçekten mert çünkü yemekleri tatmasak da layıkı ile yaptığına inanıyoruz ve bizce iyi bir evsahibi. biraz panik yaptı o kadar. özünde iyi bir insan mert. naim şahsına resmen "pissin!" demiş bile olsa, efendiliğini hiç bozmadı. kız arkadaşların suratında derin bir gülümseyiş bıraksa da mert e bu akşam bizim puanımız; -7-
ilk çıktığı zamanlar izlerdim bunu çocuktum. Yemeğe masada beğendim diyip oy verirken düşük puanlar vermelerine isyan ederdim, ama yalan söylüyor beğenmişti niye 1 puan verdi, hep kendileri birinci olmak için yapıyorlar derdim.
Evet, küçük laundry service, hayatın adaletsizliğini yavaş yavaş televizyonlardan görerek öğrenmeye başlıyordu *
show tv ekranlarında başlayan danışıklı dövüş program. her şey önceden kurgulanmış. 5 kişi yemek yiyiyor daha sonra eleştiri falan yapıyor 5. günün sonunda 1. olan 10000 ytl'yi cebe atıyor falan filan. daha fazla açıklama yaptırmayın izleyin videosu var.
yarışma artık yarışma olmaktan çıktı. iyiden iyiye evlerimize taşındı bu illet...
annem hegün stres yapmaya başladı yemek yaparken. tabi bunda benim ve babamın yersiz şakalarının etkisi var. her yemekten sonra puanlamaya tabi tutuyoruz annemi.
zitadam: z
baba: b
anne: a
z: anne, sebze çorbası biraz tuzlu gibi sanki. ayrıca brokolileri biraz daha blenderdan geçirmeliydin. b: oğlan doğru söylüyor. zaten ben sebze yemiyorum. bir de çorbasını yapmışsın. la havle! puana olumsuz etki edecek bu tabi. z: neyse artık baba umarım ana yemek iyidir. çin usülü acılı tavuk yapmış bugün. b: hmmmm iddialı bir menü. bakacağız.
yemek gelir. ilk lokmalar ağza atılır.
z: çok özür diliyorum. çok pardon. ööömp huuump. baba önündeki peçeteyi verir misin? B: yuuuh! o kadar kötü diyorsun yani. z: kusura bakmayın. çıkartmam lazımdı. çok özür diliyorum. anne damak tadıma uymadı ne olur alınma. b: güzelim türk yemeklerimiz dururken neymiş canım bu çin usülü acılı tavuk. ah anacım olsa ne güzel yemek yapardı.
* cinnet anı gecikmeli de olsa kopmuştur; a: kalkın sofradan! insanlığınızı unuttunuz iyice be! sizin için bütün gün çırpınıyorum güzel yemekler yapıyorum aldığım tepkilere bak. yazıklar olsun!.. z: lütfen misafir sayılır biz. ev sahibi olarak daha sakin olman lazım. b: olmuyor hanım olmuyor... a: delirttiniz! kalkın sofradan... b: ben yarışmada iddialı olamayacağını düşünüyorum ve 2 puan veriyorum. z: tatlı yemediğim için bende 2 puan veriyorum. a: zıkkım ye eşşoğlueşşek!..
30 yıllık ev hanımını ne hale geldi? utanın. utanalım.