bu haftanın hormonlu genç kız kadrosunda yer alan ekin adlı yarışmacısı her şeyi hapur hupur götürmekte ama hiç bişeyi beğenmemekte.
arıza teyze kadrosundan giren sibel adlı yarışmacısı ise an itibariyle yalancı suşiyi yemek literatürüne soktu.
hayatlarında yemek denememiş gençlerin ve gurme olduklarını iddia eden yaşlı teyzelerin katıldığı, nasıl karşı tarafı ezeriz hırsıyla güzel yemeklere bile abuk yorumlar yapan, ancak genelde sessiz ve saygılı kişilerin parayı kazandıkları yarışma. para sen nelere kadirsin diyesi geliyor insanın.
sırf hava atmak için olmadık tarfilerle olmadık yemekler yapanların ve de kaşılığında olmadık yorumlar alanların katıldğı yarışma. Masadaki 5 kişiden en az birinin damak tadına uymaz yemekler ki hiç bir zaman bu ev sahibinin yüzüne söylenmez Türk örf ve adetinde ama yarışmada bu söylemekten de öte direk önlerindeki peçeteye çıkartılır. eğlendirmekten öte bir program hatta kötü örnek bile olabilicek düzeyde ama yine de kendini izlettiriyor, söylensek de yersek de izliyoruz.
nedendir bilinmez en zor balık menülerinin tercih edildiği yarışma programı. öyle değişik deniz mahsülleri sofraya getiriliyor ki birçok insan aşçı olmuş haberimiz yok. ahtapotlar bile çeşit çeşit yemek haline getiriliyor. sokaktaki yüz kişiden biri belki ahtapotun tadına bakmıştır. bu yarışmacılar halkın içinden gelmemişler, entel takımından seçilmişler. senin, benim yediğimiz bir yemek daha yapılmadı, ne kadar acayip yemek çeşidi varsa sofraya geliyor. ne diyelim afiyet olsun.
"özgürün pilavını hiç beğenmedim. Tuzsuzdu. Tavuk berbattı. Eve gidince kusayım mı sıçayım mı karar veremedim. Üç kere kustum, beş kere sıçtım. Aslında daha masada kusucaktım ama masada peçete yoktu. Sofra düzeni sıfırdı. Sazlı sözlü yalakalığıda işe yaramadı. Özgür alır iki, çünkü ona yakışır tilki s.ki." şeklinde akıl almaz yorumların yapıldığı az yağlı, bol salçalı yarışma programı.
yiyecek yemek bulamayanların olduğu şu güzelim ülkemde ve dünyada böylesine abuk sabuk programlar yapanları alınlarından öpüyor ve tebrik ediyorum.. ancak show tv'ye yakışırdı bu saçmalık zaten.. hayatımda gördüğüm en gereksiz insanların dahil olduğu en gereksiz program..
fon müziği olarak 10 numara şeçimlerr yapan reji ekibine bir alkış istiyorum. neeeytıngeeeyl diye bir müzik var, allah rızası için bu satırları okuyan duyarlı bir yazar çıksında adını sanını söylesin müziğin gari.
bu arada bu hafta yemekteyiz sibelin ailesi olmadığı biraz geç geldi aklına sanırım. gerçi yalan söylediği çok belliydi, aile kültürün yok denildiğinde tepkiyi verseydi daha bi inandırıcı olurdu.
şimdi gördüm, programın sonunda; hazırlayanlar yönetenler filan bölümünde; metin yazarları gibi bir şey gördüm. yani hepsi yalanmıymış, baştan sona kolpamıymış; yemekteyiz ümitler yemekteyiz hasanlar... *
(bkz: midemize oturdu)
şaka gibi program. yemekteyiz muhabbetlerini duymuştum da, ne bileyim. bir hayal ürünü falan zannetmiştim galiba. az önce gördüm, gerçekten salakça. ne yapacağımızı şaşırdık iyice.
nedir yani yok yemekte tuz yok, yok revanide biraz bilmemne fazla olmuş? nedir yani, otur zıkkımlan mına koyim, ne diye bikbik ediyosun. hatun yapmış birkaç çeşit tariflere bakarak, iyi kötü ye yani nedir bu bikbik. onu bulamayanlar da var. bak yine sinirlendim.
koca götlü koca ağızlı yemekteyiz ekinle yine onun kadar olmasa da koca götlü koca ağızlı yemekteyiz sibel arasında geçen düzmece kavgaya seyirci olduğumuz yarışmadır. yemekteyiz sibelin ailesi yokmuş ondan aile terbiyesi almamış, yahu ilk gün annesinden aldığı mumları koymuştu masanın üstüne hayır ben de kendisinin yalancısıyım. nasıl ailesi yokmuş anne aileden sayılmaz mı canım. demek ki ailem yok benim derken büyük halam ya da büyük dayım yok benim demek istedi.
8.haftasında bir ilkin gerçekleştiği yarışma. söz konusu ilk, yarışmacının yemekleri zamanında bitiremeyip sofrayı diğer yarışmacılara hazırlatması idi.
bayram boyunca her zamanki saatinden farklı olarak yayınlanacak ve bu kez gelmiş geçmiş en arıza yarışmacılarla kurgulanacak (!) olan yarışma. merakla ve de hasretle; üzüm var ümit, umrumda değil teyze*, bitki uzmanı sahra, yaprak dolmacı naim, süslü kemancı nil'in yeni maceralarını bekliyor olacağız.
bu bölümde hasan bey nasıl unutulmuş hayret edilesi.
dayak mı yiyoruz yemek mi yiyoruz dedirtecek tartışmalara yol açabilen bir yarışma programı.
-çatal düzeni çok yanlıştı, yemekler yavandı (!) (o ne be?) çok iyi karşıladı bizi ama bu bir yemek yarışması bu yüzden bilmemneye puanım (biraz bekle) 2...
geçen haftanın dün akşamki final bölümüyle ratinglerde ab gurubunda 2. sıraya yükselmiş program.
şimdi yapımcılardan, buzda dansmış, şarkı söylemek lazımmış geçsinler, şöhretlilerin yarıştığı bir yemekteyiz bekliyoruz.
bir banu alkan, bir ajdar mesela. valla okan bayülgen bilem katılabilir, malum kendisi ekranda görünmezse ölecek hastalığından muzdarip gibi görünüyor. magazine karşı mı dediniz? hadi canım, magazinin alasını kendi yapıyor artık.
bizden söylemesi, gerisi yapımcıların bileceği iş tabi.
Biten haftanın enteresan yarışmacıları vardı. Özgür o kadar canayakın , sempatik tavırlar sergilerken , yegane rakibi olarak gördüğü Sibelin evinde suratını iki karış astı.olur olmadık herşeyi eleştirdi. en harbici olanı muammerdi.tabi yemekleri yetiştiremediği için ümidi kesip dürüstçe değerlendireyim demiş olabilir. birinci olmak için resmen rol yaptı bence özgür. Çok çok ayıp etti. Sibel de ayrı bir alem. şımarıkça tavırları hiç kendine yakışmıyordu. her gelen yemeğe kimseyi beklemeden hurra dalıp , bir de utanmadan ben başladım arkamdan gelin demesi , önüne gelen yemeği koklayıp incelemesi,Ekine yok tatlın çok güzel gözüküyor , ille bozacağım süsünü deyip, şımar şımar şımarması çok itici idi ya. özgüre tekrar teessüf ediyorum. para kazanmak için taktik yaptı adam resmen.
(3 haftadır gözlemlediğim kadarıyla ) her hafta en kıl tipin kazandığı düzmece yarışma programı. örneğin bu hafta, özgür isimli pasif agresif arkadaş kazandı.