açtığı restorana eşi Ali Uğur Akbaş’ın 190 bin liralık borcu nedeniyle haciz gelmiş. olayın büyütüldüğünün altını çizerek '190 bin TL az bir para. Zaten benim arabam 600 Bin TL" demiş.
Türkiyede Kadın olmanın ne kadar kolay olduğunun kanıtıdır. Şu laflara bak:
Evlenip Adana'da müstakil bir eve yerleştim ve sakin bir hayatı seçtim. Bu hayatımı sosyal medyada paylaşınca daha büyük ilgi gördüm. Evde hamur açınca, benim de doğal, namusuna(!) düşkün iyi(!) bir anne olduğumu gördüler..(kim pardon)
Kızım Asya'ya sürpriz bir hamilelik yaşadım.* Hamile kalınca evlendik. Ali sahneyi istedi. TV'ye bir şey demedi. Sonra da vaktim olmadı ki.* Adana'da yaşayınca… Derken Birbey dünyaya geldi. Doğum kiloları, eşimin MHP'den aday olması derken….
En iyi yaptığım şey, annelik(evliliği evcilik sanıyor). Bütün hayatım bitti. Anne olduktan sonra 'sen' kavramı bitiyor. Evlilikten korkuyordum. Ailemden istemişti, imam(!) nikahım vardı. Doğru kadın olacağımı* Ali benden evvel fark etmiş..
Aradaki yaş farkını (18) hiç hissetmiyoruz.* O benim gezmeme tozmama bir şey demiyor, ben onun ağır ortamına karışmıyorum. Birbirimizi tamamladık. Ağır adam severim. O gördü, aşık oldu, sahiplendi..(sanki evcil hayvan)
Erkeğine hizmet eden bir kadınım. Osmanlı erkeği gibi suyunu bile getiririm. Reis odur ama son sözü ben sözlerim, asıl patron benim. Hâlâ beni şımartacak diye korkuyor..
Kocamın parasını ben yemeyeceğim de kim yiyecek, pardon?* Tabii ki de çatır çatır yiyeceğim. Zirvenin en top noktasındaydım.(en gay) Her şeyi bıraktım, gençliğimi güzelliğimi, vücudumu feda ettim.(Onu anladık) E, yerim tabii! O mu benim paramı yiyecek? Her kadın kocasının parasını yiyecek..(kocaları da onların pıttığını)
Evlilik sözleşmesi yok. Ben yapmam. Para pul hesabı varsa, baştan yanlış. Yapılacaksa, her iki taraf da yapmalı..(git fakir biriyle evlen o zaman)