--spoiler--
Oydu bir bakışta tanıdım onu
Kuşlar bakımından uçarı
Çocuk tutumuyla beklenmedik
Uzatmış ay aydınlık karanlığıma
Nerden uzatmışsa tenha boynunu
--spoiler--
'oydu bilmeden aradığım, bir bakışta tanıdım, neşeli, hayat dolu, beklenmedik, her şeyi başkalaştıran. bilmiyor benim karanlığım giyotindir onun aydınlığına inecek, ama umrunda değil.'
--spoiler--
Ah şimdi benim gözlerim;
Bir ağlamaktı tutturmuş gidiyor!
Bir kadın gömleği üstümde,
Günün maviliği ondan,
Gecenin horozu ondan...
--spoiler--
'evet beklenen oldu, indi karanlığımın keskin giyotini, uçurdu onun aydınlığını; gözlerim kanını akıtıyor durmamacasına, onun giyotine giderken giydiği gömlek üstümde, onu o kadını yaşıyorum gündüz gece. güneşim varsa, mavi ise günlerim düşlerimde onun güzelliği gecelerim uykusuz, onun yitişi tüm uykuları bölen tiz bir horoz sesi. hem de en erken öteninden.'
yazdım da çok mu değdi ? sorusuyla devam edilebilecek cümledir efendim. yapılan fedakarlığın ve yğun sevginin karşılık bulamamasıyla, içe geçen acının dışa vurumudur. o acı geçtikten sonra o şiirlere bakabiliyorsanız bakın.. ne kadar melenkolik ve boktan bulacağınızı şu an tarif edemiyorum.
--spoiler--
En çok neresi mi ağzıydı elbet!
Bütün duyarlıklara ayarlı...
Öpüşlerin türlüsünden elhamra,
Sınırsız denizinde çarşafların,
Bir gider bir gelirdi işlek ağzı
--spoiler--
Oydu bir bakışta tanıdım onu.
Kuşlar bakımından uçarı,
Çocuk tutumuyla beklenmedik,
Uzatmış ay aydınlık karanlığıma;
Nerden uzatmışsa tenha boynunu...
Dünyanın en güzel kadını oydu!
Saçlarını tarasa baştan başa rumeli...
Otursa ama hiç oturmaz ki,
Kan kadını rüzgardı atların,
Hep andım ne yaşanır olduğunu...
En çok neresi mi ağzıydı elbet!
Bütün duyarlıklara ayarlı...
Öpüşlerin türlüsünden elhamra,
Sınırsız denizinde çarşafların,
Bir gider bir gelirdi işlek ağzı...
Ah şimdi benim gözlerim;
Bir ağlamaktı tutturmuş gidiyor!
Bir kadın gömleği üstümde,
Günün maviliği ondan,
Gecenin horozu ondan... *