bana kim olduğumu, neleri sevip sevmediğimi, duygularımı nasıl ifade edebildiğimi öğreten, biraz geç tanıştığım ama bırakmaya niyetimin olmadığı, kalemin gücünü ortaya çıkaran eylem, rahatlama aracı.
yazmak; zihninizden geçenleri döktüğünüz kağıt ya da herneyse en az bir başka zihin sahibi tarafından okunup irdelendiğinde anlam kazanan eylemdir. yazan kişi ise yazdığının okunup okunmayacağından bağımsız yazmaya devam edendir.
insanlar genellikle kendilerini yalnız hissettiklerinde, kötü hissettiklerinde gerçeklerini yazarlar, bir nevi itiraf etme saatidir yazmak. her seferinde bir kaybedişe yazılır yazılar ve belirli bir süre geçtikten sonra yazılar odak noktaları olan kişileri yada olayları aşıp duygulara dönüşürler, yani insanlar aslında duygularını yazarlar. yazmak güzel bir fotoğraf çekmektir, sanatsal bir fotoğraf gibidir, yazılan yazını edebi bir değeri olmasa bile çok değerlidir yazılan yazılar, çünkü her seferinde başka hiçbirine benzemeyecek olan bir duyguya yazılır yazılar, hep başka bir hissiyatı anlatırlar ve aynı olay yada kişi hakkında yazılmış yazılar bile zaman geçtikçe -yazılanlar farklı olsa bile- farklılaşırlar, duygular flulaşır çünkü. akabinde yazılmış olanları okuyanların ancak o duyguya yakın bir duyguya yakın birşey yaşamış bir insan -o da duyguyu hatırladığı kadarı ile- beğenir. kısacası yazmak dürüstlüktür.
disiplindir yazmak. ama çoğu zaman da olağandışılıktır. edgar allan poe nun yazmak adına edindiği disipline hayranımdır. sabahın 6'sında kalkar, 9'a kadar masa başında vakit geçirir. sonra öğleye kadar dışarı çıkar günlük işlerini halleder vs. ilhamı beklemez kendisi. ilhamı yaratmaya çalışır. bunu tavsiye eder de. kendini moda sokmaya zorlar.
dolmuşta okurken kahkaha atmama neden oldu. çok hoşuma gitti. bir kitabın ön sözü
--spoiler--
sevgili kathy,
biriyle ilişkim var. fakat onunla evlenip evlenmemek konusunda kararsızım. beni çok kıskanıyor birkaç kere şiddet de uyguladı. kavgacı ayrıca bana hiç güveni yok. bir gün beni eve bıraktıktan iki saat sonra telefon açtı. amacı benim evde olup olmadığımı anlamaktı. bir sabah onu kapımın önünde uyurken buldum. ayrıca çok asabi; bu da kararsızlığımı arttırıyor. en ufak bir şeyden parlayabıliyor. aslında düşünüyorum da beni sevdiğini gösteren hiçbir şey yapmıyor, niye onunla birlikteyim ki? evet, doğruyu söylemek gerekirse, yanlış kişiyle birlikteyim. evet. kararımı verdim. neyse kathy umarım sen iyisindir!
--spoiler--
yazmak işte bu yüzden güzel. kimseler okumasa da güzel.
Bazen bana kıskançlık krizleri geçirten eylemdir. Neden Sezen Aksu benden önce doğup fevkalade şarkılar yazmış örneğin. Ya da neden Nazan Öncel. Ya da neden rastgele okuduğum bir söz benden önce başkası tarafından yazılmış. Hepsini yazmak isterdim. Ama malesef yazdıklarım yazabildiklerimle sınırlı.
Hakkında denilebilecek en güzel cümlelerden birkaçınıda o. aruoba demiştir :
"Yaşamı yazmaya kaktığında, sıkıntıya düşersin hep : yaşadığın, yazıya gelir gerçi; ama, yazıldığında içine gireceği-girdiği-biçim, aykırılığı, çelişmesi, zıtlığıyla, seni huzursuz eder, sana sıkıntı verir.
yaşadığını, yaşadığın biçimiyle ,yazıya dökemezsin- dökülür gider...
yaşadığını yazamazsın.
yazdığın da, yaşadığın değildir.
yaşarsın belki; ama yazamazsın ki:
yazarsın belki; ama yaşamamışsındır ki...
yazdığın, yaşamadığındır-
yaşadığın, yazılmadan kalır;
yazılmadan
geçer. "
yazmak , bazen düşünceleri dile getırmek bazen aşkını ilan etmek sessizce, bazen se anlatamadığını anlatmaktır birilerinin hiç haberı olmadan... belki bir yerde görür okur diye dilersın, belki de umarım hiç görmez dersin. belki hıç ummadıklarını okumuştur kim bilir... çünkü yazmak iz bırakır ardından, saklamak suç ortaklığı yapmaktır yazdığınla .belki birgün...
bazen kime, neden yazdığını bilmeden yazar insan. herkesin dünyasında yaşadığı dertleri, hüzünleri, sevinçleri birine değilde kaleme sarılarak kağıda döker içindekileri.
insanı en mutlu eden eylemlerden biri. hele bir de kendisini dünyadan soyutlayıp yazıya yazının ritmine büyüsüne kaptırabiliyorsa tarif edilemez mutluluklar bulur.
haykırmak istediğin bir şeyler varsa dünyada,en güzel ifadesidir yazmak.
yazarken insan kafasında ne varsa, dökülüverir kağıda, kelimeler akarken bir yandan, öyle bir huzur bulur ki insan,yalnızlığın tadı da böyle çıkar.
aslında birazda sözlükte de yaptığımız bu değil mi?