pandemi sonrasında hayatın nasıl işleyeceğini. dünyanın düğümlendiği çağda doğmuşuz cidden. direnişin askıya alındığı, unutturulduğu, 68 kuşağının üzerinden panzerlerle geçildiği bir çağdayız. hele bu son virajda karşımıza çıkan pandemi gündemi nedeniyle polis devletlerinin militer güçleri halka baskı ve direniş duygusu aşılayacağına güven ve sığınma duygusunu uyandırdı.
meşrulaştırılmış iktidarlar daha da kuvvetlendi, diyebilirz bu noktada.
Aklımda yapmaktan hep zevk aldığım bir şey var. iki kişiden destek göreceğime de eminim. Ama bir taraftan da içimdeki bir şey beni onu yapmaktan alıkoyuyor. Yapıp yapmamak konusunda inanılmaz kararsızım. Yapsam kaybedecek hiçbir şeyim yok. Yapmasam huzursuzum.
Şu an yapmak istiyor olmama rağmen tembellik yaptığıma karar verdim. Yapacağım. Varsın kimsenin umrunda olmasın. Ben onları işletecek yer bulurum.
bugün durakta eski bir arkadaşımı gördüm en son 1.5 sene önce görüşmüştük. aynı kütüphanede çalışıyorduk. arkam ona dönüktü ablamı tanıyıp bana seslendi. seni asla tanıyamazdım dedi. Bende o zamandan bu zamana birçok şey değişti tabi 10 kg verdim, stil değişikliğine gittim. bu normal. üniversite’yi, bursa’nın insanını sordu. hiç haber alamıyoruz senden hiç aktif değilsin dedi. sosyal medyadan bahsediyor. şaşırdım, şu sosyal medya yüzünden birbirimizi aramaz, sormaz olduk. ancak bir hikaye, gönderi atınca birbirimizi anar olduk fazla garip geldi.
üzgünüm ve neden bu kadar üzgün olduğumu düşünüyorum ama anlatamam çünkü beni hala neden bu kadar kötü etkiliyor oluşunu anlamıyorum. böyle gecelerin amk ya en çok da bu gecenin.
kuzenim anaokulunda öğretmenlik yapıyor. evimin karşısında. okul da aşırı kalitesiz. öğretmenler 2 yıllık mezun. bir gün işletme sahibi, öğretmenlere bütün katları temizletiyor akşamı işten kovuyor. kuzenimi sigortasız çalıştırıyorlar ve 2000₺ alıyor. kendisi ne şikayet ediyor ne de rahatsız oluyor. iki akşamda bir starbucks’tan hikaye atıyor.. kahvesi güzel olsa neyse diyeceğim. yani sözlük maddi durumun iyi olmayan insan starbucks’tan kahve içmek için çalışır mı ne salakça. ama bu kahvecinin bir imajı olduğu için herhalde kendini çevreye kaliteli yansıtmak istiyor. şaşırıyorum.
o okulda çalışanlar salaklar cidden. balkonum onlara bakıyor ve yaz okulunu online aldığım için akşama kadar ders çalışıyorum balkonda. işleri yok dedikodumu yapmışlar. neymiş sürekli balkondaymışım. balkon fena eser niye odamda durayım değil mi. sonra ben kahvaltıda çatal bıçak kullanıyormuşum ilginçlerine gitmiş, elle yiyorlar herhalde onlar. hiç evde iş yapmıyor muymuşum ne komik ya. ben de geçmişte anaokulunda stajyerlik yaptım böyle dedikodu yapmaya fırsatım olmuyordu. çocuğunuzu böyle salak okullara vermeyin.