Bir çok mutlu günümde birde çok mutsuz günümde yanımda birini bulamayınca çok yalnız hissediyorum. Hayat standartken pek takmıyosunda bu iki ekstra günde yalnızlık zirveye oynayabiliyor.
ya herseyi gectimde etrafimda ne kadar insan olsada hatta dostum kardesim dedigim insanlar,derdimi kimsenin anlayamadigini hissediyorum bazen.biliyorum onlarca anlamli kelime kullansamda anlamayacak kimse beni.
Bu duygu sandigimdan daha fazla yalniz oldugumu hissettiriyor bana oyle dehsete dusurutor ki bazen koca dunyada tek basima yasadigim hissine kapiliyorum.
delimiyim neyim.
Bazen keşke yanımda olsalar dediğim insanlardan uzak olduğumu en acı şekilde hissettiğim de anlıyorum o koca yalnızlığı.
Sinir bozucu geçen bir günün ardından çok pis sövesim var. Hayatta bazı anlarda neden bu kadar yalnızlığımız yüzümüze vuruyor.
Ama bugün hissettim ki yalnızlığa alışmışım ve çok klişe olabilir ama bu yalnızlık içinde baya bir güçlenmişim.
Kendimi biliyorum. Biri bana bağırdığında saatlerce oturup ağlardım eskiden olsa. Bugün gördüm ki hep sığınacağım birileri varmış. Onlar olmadığında bana bağırmaya kalkan zeka küpünün ağzının payını bir güzel verdim. Dudaklarım titreye titreye, içimden kendime güçlü dur yalnızsın burda derken aslında hayata daha bir sıkı tutunduğumu anladım.
Sayfalarca yazıp içimi dökesim var. Ama içimden geçenleri kendi yalnızlığıma saklamak daha mantıklı sanırım.
geçenlerde belim tutulmuştu üzerinize afiyet. canım çok yanıyordu ama öyle böyle bir ağrı değil. neyse yattığım yerden doğruldum, ayağa kalktım orada kitlendim kaldım. ne ileri ne geri hiç bir şekilde eğilip doğrulamadan ayakta yaklaşık 5-6 dakika kitlendim.
gece saat 3 suları idi ışık'lar kapalıydı sokak ışık'ları vardı evin içinde o kadar. telefonumuda yere düşürmüştüm. eğilemediğim için yerden alamıyordumda. acaba dedim kendimi yere atsam yığıldıktan sonra ambulansmı çağırsam diye düşünürken telefonun ışığıda söndü. şarzı bitti.
işte o an anladım. dedimki ben böyle yaşamanın, böyle hayatın ta evveliyatını sikeyim. öyle belimin açılmasını bekledim yavaş yavaş hareket ettim geçti gitti işte. o geçti gittide geçmeyecek şeyler hala canını yakıyor insanın be kardeşim.
Evime geldiğimde zili çalarak değil de anahtarla girdiğim an.
Genel olarak yemek yapacağım, yiyecek bir şeyler hazırlayacağım zamanlar tek kişilik hazırladığım an.
Evde ses çıkaracak bir şey yapmadığım sürece olan uzun ve derin sessizlik.
bazen birilerine ihtiyacın olur sonra yakınlarından birini aramak için telefonu eline alırsın hızlıca rehberi açarsın baştan sona baktığında ise kimsenin olmadığını farkedersin sonra göğsünde tuhaf bir ağrı oluşur. O an yalnız olduğunu anlayıp usulca yalnızlığınla bir kenara çöküp düşünürsün hiç olmadığı kadar.