hiç beklemediğim bir anda, şans eseri çıktın karşıma. yeşil gözlerini hiç yadırgamamıştı gözlerim. kahverengi ve yeşilin garip buluşmasında gezdirmiştim gözlerimi dikkatlice. parmaklarını tutup yavaşça sıktığımda ve sana adımı mırıldandığımda, içimde titrekçe sallanan kalbimin atışıyla gülümsemiştim.
dudakların, hafifçe yukarıya bükülmüştü. dişlerin yavaşça dudaklarının arasından sıyrılmıştı, bana sunulmuş dudaklarının hafifçe dişlerin tarafından gölgelendiğini görünce gülümsemiştim yeniden.
hatırlıyor musun? bana ilk sarılışında, gözlerinin içine titrekçe bakarak soğuk parmaklarımı göğsüne koymuştum. kalbinin tekleyişini hissetmek, o uyumlu ritmleri duyabilmek; dünyadaki en güzel histi sevgilim.
seni özledim sevgilim. gidişinden beri çok şey değişti. aslında hiçbir şey değişmedi, her gün seninle telefonda konuşurken, sen yanımdayken hissettiklerimi hissediyorum.
seni, sen yanımdayken bile özlüyorum.
seni seviyorum.
iyi ki varsın.
her haftasonu cuma akşamından pazar akşamına kadar birlikte olmamızın bu ilişkiyi erken bitireceğini keşke yüzüne de söyleyebilsem, ama sevişmekten konuşamıyoruz da, öldüm, bittim, tükendim. ne olur biraz da kendimize, arkadaşlarımıza vakit ayıralım, hayat sadece seks değil.
Sevgilim şimdi soğuk nemli bir odadasin. Yanında deden var bir de amcan. Ikisinde çok severdin. Bu gün 8 gün oldu benden gidip icimde yer edeli.. beni goturdun 8 gün önce ve seni bıraktın geriye. Oysa ben göze almıştım ölmeyi organlarimi kalbimi ciğerim sana baslamayi. Senin hayatta kalman için bir ömür yaşamayı bile göze almıştım. Ama sen sabredemedin sevgilim gittin.
Helal olsun sana LAN. Adam gibi yaşadın ışte bırak 19 yıl olsun bin yıl götürür beni yasattiklarin
Katildiginda eylemleri dusun sevgilim emek mucadelemizi verdiğimiz günleri. Sen mutlu ol uykunda ben burda devam edicem savasa.
sevgilinize söylemek isteyipte söylemediğimiz duygu ve düşüncelerimizi yazı olarak aktarmaktır. *
ben seni sevmekle kendime dünyanın en güzel hediyesini verdim sevgili. ben seni sevmekle her şeye yeniden başladım, kendimle yeniden tanıştım sen bana dünyanın en güzel hediyesini verdin çünkü; umudu
senin içinde taşıdığın sevginin ne kadar da değerli olduğunu ve mutlu olabilmem için sadece beni sevdiğini düşünmemin bile yettiğini evet, bizler hayatta küçük şeylerle mutlu olabilen insanlardık hep ama yine de hiç unutmadık; hayatta insanı mutlu edebilecek o küçük şeylerin aynı zamanda ne kadar zor kazanıldığını. seni sevmek o kadar kolay ki sevgili, seni sevmek öyle güzel ki sen bana hayat gibi geldin, tüm dileklerimin kabulü gibi kısacası sevgili; seni sevmekle başladı benim hikayem.
dört yıldır beraberiz. her yıl dönümümüzde benden evlenme teklifi beklediğini biliyor, o gün gözlerinin içine bakamıyorum. beni sevdiğin kadar bende seni seviyorum ancak evlenmeyi henüz kendime yakıştıramıyorum. yarın yine o gün ve ben ne yapacağımı, seni nasıl avutacağımı bilmiyorum. birgün benden vazgeçeceksin diye korkuyorum. o beyaz tenine, kızıl saçlarına tekrar dokunamamaktan korkuyorum. senden bana biraz daha zaman tanımanı istiyorum ve sen inanmasanda seni çok seviyorum.
Bir baba çocuğunun elini bırakırsa kaybolup gidermiş sanıp da sımsıkı tutar ya hani ellerini bırakmaz hiç, işte öylesine tuttuğum senin ellerini tutmayı çok özledim be.
johnny depp in ikizi gibi ol, hem sevimli ,hem güçlü ,hem adam ,hem karizma. elin iş tutsun iş hayatında benden geri durma, benim hayatıma da çomak sokma, benden çocuk isteme vücudum bozulur.
gezip tozalım, yeni şeyler keşfedelim.
seni çok sevmemi bekleme ben öyle çok bağlanamam, sıkılırım ama seni sever sayarım.
tam sınır yaşıma geldiğimde belki sana bir erkek çocuk doğurabilirim beraber maça git diye.
acıdım bak sana.
olacaksan adam gibi ol. ama en adam gibisinden. dünya öyle adam görsün. demiyorum... ama sevsen yeter. karizman olsun. saçların uzun (bkz: zeki enes akkan) cümlelerin düşündüren (bkz: feyyaz yiğit) ses tonun mükemmel (bkz: okan bayülgen) olursa... e, bi zahmet.