ozlemiyorum kimseleri seni tanidigimdan beri. Aklima bile gelmiyor ki kimse.. Herseyimsin sen.. Herseyde sen varsin. Kucucuk cocuklari gorsem sokakta misket oynarken, senin "biz gulle oynardik kucukken" demen geliyor aklima. Hic bir seye aglamiyorum senden baska. Mutsuz biten filmler umrumda bile degil, cunku sen varsin gercekte herseye mutluluk katan. Simdi yasamak varken yasayamadiklarimiza uzuluyorum ve eger hayir dersen yasayamayacaklarimiza uzulecegim. Ama biliyor musun, seninle gecen her animiz mukemmekdi, hayatimin en guzel anlarini yasadim seninle. Uzak sehirlerde seninle yuruyecegimizi hayal etmistim hep, el ele, sarmas dolas. ilk goz yasi doktugum canim sevgilimsin sen. Hep varsin sen benim hayatimda, hep olacaksin gulen gozlerinle. Sen benim melegimsin mutlu olmam icin cirpinan, bana benden bile yakinsin, bir parcamsin sen benim asla vazgecemedigim.. Asla degismeyen, degismeyecek. Hic dusunmedim bile senin yoklugunda yalniz kalmayi.. Hic aklima bile gelmedi yoklugunun sessizliginde, sana dokunmadan, duymadan, gormeden yasamayi. Varliginla mutluluktan ucuran sen, yoklugunda acitirsin canimi.
Biliyor musun hep hayalinle yasadim senin. Hep benim odamda, yani basimda, karsimda oturdun sen. Her anlatmaya calistigim beyaz kagitlarin uzerinde yanimda olmamanin, sana dokunamamanin golgesi duser. Senden kopamadigim seyler var. Her seni anlatmaya calistigimda o beyaz kagitlara, cektigim o acilarin siddeti ile kalirdim oylece, kelimeler kifayetsiz kalirdi. Anlatamaz seni hic bir sozcuk, cumle, paragraf, sayfalar hatta defterler.
Seni her gordugumde, icimde 4 yaprakli yoncalar aciyor. Evet sen o'sun.. Benim mutluluk kaynagim, iyilik perim, sevgilim..
Sana hic izin vermedim ruyalarima girmene.. izin almadan, sormadan girdin iclerine, iyi ki de yaptin. Her ani seninle yasasim ben, yasiyorum da. Savunmasiz bir cocuk safligi ile kapildim ruzgarina, seninle savruldum oradan oraya. Herseye raziydim ben, nereye savurursan oralara gitmeye, hatta sert kayalara carpmaya, ama seninle, sadece seninle. Hic sikayetsiz, sorgusuz sualsiz...
Yuregim aciyor.. Sana agliyorum ben geceleri, bana son defa bakip hoscakal deyisini. insan nedensiz sevebilirmis, bunu anladim seninle. Seni beklemek hem aci, hem mutluluk, seni sevmek, tipki senin gibi.. Bazen sevgi boyle olmamaliydi diye dusunuyorum, dusundukce sana daha cok baglaniyorum. Mutluluk mu? O sadece seninle var. Gerisi umrumda bile degil. Seni denizler kadar cok seviyorum.
Basim agriyor.. Opseydin gecerdi, eminim. En azindan mutlu olurdum, mutlu oldugunda acilari hissetmiyor ki insan. Opeyim de gecsin derdin dimi? Seni kalbimin en gizli, en sicak yerine koydum ben seni, hic cikmayacsksin oradan. Bunca yil hic hissetmedigim duygulari hissettirdin bana. Ben askin bittigine inanirdim biliyor musun? sacmaymis, bir sarkinin sozlerinde gecmezmis sadece, Ask bitmezmis, gercekmis. Seni gordugum anda, gozlerinin o guzel pariltisini, kalbimin carpisini, midemde ucusan kelebeklerin sayisinin cin ordusu kadar cok oldugunu biliyorsun. Bu asktan ote bir sey. Adinin ne oldugu cok onemli degil, ne hissettigimi sen, ne hissettigini ben biliyoruz.
24 saate kactane sen sigar biliyor musun? Bilemezsin.. Ama ben biliyorum. Sabah uyanir uyanmaz seni yasamak, butun gun acaba ne yapiyor? iyi mi? sorulari ile gecirmek, aksam oldugu zaman ne kadar guzel ve masum uyuyordur diye dusunmek.. Ben bunlarin hepsini biliyorum.
Uzaktik.. Her istedigimde saramiyordum seni, her ihtiyacin oldugunda bir omuz olamiyordum sana basini dayaman icin. Seni sabah ise birakamiyordum, yada isten alamiyordum ama her aksam seninle yatip, her sabah seninle uyaniyordum. Benimleydin aslinda.. Bir canim deyisin canimi vermeme yeterdi. Senmissin yillardir icimdeki bosluk, senmissin ask.. Ben seni bu kadar cok severken, sen beni bu kadar cok severken, ayrilik yazik etmektir bu aska.. Canimdan cok sevdigim, canim sevgilim.. Biz herseyin en iyisini hakediyoruz...
hayatıma girdiğin o günü hatırlıyorum. bir sıcak sarılma ve sonrasında ki mutluluk dolu günler. gözlerime değen gözlerimin çıkardığı kıvılcımlarla tutuşan ve sönmeyen bir alev. her şey ne kadar da güzeldi halbuki. birbirine hasret kalmış ellerimizin kavuşması vardı mesela, sonra her buluşmamızda bana usulca sokulman tabi bir de. gözlerinle bakışının anlattıklarına bakıyorum ve sana bir kere daha aşık oluyorum. beraber yetiştirdiğimiz aşkın gülleri var hayatımızda.
ama gün mutluluk günü değil nedense benim için. güller solmuş hayatımızda yetiştirdiğimiz. mutluluğun yerini gece sıkışan kalpler, kabuslar almış artık. yolda görsen nefretle dahi olsa bakmayacağın güzel gözlerin kalmış aklımda. ama nasıl böyle bir şeyi isterim ki senden. çok kırdım seni biliyorum. çok üzdüm, ağlattım, daralttım. ama bilmiyorsun ki ben de çok kırgındım sevgili ve dayanılmazdı artık bazı şeyler benim için. ama gitmezdim senden, bırakmazdım ellerini. şu anda bile haykırıyor ellerim nerde onun elleri diye. cevap veremiyorum. gittiler deyip de kendimi bir kere daha üzmek istemiyorum.
biliyorum ben gitmek istedim senden. katıydım, kararlıydım. sen bana sarılıp ağlarken gitme diye put gibiydim karşında. ama senin bana bakmadığın zaman vardı o anda. işte ne kadar zordu o anlarda sana git demek. hayatımda içime çektiğim en güzel koku orda yanı başımda, en uysal yüz koynumda ve en parlak göz yaşları boynumu ıslatırken, nasıl söyleyebilirdim ki içten bir şekilde sana git diye. sen anlamadın. öyle zannettin. ya da ben çok güzel oynadım rolümü ve sen de inandın.
böyle olmalıydı sevgilim. hayallerinin yıkılmaması için böyle olmalıydı. katı olmak zorundaydım, seni üzerek gitmek zorundaydım.
sana son sözlerim sevgili umarım okursun. fotoğraflarını silmeye elim gitmiyor, silemediğim gibi açıp bakamıyorum bile. bir gün yolda karşıma çıkıp da bana düşmanca bakarsın diye çok korkuyorum. sana bir daha sarılamayacağımı bilmek öpemeyeceğimi bilmek beni mahvediyor. ve sevgili... seni daha şimdiden çok özledim. nolur beni affet. elveda sevgilim...
beş yılı devirdik her günü birbirinden güzel. çok teşekkür ederim sana benim olduğun için, elimi hiç bırakmadığın için, araya giren mesafe seni yıldırmadığı için, beni hep yüreklendirdiğin için. şimdi önümüzde bambaşka heyecanlar var, hiç tatmadığım duyguları yine seninle yaşıycam. evimizi, eşyalarımızı seçicez, bin türlü koşuşturma olucak nikah-düğün-davetliler-hazırlıklar.. ben stres olucam yine ve sen beni yatıştırcaksın. inanamıyorum, ömür boyu aynı yastığa baş koyucaz, her güne beraber uyanıcaz. yeni hayatımız için sabırsızlanıyorum, çabuk gel bitanem.
hayatımın aşkı. seninle lise ikiden beri çıkıyoruz. bu ay altı yıl oldu. uzun zamandır hayatımın vazgeçilmez bir parçasısın. ama çevremizdekilerin dedikleri doğru. iki tıbbiyelinin aşkı dertli oluyor. bebeğim bu kadar ders çalışmak zorunda değilsin. farkındamısın bilmem ama on gündür görüşemiyoruz. uludağ sözlükte yazar olmadığını biliyorum. bu yazdıklarımı da hiçbir zaman okuyamayacağını bildiğim için rahatım...
bazen eski günleri hatırlıyorum. çıkma teklifimi kabul etmen dört ay sürmüştü. senden sıkılıp seni terkedeceğimi düşündüğün için benimle çıkmak istememiştin. birgün birdenbire seni duvara sıkıştırıp öpmeseydim belki şu an birlikte olmazdık. çok utanmıştık o olaydan sonra. birkaç gün konuşmamıştık. sonra sen gelmiştin yanıma. teklifin hala geçerli mi falan filan gibi şeyler söylemiştin...
tartışmasız okulun en güzel kızıydın. belki de bana göre öyleydi ama bilmiyorum, güzeldin işte... bunu okumayacağını bildiğim için itiraf ediyorum. seni ilk başta sevmemiştim sadece hoşlanmıştım. okulun o artist çocuklarının tekliflerini reddettiğini duyunca daha bir gaza geldim. hatta seni ilk öpmem de birdenbire olmadı. o uzun boylu basketçi artist çocuk yanımızdan geçerken öptüm seni. seni ayarlarsam okuldaki havam artacaktı. daha doğrusu hiç havam olmadığından artan da birşey olmayacaktı. sadece havam olacaktı.
ama nolduysa oldu seni sevmeye başladım. aşık oldum sana !
üniversite sınavında sana sadece iki puan çakmış olmam ve aynı üniversiteye yerleşmiş olmamız bile bir rastlantı değil, tanrının bir hediyesi !
arkadaşlarım arasında en toplu eve sahip olan benim. senin sayende bebeğim! haftanın beş gününü benim evimde geçirmen gerçekten çok hoş. ailelerimiz bunu duysa ne tepki verir bilmiyorum ama ben böyle çok mutluyum. tabi son on gündür neredesin bunu da merak etmiyor değilim.
metal müzikten nefret ettiğin halde sırf benimle olmak için metallica konserine gelip benimle birlikte master master! diye bağırman beni ne kadar sevdiğini anlamam için yeter bebeğim...
bu arada anladığını sanıyorsun ama arabalardan anlamıyorsun bebeğim. sana söylemiyorum ama arabam bmw m3 değil. o arabayı alacak kadar param hiç olmadı. benimkisi bmw 320d coupe. sadece spor paketi var. hatta çok yakmasın diye dizel. ama olsun sen hala benim m3'üm var san...
beyaz tenine, sarı saçlarına ve tabi ki yeşil gözlerine hastayım bebeğim. seni seviyorum !
not: olmaz ama, hani olur da bu yazıyı okursan n'olur çabuk gel seni çok özledik..
bugün seni yanımda hissederek günaydın dedim odamın bakterilerine...
düşündüm;
sen olsaydın,çiçeklerimi sulasaydık,sana kahvaltı yapsaydım.
sanki senin yapacağın işi 'ben' yapayım diyerek bulaşıkları yıkayıp tebessüm ettim sevgilim.
mutlu olacağın düşüncesiyle..
yeni bir çiçek aldım,hani anlatmıştım sana 1 yılda sadece güneşli ortamda 1 gün açıp 1 saat içinde soluyorlar güneş görmeyince . onlardan işte.
ben de öyleyim sevgilim. sadece yanında açıyor,sen gidince küsüyorum hayata..
Tenine dokunabilmek mi ? haşa ! Gözüm göz menziline girsin yeter. Hadi düş düşlerime, tutmayana ''aşk'' olsun..
Sunay Akın demiş. şehveti aşk sanıp aşkın adını kirletenlere gelsin.