çiçek yetiştirmeye özel bir ilgisi olanlar bilir, bütün çiçeklerin kendisine has bir güzelliği, hatta huyları vardır. gülün mağrur duruşu, lalenin asaleti, kırlarda yetişen bir papatyanın güleç yüzü, orkidenin zerafeti, menekşenin bereketi, kaktüsün inadı... hepsini sevmek için ayrı ayrı birçok sebep var.
ama ben annemin "kazık" dediği lucky bambu'mu ve şu günlerde pıtır pıtır yeni yaprakları çıkan mor menekşemi başka seviyorum. *
ciceklerin her turlusu candir efenim. Su asagidaki kissaya bak da ibret al.
2005 yilina kadar haddinden fazla sinirli bir mizac a sahiptim. ota boka cok rahat sinirlenip kavga ediyordum. o zamanda 2 senelik bir kiz arkadasim vardi. surekli onada bagirip cagiriyordum. sonradan anladim. megersem siddet bagimlisiymis essolessek. bu isin boyle gitmeyecegini anladim ve bir pisikologa gittim. bana durumumun agir oldugunu ve pisikiyatrist e gitmem gerektigini soyledi. bende hem pisikolog hem psikiyatrist bi adam buldum (ofisi bagdat caddesinde. zamaninda seans basina 150 dolar aliyordu). kendisine birkac bin dolar bayildik. akabinde uzun suredir gormedigim bir arkadasimin bahceli evine gittim. yol uzun oldugu icin giderkende sinirlendim. adam evinin bahcesi, terasi, salonu, koridoru.. her yerinde cicek yetistiriyordu. Once "bu ne lan diye" on yargili baktim konuya. sonra cidden ciceklerin huzur verebilecegine kanaat getirdim. Arkadasimda bana bol bol cicek almami ve bakmami tavsiye etti.
Birgun sirketin transporter ini aldim ve bokunu cikararaktan agzina kadar saksi ve toprak aldim. Babamlarin bana cati katini verdikleri bir daire vardi. terasin bir kisminida kapattim. evin hertarafi cicek oldu. bir bakmisim onlar buyuyunce ben mutlu oluyorum. ben mutlu oldukca onlar hissediyolarmi napiyolar daha bi guzellesiyolar. bir gun bi bakmisim onlara isim koymusum ve konusuyorum. o cicekler beni melek gibi insan yaptilar.
https://galeri.uludagsozluk.com/r/1749992/+
Kökünden kopsa bile, kokusunu yitirmeyen, solmayan bir çiçek var arkadaşlar.
Kırklar çiçeği diye geçiyor kendisi, genelde yüksek dağların tepelerinde, ekşi bir kokusu olur.
'ne papatyalar kopardım soldu geçti,
ne güller çaldım uçtu gitti,
bir tek sen gitmedin.'