beni tanıdılar siz kaçın en kötüsüde bunu bir yazı denemesinde falan değil, özgeçmiş yazarken anladım ya o koydu be sözlük. bugün özgeçmiş yazarken bi' pc ekranına baktım, ekran bana baktı, sonra ben gözlerimi ekrandan kaçırarak yerdeki halının desenine baktım. halbuki bu eylemi en son çocukken babamdan azar işittiğimde yapmıştım, halı desenlerini benden kaçırıp duvara baktı; orda işte ben duvara bakamadım sözlük. gittim sigara içtim, 'neden böyle oldu kaa' diye sordum kendime, 'maymun iştahlı mısın oğlum sen' diye sordum. sonra dedim ki kendime 'çık lan artık şu varoluşsal kavgalardan, ne bok geliyorsa başına ondan geliyor.' öyle işte. yazamayan yazar diye başlık görünce; boğaz köprüsünden boğazın serin sularına atlar gibi, attım kendimi bu başlığın altına.
maalesef sözlük artık onlarla doludur. soru ekleri, dahi anlamındaki de'yi bitişik yazmalar, bulunma anlamı katan -de'yi ayrı yazmalar, hatta doğru dürüst cümle kuramamalar alıp başını gitmiştir. hatta ve hatta yazarların çoğu tanım yapmayı bile bilmemektedir.
şöyle açıklamak gerekirse;
başlık: ağzıyla kuş tutan adam
entry: ağzıyla kuş tutma işi.
gibi. tıpkı buradaki gibi, yazarların çoğu, ya başlığı tam okumuyor ya da başlıktaki ismi fiil olarak algılıyor. eğer bunlardan hiçbirini yapamazsa, sadece dikkat çekmek amaçlı, "din, ırk, spor ve diğer etik değerler" hakkında saçma sapan başlıklar açıyor. umudum, bahsi geçen bu yazarların gerektiği şekilde cezalandırılması ve yeni yazar alımına bir dur denmesidir.
--spoiler--
Eksik tümceler, cümle kurulum hataları, Kifayetsiz kalan sözcükler, Anlatamıyorum duygularımı! Bazen öyle imgeler sararken beynimi, Ben dökemezken sayfalara, içimde kalıyor biriktirdiklerim.. An oluyor yazmak istiyorum her şeyi, Kelimeler havalanıyor azat oluyor kâğıtlarımdan, Bir yazıyor bir çiziyorum.. Hapsolmak istemiyorlar ucu yırtık sayfalarımda.. Kalemim yazmıyor.. Tükenmez kalemimin de tükendiğini hissettiğimde, Küsüyorum imgelerime! işte öyle anlardan birindeyim yine Yazamayan yazar'ım yine..